1 milyar doları savaşa takılan Laleli’nin psikolojisi hiç iyi değil

Sadi ÖZDEMİR
Sadi ÖZDEMİR EKONOMİDE SAĞDUYU

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaşta iki taraf da dâhil herkesin dileği bir an önce ateşkes sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi. Çünkü savaşta ateş en çok düştüğü yeri yaksa da yakın ya da uzak coğrafyaları olumsuz etkilemeye devam ediyor. Savaş uzadıkça, yeni göçmen dalgası, enerji ve gıda tedarikindeki riskler, aksamalar ve fiyat artışları, genel üretim ve ticaretin aksaması ya da durması gibi birçok olumsuz gelişme kalıcı yaralar açacak. Bu çerçevede savaş, dünyanın ‘en ticaret yoğun’ semt markalarından Laleli’de yaklaşık ‘1 milyar dolarlık ticarete’ darbe vurdu bile. 1988-1998 arasında yılda 10 milyar dolarlık cirosuyla efsaneleşen Laleli’de 2021’de de yaklaşık 6 milyar dolar ciro gerçekleşti. Laleli cirosunun yaklaşık yüzde 50’si Rusya ve Ukrayna’dan gelen müşterilerden sağlanıyor. Yakın zamanda bu iki ülke arasında barış olmazsa toplam yıllık kaybın 2 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Halen yılda 3 milyar dolarlık resmi ve bir o kadar da gayri resmi eski adıyla bavul ticareti yeni adıyla ‘yolcu beraberinde satış’ cirosu olan Laleli tüccarları, uzun süredir Odessa ve Kiev başta olmak üzere Ukrayna’da depolar kurarak buralardan Rusya’ya ürün transfer ediyordu. Savaşla birlikte bu depolarda da ciddi miktarlarda ürün kalmış durumda.

1 milyar dolarlık alacak risk altında

Laleli Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’ya ‘işler nasıl, savaş ticareti ne kadar vurdu’ diye sorunca, “Ukrayna’da çok sıkıntıdayız, Rusya tarafında da yüzde 50 düştük, Doğal olarak Rusya’da tüketim temel ürünlere kaydı. Giyim, ev tekstili, ayakkabı vs alışverişler ertelendi. Laleli’nin psikolojisi bu aralar pek iyi değil. Birçok arkadaşımızın ürünleri Ukrayna’da depolarda savaş ortasında kaldı. Çünkü Ukrayna bizim için adeta lojistik üs olmuştu. Odessa ve Kırım’dan Rusya içlerine dağıtım yapıyorduk” dedi. Laleli’ye, son yıllarda Türk Cumhuriyetleri, Orta Doğu ve eski doğu bloku ülkelerinden, Sahra altı Afrika’dan alışverişe gelenlerin de arttığını ancak Rusya ve Ukrayna’nın yüzde 35 ve yüzde 15 ile cironun en güçlü ülkeleri olduğunu belirtti. Rusya’ya ürün göndermek için Gürcistan ve Kazakistan hattını kullanmaya başladıklarını ancak buralarda ulaşımın çok ağır ilerlediğini anlattı. Laleli’nin Ukrayna cirosunun ise eğer savaş devam ederse tamamen yok olacağını söyledi. ‘Peki açık hesapta ne kadar risk var’ diye soruyorum, yanıtı, “İki ülke için toplam yaklaşık 1 milyar dolar” oluyor.             

Bankalar, Ruble’de bizi çok zorluyor

LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Türkiye ile Rusya arasında Serbest Ticaret Anlaşması ve yerel paralarla ticaret imkânı olmasına rağmen bankaların para transferlerinde ve kur belirlemede çok ciddi engeller çıkardıklarını söylüyor ve bir öneride bulunuyor: “Ortalama yüzde 25 bizim aleyhimize kafalarına göre kur belirliyorlar. Merkez Bankası devreye girmeli ve Ruble için günlük kur ilan etsin bankalar da o kuru esas alsın. Halen biz Rusya’dan petrol ve doğalgaz alıyoruz ve bunun için dövizle ödeme yapıyoruz. Öyleyse bir formül bulmak bu kadar zor olmamalı.” Başkan Eyyüpkoca hükümetin, savaş nedeniyle ticarette ortaya çıkan sorunların çözümünde nedense mesafeli durduğunu ve buna anlam veremediklerini belirtiyor.

İran’a ambargo gevşerse ne olur?

1 milyar doları savaşa takılan Laleli’nin psikolojisi hiç iyi değil - Resim : 1Laleli’nin, esas olarak Osmanbey ve Merter için de giriş kapısı olduğunu vurgulayan LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Rusya ve Ukrayna dışında son yıllarda, Polonya ve Balkan ülkelerinden, Türk Cumhuriyetleri’nden özellikle de Kazakistan’dan ve Sahra altı Afrika ülkelerinden alışveriş için gelenlerin sayısının arttığını söylüyor. Ancak, bazı Orta Doğu ülkelerindeki sorunların ve özellikle de İran’a ambargo konusunun çözümlenmesi halinden Laleli’nin yeniden altın çağına döneceğini vurguluyor. Fas, Tunus ve Cezayir’in korumacı önlemlerle Laleli’den neredeyse tamamen çekildiğini anlatan Eyyüpkoca, “Her şeye rağmen resmi ve gayri resmi Laleli yıllık ticaret toplamımız 6 milyar doları buluyor. Yolcu beraberinde ticarete son yıllarda devletimiz de çok daha mantıklı çözümler getirdi ve olumlu yaklaştı. Mesela mikro ihracat imkanı en çok Laleli esnafına yaradı” diyor.

Bizim bildiğimiz reisimiz böyle zamanlarda risk alır

Rusya’nın, ABD ve Avrupa’dan ambargo nedeniyle tedarik edemediği bazı ürünleri Türkiye’den talep ettiğini de belirten LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Rusya’da ortaya çıkan fırsatları da şöyle özetledi: “Öyle talepler var ki değerlendirebilirsek kalıcı ve güçlü yeni cirolar ekleriz. Çin bu ortamda fırsatı değerlendirmek için çok çaba harcıyor. Oysa Çin Rusya için çok uzakta, bizim devreye girmemiz gerekir. Lojistik ve para transfer sorununu çözersek ‘ihya’ da olabiliriz. Bizim bildiğimiz reisimiz (Cumhurbaşkanı Erdoğan) böyle durumlarda ülkemiz için risk alır. Bu barış sağlandığında da geçerli bir durum. Çünkü Rusya, ülkede faaliyetlerini durduran yabancı markalara 10 Mayıs’a kadar dönme çağrısında bulundu. Eğer dönmezlerse bu şirket ve markalara 10 yıl Rusya’da faaliyet yasağı koyacağını açıkladı. Normal şartlarda en iyi alışveriş merkezlerinde ve caddelerde mağazaları olan bu markalardan boşalan yerleri Türk markaları olarak doldurabiliriz. Zaten bunların çoğu Rusya pazarındaki en zorlu rakiplerimiz.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar