1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramımız kutlu olsun!

Prof. Dr. Soner Esmer
Prof. Dr. Soner Esmer Silyon Feneri

1925 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanunu ve deniz ticaretine ulusal bir kimlik kazandıran 1 Temmuz 1926 tarih ve 815 sayılı Kabotaj Kanunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün derin stratejik öngörüsü ile Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yapılmış oldukça kritik düzenlemelerdir. Ülkemizin ihracatı bu kanunlar ile desteklenmiş ve savaştan çıkmış yeni Türk Devletinin kalkınması için gerekli olan sermaye elde edilebilmiştir. O yıllardan bu yana oldukça düşük hacimlerde başlayan Türk deniz ticareti bugün bir noktaya ulaştıysa, bunun kökeninde bu kanunlar vardır. Bu kanunlara dayanarak kamu eliyle yürütülen gemi ve liman işletmeciliği yatırımları ile 1990’lı yıllara kadar milli ürünlerimizin yabancı pazarlara ulaştırılması, liman ve iskelelerin ihracat kapısı olması, ülke içinde üretim ve iktisadi gelişimin teşvik edilmesi, sektörler bazında istihdam imkânlarının genişletilmesi sağlanmış ve Cumhuriyetimizin bugünlere gelmesinde kritik adımlar atılmıştır.               

Denizcilik sektörünün yüksek oranda sermaye ve bilgi birikimi gerektirmesi, başta devlet eliyle ve kamu hizmeti amacıyla bu faaliyetlerin yürütülmesini zorunlu kılmıştır. Ancak Türkiye’de özel sektörün yeterli sermayelere ulaşmasıyla kamunun denizcilik ile ilgili kurumları özelleştirme uygulamaları ile işletmeci kimliğinden çok kural koyucu ve denetleyici kimliğini sürdürmüştür. Özelleştirme uygulamalarının iki önemli ayağı vardır. Bunlar gemi ve liman işletmeciliğidir.               

Gemi işletmeciliği ayağında özel sektörün payı ve önemi sürekli artmış, bugün armatör ve donatan hizmetleri özel sektör tarafından verilir hale gelmiştir. Haziran 2022 itibariyle Türk Deniz Ticaret filosuna kayıtlı (300 GT ve üstü) 6,1 milyon DWT kapasiteli 1.289 ticaret gemisi hizmetlerini sürdürmektedir. Gemi sahipliği sıralamasında Türk Bayrağına sahip (1000 GT ve üzeri kapasiteli) 1.541 parça ticaret gemisinin toplam kapasitesi 27,9 milyon DWT iken bu gemilerin toplam değeri yaklaşık 10 milyar dolardır.                 

Denizciliğimizin bir diğer sacayağı olan limanlarımız ise birkaç istisna hariç tutulmak üzere özel sektör tarafından işletilmektedir. 2022 yılı itibariyle Türkiye’de değişik niteliklerde (iskele, şamandra, dolfen, platform vb. dâhil) 200’ün üzerine kıyı tesisi bulunmaktadır. Bu kıyı tesislerinde 2021 yılında toplam 526 milyon ton yük ve 12,5 milyon TEU konteyner işlem görmüştür. Türkiye Liman İşletmecileri Derneğinin (TÜRKLİM) öngörüsüne göre 2050 yılında yük talebi 1,3 milyar ton ve 41 milyon TEU’ya ulaşacaktır.               

Deniz taşımacılığının doğası gereği günümüzde ülkemiz kıyılarında yer alan limanlar, küresel deniz ticaret filosuna hizmet verebilecek niteliklerde ve uluslararası standartlarda inşa edilmekte, modern ekipman ve yazılımlar ile donatılmakta ve çağdaş yönetim anlayışı ile yönetilmektedir. Liman işletmeciliğini diğer ticari faaliyetlerden ayıran çok keskin bir ayrım daha vardır. İster kamu ister özel sektör tarafından işletilsin tüm limanlar öncelikle “kamu yararını” gözetmekte, özellikle kriz dönemlerinde ülkemiz için gerekli olan ürünlerin yurda girişini ve ihracatımızın kesintiye uğramamasını sağlamaktadır. Benzer şekilde armatörlerimiz ülkemizdeki ürünlerin uluslararası piyasalara rekabetçi navlunlar ile ulaşmasında kritik roller üstlenmektedir. Limanlar Kanunu ve Kabotaj Kanunu tüm bu gelişimin temelidir.               

Bu vesile ön safl arda görev alan tüm deniz emekçilerine şükranlarımı sunar ve herkesin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramını kutlarım.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
1,3 milyar ton! 16 Haziran 2022