163 yıldır süren ortak iyilik: Bayramda bir çocuğun hayatına Darüşşafaka ile dokunun
Ahlak felsefesinin kadim sorusu “Ortak iyi neden değerlidir?” En kısa tanımıyla, en üstün idealdir. Kadim bilgilerde, akıl yoluyla iyiye yönelmenin bilgeliğin kaynağı olduğu ve adaletin, en yüksek iyi olarak, ortak iyiliğin tesis edilmesine hizmet ettiği vurgulanır. İdeal toplumsal düzenin temel amacı, ortak iyinin sürdürülmesini adil bir paylaşımla mümkün kılmaktır.
Ortak iyinin temini, hem özünde değerli bir amaç, hem adil bir sosyal ve siyasal düzenin temel ilkesi, hem de erdemli bir yaşamı mümkün kılan koşulu ifade eder. Yüzlerce yıl evvelin ahlak felsefesinde de toplumun ortak iyiliği için çalışmaya ilahi düzenin temini ve emrinin gereği bağlamında kutsal bir anlam yüklenmiştir. Bugün de ahlaken ideal olan, ortak iyiyi toplumun temeli ve hakkaniyetli bir düzenin kurucu ilkesi olarak sağlamaktır.
Bu durumun en somut örneği olarak “sosyal adalet” kavramı öne çıkar. Sosyal adaletin ve onunla ilişkili olan dağıtımsal adaletin temel öznesi ortak iyidir. Dahası ikisi birbirlerini doğurur.
Dayanışma ve yardımlaşmanın temelindeki etik çağrı: Sosyal adalet
Sosyal adaletin somutlaştığı alan ise dayanışma ve yardımlaşmadır. Ortak iyi idealinin gündelik hayattaki pratiği, bireylerin birbirlerinin ihtiyaçlarına duyarlı olmasıyla mümkün hale gelir. Dayanışma, toplumun ihtiyaç sahibi üyelerini destekleyen, fırsat eşitsizliklerini dengeleyen ve ortak iyiyi bireysel çıkarların üzerinde tutan bir bilinç gerektirir. Bu bilinç, yalnızca toplumsal değerlerin değil, aynı zamanda bireysel ahlaki tercihlerin de bir yansımasıdır.
Yüzyıllar boyunca hayırseverlik fikri çok farklı bağlamlarla ilişkilendirilmiştir: Erdemle, insan sevgisiyle, iyilik yapma ödeviyle, ilahi bir his ya da kutsal bir görevle, sadaka vermeyle, toplumsal adalete fayda sağlama amacıyla, fedakârlıkla, yapana çıkar sağlama hesabıyla veya sosyal ya da siyasi güç elde etme türevleriyle. Bu liste neredeyse sonsuzca uzatılabilir, çünkü yardımseverlik eylemi insanın bireysel ve toplumsal varoluşunun kesiştiği en kadim noktalardan biridir.
Paylaşmak: Hem kutsal bir ödev, hem sosyal bir görev
Bayramlarımız ortak iyi, sosyal adalet, dayanışma ve yardımlaşma kavramlarının en canlı ve anlamlı tezahürlerinden birini sunar. Hem paylaşma, ihtiyaç sahibini gözetme ve ahlaki bağları güçlendirme işlevi olan derin bir ilahi uygulama hem de dağıtımsal adalete katkının ve toplumsal ortak iyi düşüncesinin somut bir fırsatıdır.
Bir ödev ahlakı olarak paylaşmak, bireyin kendi payına düşenin bir kısmını ihtiyaç sahibiyle paylaşması ve onun iyiliği ile kendi iyiliğini dengelemesi gerektiğini hatırlatır. Bu kutsal hatırlatma, binlerce yıldır en üstün iyi adaletten, günümüzün karmaşık toplumsal yapılarına dek uzanan ortak iyi düşüncesinin yaşatılan ahlaken değerli bir uygulamasıdır. Bu yönüyle bayramlar yardımseverlik idealini gerçeğe dönüştüren huzurlu vesilelerdir.
Huzurlu bir bayram vesilesi: Eğitimde fırsat eşitliği için Darüşşafaka
1863 yılında beş Osmanlı aydını tarafından kurulan ve 163 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği” ilkesiyle yaşamları değiştiren Darüşşafaka Cemiyeti, annesi ve/veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, Türkiye’nin dört bir köşesinden sınavı kazanarak gelen 1.000’i aşkın çocuğumuzun eğitimden, beslenmeye ve barınmaya ihtiyaçlarını hayırsever bağışçılarımızın destekleriyle karşılıyor. Darüşşafaka nitelikli eğitimle hayalleri gerçeğe dönüştürüyor. Ayrıca, kampüsünü büyütmek ve daha fazla çocuğun geleceğini aydınlatmak için “Eğitim Bizden Yuva Sizden” kampanyasıyla hayırseverlerin bağışlarıyla tamamlanacak binalar sayesinde öğrenci sayısını aşamalı olarak 1500’e çıkarmayı hedefliyor.
Bu bayramda paylaşmak için imkânı olan ve iyiliğin gönül rahatlığını bir çocuğun eğitimle değişen yaşamına bağışta bulunarak yaşamak isteyen hayırseverler, cemiyetin web sitesi üzerinden https://www.darussafaka.org/bagis/bayram-bagisi veya tüm bankalardaki bağış hesaplarından diledikleri oranda destek olabilirler.
Darüşşafaka Cemiyeti Türkiye’nin aydınlık geleceğinin teminatıdır. Unutmayalım ki, 10 yaşında emanet alınan ve yaşamları nitelikli eğitimle değişen çocuklarımız, ülkemizin aydınlık yarınlarının tam donanımlı ve sorumluluk sahibi yetişmiş emanetçileri olacaklardır.
Darüşşafaka’yı kuran aydınlara ve bugüne taşıyan hayırseverlere saygı ve minnetle… Var ettiniz, var olun.
Bayramınız şimdiden kutlu olsun; paylaşmanın ve iyiliğin gönüllerinize huzur getirmesi dileğiyle…