90 yaşında emeklilikten Davos’taki tartışmalara: Kapitalizm gerçekten çatırdıyor mu?
İlk fikrim geçen haftadan devam ederek “kapitalizm” sorgulamak olmuştu.
Sonrasında son günlerde eski adıyla Twitter, Elon Musk satın aldıktan sonra adı X’e dönüşen platformda, algoritmaların uygun gördüğü şekilde; biri 91 yaşında emekli olan diğeri de 105 yaşında iş yerinde çalışan kadınların olduğu “tabutta emeklilik” kavramını sorgulatacak görüntüleri irdelemek istedim.
Habercilik, ister istemez bazen fazla enformasyondan kafanın karışmasına da dönüşüyor.
Sonuçta ortaya çıkan fikir, ekonomide her alanda olduğu gibi bu yaşananların ne kadar iç içe geçmiş kavramlar olduğunu düşünerek gelişti.
Davos 2026 zirvesinde, “kapitalizm” konuşuldu. En çok ilgi çeken kısmı da “kapitalizmin” en önemli ya da en büyük temsilcileri tarafından bu konunun “çatırdıyor, devriliyor, ayrışıyor” gibi ifadelerle konuşulmasıydı.
Blackrock, dünyada kapitalizmin merkezi seçilecek olsa aday listesinde kesinlikle yer bulacak bir varlık yönetim devinin patronu kapitalizmi eleştirdi. Eşitliğin sağlanmadığını, ayrışıldığı şekilden söylemlerde bulundu.
Dönelim yeniden X’teki yaşlı ve çalışan kadınlara! Dünyada sosyal güvenlik sistemlerini sorgulatacak cinsten görüntülerde, biri 105 yaşında çalışıyor, diğeri de 65 yıldan fazla aynı görevi üstlenmiş ve 91 yaşında emekli olmuştu.
Bu paylaşımların felsefik olduğu kadar iktisadi boyutunda iki olgu öne çıkıyordu:
İlki, çalışma yaşı yükseldikçe genç işsizliğinin artması, ikincisi de sosyal güvenlik sistemlerinin getirilerinin geçinmek için yetersiz kalması.
Geç emeklilik, sistemin dayattığı bir olgu muydu? Hani şu eşitsizliği artıran kapitalist sistemin?
Dünyanın zor bir dönemde olduğu aşikâr. Ancak tarihi verilerden de biliyoruz ki insanoğlu bunu her dönem düşünüyor. Daha dün “normal” dönemlerde spekülatif denilebilecek emtia hareketleri yaşandı. Altın ve gümüş, rüzgâr sörfü tadındaki soluksuz yükselişlerin ardından sert ve ani düşüşler yaşadı. Finansal sistemler değişiyor mu yoksa?
Finansal özgürlük ifadelerinin havalarda uçuştuğu günümüzde insanoğlunun hayat bitene kadar çalışmasının ana nedeni ne olabilirdi?
Eşitsizliğin arttığı dünyada artık emeklilik denen bir şey olmayacak mı? Olsa da yetmeyecek mi? Bu eşitsizliğin artışı yatay bir seyre dönebilecek mi?
Belki de asıl soru şurada düğümleniyor: Kapitalizm gerçekten “çatırdıyor” mu, yoksa bize düşen payın giderek küçüldüğü bir düzende bu sesi artık daha net mi duyuyoruz?
X’te karşımıza çıkan kadınlar birer istisna değil, sistemin nereye evrildiğini gösteren işaret fişekleri olabilir.
Davos’ta kürsülerden yapılan eleştirilerle sosyal medyada dolaşan bu görüntüler aynı yere işaret ediyor: Çalışma, emeklilik ve refah arasındaki denge bozuluyor.
Belki emeklilik tamamen ortadan kalkmayacak ama anlamı, süresi ve sağladığı güven duygusu kökten değişiyor.
Asıl mesele, bu değişimin daha fazla eşitsizlik mi üreteceği, yoksa kapitalizmin kendi içinden yeni bir denge yaratıp yaratamayacağı mı?
Cevabı henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, soruların artık görmezden gelinemeyecek kadar yüksek sesle sorulmaya başlandığı oluyor.