Batı ve Doğu sınırındaki Türkiye
Türkiye Batı’dan Doğu’ya geçişin son noktası, Doğu’dan Batı’ya geçişin ilk noktasında. Bu özelliği ile vazgeçilmez bir jeopolitik konuma sahip. Salgın sonrasında dünya bugünden daha farklı olacak ancak bu dönemde de Türkiye’nin önemi sürecek.
Dünya, Batı ve Doğu diye ikiye ayrılırken, Türkiye bu iki kutbun eşiğindedir, sınırındadır. Batı’dan Doğu’ya geçişin son noktası, Doğu’dan Batı’ya geçişin ilk noktasındadır. Doğu-Batı sınırındadır. Türkiye bu özelliği ile vazgeçilmez bir jeopolitik konuma sahiptir. O nedenle çağlar boyu değişimlerin, dönüşümlerin odak noktasına yerleşmiştir.
COVID-19 salgını nedeniyle dünyada önemli bir dönüşüm yaşandığı ifade ediliyor. Bir yandan neo-liberal politikalar sorgulanıyor. Öte yandan, 2. Dünya Savaşı sonrasının çatı kuruluşları Birleşmiş Milletler, IMF, Dünya Bankası ve GATT ya da yeni adıyla DTÖ’nün 21. yüzyıl sorunlarını kucaklayıp çözemediği öne sürülüyor.
Herkesin ağzında bir ‘’değişim’’ sözü yerleşmiş durumda. Gündemimizde olan bu sözcük “salgından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” söyleminin yaygınlaşmasına neden oldu. Gelişmesi söz konusu olan iki akım var: Bunlardan ilki, ülkelerin içe kapanıp sorunları öylece çözme yolunu seçmesi. Global değil yerel çözümler aranması, daha otoriter rejimlerin ve lider görüntülü kimliklerin öne çıkmasına yol açacak. İkinci akım ise dünyada yeni ve daha demokrat bir yönelimin başlayacağı bir dönem olabilir. Buna göre dünyada daha dayanışma içinde, kâr hırsının törpülendiği bir gelişim yaşanabilir. Bu yola girilirse, dünyada yeni çatı kurumları ortaya çıkacak. Bu, 1944’deki Bretton Woods Anlaşmaları‘nın ya da anıldığı biçimiyle ‘’Bretton Woods Sistemi‘’nin yenilenmesi anlamına geliyor.
Bu yeni kurumlar doğanın çocuklarımız ve torunlarımızın yaşayacağı alanların korunması gerektiği bilinciyle kurallar geliştirecekler. Ekonomide “daha fazla kâr” ilkesiyle değil, “daha adil paylaşım” esaslı bir örgütlenme oluşacaktır. Silahlanmaya değil bilime, eğitime, sağlığa yatırımların artırılmasıyla bir dönüşüm yaşanacaktır.
Şimdiden bu iki gelişmeyle ilgili fazla bir şey söylemek mümkün değil. Bildiğim tek bir gerçek var: Yarının dünyası bu günden farklı olacak! Bu farklı dünyada Türkiye’nin önemi sürecek.
Bugünün sözü: COVID-19’un tanısı insanoğlunun sadece 15 gününü aldı, ama global işbirliğinde aynı insanoğlu sınıfta kaldı.‘’ ( Yuval N. Harari, Sapiens’in yazarı, BBC Newshour, 27 Nisan)