Bazı zorlamalar geri tepmeleri besleyebilir!
Gerek küresel ve gerekse ulusal düzeyde, sorunların ağırlaşması pahasına günü kurtarmak konusunda işbirliği içinde olan kesimler arasındaki ilişkiler bozuluyor ve gelişmelerin kontrol dışına çıkması olasılığı güçleniyor. Kendi kendini besleyen bu kısır süreç hem güven bunalımını derinleştiriyor, hem de belirsizlik ve kırılganlık algılarını yeni rekorlara taşıyor. Sistemi oluşturan kurumsal yapı alarm veriyor. Salgın bunların açığa çıkmasına sebep olmuş olsa da, sonrasında durumun düzeleceğine ilişkin varsayımlar ve bunları pazarlamaya yönelik hileli paslaşmalar süratle anlamsızlaşıyor!
Piyasa mekanizmasının yoğun bakımda olduğunu ve durumun daha kötüye gitmemesi adına taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışmak dışında pek bir şey yapılamadığı gerçeğini kabul edebilmek kolay olamıyor. Para ve maliye politikası uygulamaları konularındaki gayretkeşlik, daha özel bir anlam taşımıyor! Olası seçenekler umutlu olunabilmesine izin vermiyor; ya gelir ve servet dağılımı daha büyük bir hızla bozulacak ve beklentiler olumsuzlaşmaya devam edecek, ya da sistem çökecek!
İşte bu koşullarda riskten kaçınma eğilimini terse çevirmek adına sergilenen eylem ve söylemler, yerkürenin hiçbir yerinde itibar bulamıyor. Bu olumsuzluk, gelişen ekonomiler cephesinde daha yoğun bir şekilde hissediliyor; hiçbir şeyin göründüğü veya gösterilmeye çalışıldığı gibi olmadığı algısı genel kabul görüyor! Etkisi azalan yönetimler, tehdit ve teşvik ikilemini daha yoğun bir şekilde kullanarak sonuç alabilecekleri zannıyla oyalanarak sorunları ağırlaştırıyor!
Gevşek para politikası desteği ile varlık değerlerini şişirip spekülatif iştahı azdırarak, artık gün kurtarılamıyor! Durum böyle olunca ağırlaşmış sorunlar yokmuş varsayımı ile eğilimleri ve beklentileri şekillendirmek mümkün olamıyor. Değişmek zorunda kalan öncelikler, sebep sonuç ilişkilerini farklılaştırıyor!
Ağırlaşmaya devam eden sorunlar güvensizliği besliyor ve bu sonuncusu beklentileri olumsuzlaştırarak günü kurtarma hesaplarını bozuyor. Durumu anlayacak birikime veya kendi kısır hesapları ile gerçekler arasındaki uyumu tesis becerisine sahip olamayanlar, kusuru başka yerlerde arama gafletine düşmekten kurtulamıyor!
Ağırlaşan sorunlar nedeniyle günün kurtarılamıyor olması, bir devrin sonu ve başka bir devrin başlangıcı anlamına geliyor olabilir. Acil ihtiyaçların karşılanamadığı koşullar, büyük ve sancılı değişimlerin habercisi sayılabilir ve buna ilişkin korkuların ecele faydası olmayabilir! Piyasaların ve beklentilerin yoğun bakıma düşmek zorunda kalması anlamlıdır ve bundan sonrası eskisinden çok farklı olmaya adaydır! Etkili ve yetkili kesimlerin böyle olmasını istemiyor olması, sonucu etkileyemeyecek türden önemsiz bir detaydır!
Son beş yıl genelinde para ve kredi konusunda ülkemizde yaşanan gelişmeler, belirsizlik ve kırılganlık algılarına yeni rekorlar kırdıracak türdendir. Hem küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, hem de içeriye ilişkin dinamikler ve siyasi tercihler sonuç üzerinde belirleyici oldu. Kronikleşen kaynak sıkıntısı, hem kurumsal yapıyı yıprattı, hem de böyle olmayacağı varsayımına göre yapılmış tüm hesapları bozdu!
Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu’nun özel bankaları daha fazla risk almaya zorlamak adına uygulamaya koyduğu son düzenleme ise kafaları iyice karıştırdı! Kısa vadeli ihtiyaçları karşılamak ile finansal istikrarı gözetme amaçlarının, eşanlı olarak karşılanmasının olanaksızlaştığı bir anlamda tescil edildi! Orta vadede ülkemizin risk primini artıracak bir yanlıştan, kısa vadede tam aksi sonuç beklenmesi oldukça tuhaf bir görünüm sergiledi!
Değişmeye başlayan küresel koşullar, gerçekçi olmayı ve eski yanlışlardan arınmayı zorunlu kılıyor. Bu durumun küresel ölçekteki ilk sonuçlarından biri da riskten kaçınma şeklinde karşımıza çıkıyor ve ülkemizdeki kaynak sıkıntısını derinleştiriyor. Akıl ve gerekli liyakat olmadan, teşvik ve tehdit ikilemi ile bu süreci az hasar ile aşmak nasıl olacak bilemiyoruz!