Bodrum’un Cennetkoyu Drake’in yeni albümündeki ilk şarkıya nasıl girdi?
Dün gece Türkiye’nin gözü Atatürk Stadı’ndaki “Ye” konserindeydi; ama hip-hop dünyası 15 Mayıs’tan beri Kanye West’i değil, Drake’i konuşuyordu. Kanadalı sanatçı, şu ana kadar hip-hop alanında streaming platformlarında şarkıları en çok dinlenen şarkıcı.
Şarkıları 132 milyar kere dinlenmiş hip-hopçu
Bugüne kadar stream sayısı 132 milyar. Müziğin bu alanında en çok konuşulan konu, onun Kendrick Lamar adlı bir başka hip-hop sanatçısı ile rekabetiydi. İkisi arasında “Hip-hop’un en büyüğü kim?” rekabeti, hatta savaşı vardı. Drake, 15 Mayıs’ta 3 albüm birden çıkardı. Bu 3 albümün en önemlisi, “Iceman” (Bu Adam) adlı birincisiydi. İşte bu albümün ilk şarkısı olan “Make Them Cry”da herkesi şaşırtan bir şey vardı.
Bu Adam albümünün ilk şarkısında Türkiye kelimesi
Drake şarkıda “Türkiye’den” söz ediyordu. Daha doğrusu “Türkiye’deki Bvlgari’den…” Muhtemelen albümde kendisi açısından en önemli şarkı bu… Çünkü zirvede kalmak için Kendrick Lamar’la yaşadığı “hip-hop kültür savaşı” onu çok yıprattı. Şarkının temel konusu: Aile og yaşlanma, şöhretin yalnızlığı, ihanet hissi, kendini duygusal olarak “dondurma” ihtiyacı, kanser olan babasının hastalığı ve aile sorumluluğu… Drake şarkıda kendisini “tek çocuk” olarak anlatıyor ve hem annesine hem oğluna karşı sorumluluklarından söz ediyor… Kısacası “Make Them Cry”, bir rakibe saldırı şarkısından çok, Drake’in: “Herkes benim kavgalarıma bakıyor ama asıl yaşadığım şeyleri görmüyor” demeye çalıştığı bir iç dökme parçası gibi okunuyor.
Türkiye’ye dişlerimi yaptırmaya değil, yeni sayfa açmaya gittim
İşte bu şarkıda ilginç bir Türkiye bölümü var. O bölüm aynen şöyle:
“Türkiye’deki Bvlgari’de sevgilimle birlikteyim.
Buraya dişlerimi yaptırmak için değil,
Yeni bir sayfa açmak için geldim..
Ve belki sonunda biraz uyuyabilmek için…”
“Türkiye’deki Bvlgari” kelimeleri biraz şifreliymiş gibi duruyor. Çünkü Türkiye’de Bvlgari deyince, şu an için sadece Bvlgari’nin takı ve mücevher dükkanları var. Ama şarkıda kastedilen Bvlgari’nin otelleri ve yine şu an için Bvlgari’nin Türkiye’de çalışan bir oteli yok.
Kastedilen Mehmet Cengiz’in Cennetkoyu’ndaki Bvlgari Resort’u
Ama yapılmakta olan biri var: Bvlgari Resort ve rezidansları. Yani Bodrum’un Cennetkoyu’na bakan, yeni yapılmakta olan en lüks tesislerinden biri. Öteki tarafı Hebil Koyu’na bakıyor. Tabii henüz yapılmakta olan bir resort ve rezidansın adının böylesine önemli bir şarkıya, daha inşaatı bitmeden girmesi ilginç.
Arkasında Bernard Arnault ve Louis Vuitton olunca
Bir popüler kültür sosyoloğu olarak merak ettim: Acaba bu dizeler oraya nasıl girdi… Drake’in kişisel tecrübesi sayesinde girdiğini sanmıyorum. Geriye Bvlgari kalıyor… Daha doğrusu onun sahibi olan dünyanın en büyük lüks şirketi “LVMH…” Yani Louis Vuitton, Moët & Chandon… Yani Bernard Arnault… Çok büyük ihtimalle, şirketin akıllı bir iletişimcisi bunu oraya yerleştirtmiş… Şirket için güzel bir şey… Ama Bodrum ve Türkiye için daha da güzel bir şey…
Bodrum’un İbiza ve Mikonos’u sollayacağının ilk işareti mi?
Kısaca Bvlgari Otel markası Türkiye’ye hızlı ve çok üst düzeyden bir giriş yaptı. Dünyanın en ünlü iki hip-hopçusundan Türkiye’ye güzel birer hizmet. Dün akşam Kanye West konseri… Ve Drake’in ICEMAN albümündeki bu şarkı… Bunlar güzel şeyler… Şarkıyı dinlerken düşündüm: Acaba bu, Cennetkoyu ve Bodrum’un bu tarafının, Akdeniz’in iki büyük “jet-set” mekanı olan Mikonos ile İbiza’yla aynı seviyeye çıkışının ilk işareti mi?
Scorpios’tan sonra Mikonos’un Nammos’u da Bodrum’a geliyor
Bayramın üçüncü akşamı Bodrum’da bu yazın parti mevsimini açtım. Bir arkadaş grubuyla Türkbükü’ne yukarıdan bakan bir mekanda güzel bir gece geçirdik. Gecenin en önemli haberini orada öğrendim. Mikonos’un efsane öğleden sonra partileme beach’i ve mekanı “Nammos” da Bodrum’a geliyormuş. Onların yeri bugün Amanrüya Resort otelinin bulunduğu koy. Aman Resort’un işletmeci olarak bulunduğu otel ve çevresini satın alan finans grubu, bu bölgeyi Mandarin ve Bvlgari resort ve rezidansları seviyesinde bir yerleşime açıyor. Daha şimdiden burada yapılacak konutların 40-50 milyon euro civarında fiyatlara satılmaya başlandığı söyleniyor. Nammos da işte buraya geliyor.
Bodrum celebrity merkezi Saint Barth gibi olur mu?
Mikonos’u Mikonos yapan iki mekan Scorpios ve Nammos’tur. Böylece Mikonos’un en önemli iki aktörü Bodrum’a geliyor demektir. En batıdan başlarsak; Scorpios’un da içinde bulunduğu Maxx Royal, Mandarin, Bvlgari, ondan sonra St. Regis ve Aman… Bu lüks zincir üç beş yıl içinde Torba’yı da içine alacak gibi görünüyor. Böylece Bodrum’un bu tarafı Akdeniz’in Saint Barth’ı haline gelebilir.
Lucca Mandarin’den ayrıldı, Demirbükü’ne geçiyor
Hafta sonu Maçakızı’nın sahibi Sahir Erozan ve Lucca’nın sahibi Cem Mirap’la da epey sohbet ettik. Lucca bu yıl Mandarin’den ayrıldı. Şimdi Demirbükü’ne geçiyor. Orada Loft’un hemen yakınındaki SEBA’nın içinde yeni mekanını açıyor. Cem bunun için gece gündüz oradaymış. Haziranın ikinci haftasına yetiştirmeye çalışıyor. Lucca gittiği her yere hayat getiren bir marka.
Ankara’nın 1 numaralı eğlence mekanı Loft’ta
Demirbükü denince, oranın ilki Loft’a değinmeden geçemeyeceğim. Paper Moon, İstanbul gibi Bodrum’da da başarı grafiğini sürdürüyor. Loft içindeki mekanını açtığından beri hep ful. Şimdi onun tam üst tarafındaki mekana da Ankara’nın çok tanınmış bir eğlence markası gelmiş. Ankara’nın bir anlamda Lucca’sı sayılan Atakule’deki “Artsy” bar da Loft’un üst mekanına yerleşmiş. Şimdilik haftada bir DJ müzikle başladılar ama mevsim tam açıldığında sayı artar gibi geliyor. İlk geceleri çok iyiymiş.
Türkbükü’ndeki Miam gerçekten anlatıldığı gibiymiş
Türkbükü; 1970’lerin sonu, 80’lerin başı benim gibi parası sınırlı aydınların, öğretim üyelerinin, sanatçıların gözde mekanıydı. Koyun girişindeki Eda Pansiyon; Selahattin Hilav, Özdemir ve Ülker İnce, Şahin ve Filiz Yenişehirlioğlu gibi aydınların mekanıydı. Şimdi tamamen kimlik değiştirdi. Oradaki “Miam” bar-restoranın adını yıllardır duyuyorum. Cuma akşamı ilk defa oradaydım. Tıklım tıklımdı. Sahibi Haluk Bingöl artık bir Türkbükü efsanesi. Tabii DJ’i Şenol… Bugüne kadar duyduklarım, anlatılanlar doğruymuş.
Geçen yazın starı Karma, ikinci restoranı Demirbükü’nde açtı
Geçen yaz Bodrum merkezinin sürpriz yıldızı, yeni açılan Karma restorandı. Karma, öyle başarılı bir start aldı ki daha şimdiden ikinci restoranını Demirbükü’nde MESA’nın içine açmış. Bayram öncesi Bodrum’daki Karma’ya gittim. Davet sahibi Mustafa Taviloğlu’ydu. Bodrum Kempinski’nin sahibi Orhan Yılmaz ve tekstilci Atilla Türkmen de vardı. Geçen yıl Karma’yı çok kişiden dinlemiştim. Gerçekten de anlatılan kadar varmış. Çok beğendim. Masa düzeni, çalışanların kalitesi, restoranın ambiyansı harikaydı. İnsana Saint-Tropez veya Cannes’da en üst düzey restorandaymış duygusu veriyor. Uzun yıllardır Lucca’dan tanıdığım Ethem Tan oraya geçmiş. Tanıdık çehreler insana iyi geliyor.
Assouline kitabının ışığında Maçakızı
Maçakızı’nın sahibi Sahir Erozan’ın yüzü gülüyordu. Geçen yıl dünyanın en ünlü yayınevlerinden Assouline’den çıkan “Maçakızı” albüm kitabı ona moral vermiş. Biraz da Bodrum merkezden haber vereyim.
Bodrum Marina’nın içinde harika bir yürüme bandı
Bana göre Milta Bodrum Marina, dünyadaki en güzel şehir marinalarından biri. Uzun yıllardır genel müdürlüğünü yapan Seher Çalı, gerçek bir şehir marina yöneticisi. Bugüne kadar hiçbir marinada görmediğim yaratıcı bir yenilik yapmış. Marinanın kenar iskeleleri ve yollarına özel bir yürüme zemini tasarlamış. Böylece marina içinde kendiliğinden 1.5 kilometreye yakın bir yürüme bandı oluşmuş.
Fatih Altaylı sayesinde Ankaralı Afitap’ın Bodrum’a geldiğini öğrendim
Bu yaz Bodrum’a Ankara’nın en ünlü meyhanesi de gelmiş. Afitap, Trilye’den sonra Ankara’dan çıkan ikinci büyük restoran markası. Tuhaftır, Ankara’nın iki markası da bozkırın ortasından çıkmış balık restoranları. Afitap önce İstanbul’da Hamdi Akın’ın yarattığı ve çok başarılı olan “Terminal İstanbul”un içinde bir şube açtı. Şimdi de Bodrum’a gelmiş. Afitap’ın açıldığını kimden öğrendim diye sorarsanız… Bir arkadaşım geçen hafta orada Fatih Altaylı’yı görmüş. Bana onu anlatırken öğrendim. Evet, Bodrum’dan mevsimin ilk haberleri bunlar.