Borsada piyasanın iki yüzü kimi roket kimi paraşütsüz
Endeksin %3,83’lük huzurlu yükselişi borsanın sakin deniz olduğu yanılgısına yol açabiliyor. Ancak haftalık yüzde 50’yi aşan getiri ve %40’ı bulan çöküşler, borsanın fırtınası bitmeyen okyanus olduğunu hatırlatıyor.
Geçtiğimiz hafta piyasanın geneline yayılan iyimserlik, 417 hissenin yükselip sadece 126 hissenin düşmesini sağladı. Detaylardaysa makas hayli açıldı. Bir yanda Batısöke Çimento ve Marmara Holding gibi sadece bir haftada portföyü yarı oranda büyüten adrenalin yüklü hisseler varken, diğer tarafta yatırımcısının parasının neredeyse yarısını silip süpüren Sümer Varlık Yönetim gerçeği duruyor. Piyasada genel hava güneşli olsa da yanlış gemiye binenler için hava kasırgadan farksızdı.
Geçtiğimiz hafta kazananlar yatırım yapmaktan çok, doğru zamanda doğru trene atlamış, kaybedenler ise raydan çıkan vagonun altında kalmış gibi duruyor.
Haftanın kazandıranları
Batısöke Çimento, %52,52 yükselişle haftanın en fazla kazandıranı oldu. Dokuz aylıkta gelirini %2 düşüren şirket, esas faaliyetlerden zarara devam ediyor. Dönem sonu 4,5 milyon TL ile son anda zarardan kurtuldu. 18 Şubat gününe kadar kredili işlem ve açığa satış tedbirinin devreye alındığı hissede Ata Portföy’ün AYA ve AAV fonları satıyor.
Polisan Holding’in bölünmesiyle 16 Eylül 2025 günü 1,50 TL’den borsada işlem görmeye başlayan Marmara Holding, 16 tavan serisinin ardından 9 Ekim’de 8,12 TL ile zirvesini gördü. Aynı gün gelen yoğun satışlarla bu defa taban olurken devamında da tabanların yoğun olduğu düşüş sürdü. Kasımdan itibaren büyük ortakların satışları geldi. Son hafta yabancı alımları hissede %52,07 artışa yol açtı.
Haftanın kaybettireni
Ocak 2025’te borsaya gelen Sümer Varlık Yönetim, geçtiğimiz yıl boyunca sürekli yükseldi. Aralıkta en yüksek 517,50 TL’yi test ettikten sonra düşüş trendi öne çıktı. Son bir haftadaki kaybıysa %40,84 seviyesinde gerçekleşti. 30 Aralıktaki %408,47 bedelsiz sermaye artırım kararı düşüşü engelleyemedi.

ZEYNEP'E SOR
GÜNLÜK GETİRİ Mİ, UZUN BİRİKİM Mİ?
Günlük getiri; hızlı sonuç, momentum, likidite, esneklik, ölçüm netliği. Stres yükü, zamanlama riski, işlem maliyeti, yüksek hata, zayıf sürdürülebilirlik. Uzun birikim; bileşik etki, disiplin, düşük stres, maliyet avantajı, risk yayılımı. Hız kaybı, sabır ihtiyacı, rehavet riski, fırsat maliyeti, bağlanma riski.
Aliağa’daki yatırımın ÇED raporunu aldı. Tesisin toplam kapasitesi 3,5 milyon ton olacak
Batıçim’in Aliağa’daki yatırımının hangi aşamada olduğunu öğrenebilir miyim? / Yücel Okur
Yücel, Batıçim’in Aliağa’daki yatırımı, üretim ve lojistik yapısını büyütmeyi amaçlayan kapasite artışı olarak değerlendirmeli. Konuyla ilgili 3 Aralık günü yapılan açıklamada, yatırımın ÇED sürecinin tamamlandığı belirtildi. Planlanan tesisin toplam kapasitesi yıllık 3,5 milyon ton olacak ve yatırım iki faz halinde ilerleyecek. İlk fazda 1.750.000 ton kapasite hedefl eniyor. Tesisin liman sahasına yakın olması, taşıma maliyetlerinin düşürülmesi ve ihracat operasyonlarının daha verimli yürütülmesi açısından yatırımın temel gerekçesini oluşturuyor. Mevcut durumda yatırımlarda en sorunlu kısım olan ÇED raporunun aşılması önemli.
İşlem görebilir niteliğe dönüştürmek satış opsiyonu sağlar. Büyük ortaksa teminat amaçlı diyor
Gen İlaç’ta büyük ortağın borsaya getireceği hisseyi satmama olasılığı nedir?/ Halit Türker
Halit, Gen İlaç Yönetim Kurulu Başkanı elinde bulunan yaklaşık 155 milyon adet hisseden 6 milyonunu borsada işlem gören tipe dönüştürmek üzere başvuruda bulundu. Açıklamada, dönüşümün gerekçesi hem firmanın hem de kişisel olarak ileriye dönük yatırımlarda teminat olarak kullanılma gayesi dile getirildi. Bu çerçevede işlem, dolaşımdaki pay sayısını fiilen artırmayacak ve kısa vadede arz baskısı yaratacak bir adım olarak görünmüyor. Hisselerin borsada işlem görebilir niteliğe dönüştürülmesi satış opsiyonu sağlarken satışın yapılması ayrı bir karardır. Benzer örneklerde dönüşüm sonrası uzun süre satış yapılmadığı görülebilmekte.
YATIRIM FONLARI
FPE fonu, eurobond alımlarıyla bir yılda %35 kazandırdı

Fiba Portföy tarafından yönetilen Eurobond Borçlanma Araçları (Döviz) Fonu (FPE), kasımdan bu yana küçülüyor. Ocak ayının ikinci yarısında 316 milyon TL büyüklüğe inerken küçülme sürüyor. Portföyün %49,81’i özel sektör, %42,38’i kamu eurobondlarından oluşuyor. Yabancı özel sektör borçlanma araçlarının payı ise %6,6 seviyesinde. Eylülden bu yana ekim hariç para çıkışı sürüyor. Ocakta çıkan tutar 3,6 milyon TL seviyesinde. Talep zayıf kalırken yatırımcısı 1.558’e indi. FPE, ağırlıklı dolar cinsinden kamu ve özel sektör eurobondlarına yatırım yaparak orta ve uzun vadede faiz geliri ve değer artışı hedefl iyor. Döviz bazlı yapısı nedeniyle kur ve faiz hareketlerine duyarlı olup, daha dengeli getiri arayan ve döviz cinsi varlık tutmak isteyen yatırımcılara hitap ediyor. Son bir yılda getirisi %35,4 seviyesinde.
TAHVİL
Vestel Beyaz Eşya, %49,13 bileşik faizle 139 milyon TL borçlandı
Vestel Beyaz Eşya, 15.01.2026 vade başlangıç tarihli finansman bonosu ihracını tamamladı. Toplam tutarı 139.000.000 TL olan bononun yıllık basit faizi %44, bileşik faizi %49,13 olarak belirlendi. 173 gün vadeli ve tek kupon ödemeli bono, 07.07.2026 tarihinde itfa edilecek. Kupona isabet eden faiz oranı %20,85 düzeyinde.
%44 YILLIK BASİT FAİZ
15Ocak itibarıyla TLREF %37,62 seviyesinde bulunuyor. Buna göre Vestel Beyaz Eşya’nın sunduğu %44 basit faiz, TLREF’in yaklaşık 6,38 puan üzerinde yer alıyor. Şirketin belirlediği oran, piyasa koşullarında yatırımcı açısından uygun bir getiri seviyesi olarak değerlendirilebilir. İhraç, kısa vadeli finansman ihtiyacını desteklerken bono, piyasada TRFVEST72617 ISIN kodu ile işlem görecek.
ŞİRKET PANOSU / Şirket haberlerinde bugün önemli ne var?
BORLEASE OTOMOTİV
Finansman bonosu ödemelerini yerine getiremedi. Borçlarını yeniden yapılandırmak istiyor

Borlease Otomotiv, ihraç ettiği finansman bonolarına ilişkin kupon ve anapara ödemelerini yerine getiremedi. Konuyla ilgili açıklama çerçevesinde iki kuponla 27 Ocak vadeli 355 milyon TL tutarındaki anapara ve kupon ödemesi yapılmayacak. Şirket, söz konusu ödemelerin finansal yeniden yapılandırma sürecinin tamamlanması sonrasında olabileceğini belirtti. Finans kuruluşlarından kredi alan şirketlerde yeniden yapılandırma süreçleri, kısa vadeli likidite baskısının yönetilmesine yönelik başvurulan mekanizmalar arasında yer alıyor. Bu süreçte kredi taksitlerinin geri ödemeleri, bankalarla yürütülen müzakereler sonucunda yeni bir takvime bağlanabiliyor. Burada amaç, şirketin nakit akışını dengeleyerek faaliyetlerin sürdürülebilirliğini korumaya alabilmek.
ŞİŞECAM
Dışarda 500 milyon dolar tahvil ihracı için talep topladı. Satışı 23 Ocak günü tamamlıyor

Şişecam, %100 bağlı ortaklığı Sisecam UK üzerinden yurt dışında nitelikli yatırımcılara yönelik planladığı tahvil ihracında talep toplama sürecini tamamladı. İhraç edilecek borçlanma aracının nominal tutarı 500 milyon dolar, vadesi 7 yıl, itfa tarihi 23 Ocak 2033 ve kupon oranı %8,375 olarak belirlendi. Nihai dokümantasyonun tamamlanmasının ardından satış işlemlerinin 23 Ocak 2026 tarihinde sonuçlanması bekleniyor. Uluslararası tahvil ihraçları, şirketlerin uzun vadeli ve döviz bazlı kaynak temininde sık başvurulan finansman araçları arasında yer almakta. Benimsenen format, küresel yatırımcı tabanına erişim sağlarken; Euronext Dublin kotasyonu, likidite ve şeff afl ık açısından tercih ediliyor. Kaynağın kullanım alanları ise finansal etkiyi belirleyen ana unsur olacak.
OTOKAR
Romanya projesinde verilecek tazminata ilaveler de gelebilir. Projenin geleceği de riske girdi

Otokar, Romanya Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Romtehnica ile yürüttüğü 4x4 Taktik Tekerlekli Hafif Zırhlı Araç projesi kapsamında, yerel üretim hazırlıklarındaki gecikmeler ve teslimat sürelerine ilişkin olarak toplamda yaklaşık 1,95 milyar TL tutarında tazminat talebiyle karşılaştı. Şirket, yasal haklarını saklı tutarak söz konusu tutarın ödeneceğini duyurdu. Şirket, ilgili tutarların 2025 yılı hak edişlerinden mahsup edilerek netleştirme yoluyla ödeneceğini belirtirken, projenin devamına yönelik belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığına da dikkat çekiyor. Savunma sanayii projelerinde uzun teslimat takvimleri, yerel üretim şartları ve çok aşamalı sözleşme yükümlülükleri, zaman zaman gecikme ve tazminat risklerini beraberinde getirebiliyor.