“Çalışsam mı? Çalışmasam mı?”, “Çalışmazsam, daha kârlıyım!”…
Çalışmak için bir engeli olmayan 20.7 milyon kadın…
İşgücünde dahi görünmüyor…
★★★
Çalışan 8.8 milyon kadın…
5.4 milyonu hizmet sektöründe…
★★★
Verimlilik mi?
Şimdilik yok, çoğunluğumuzun idealinde!
★★★
“6 yaş altı” çocuk sahibi kadınlar…
Bakıcı ücreti 3 bin ile 7 bin TL arasında maliyet oluşturduğu için, “Çalışsam mı? Çalışmasam mı?” ikileminde…
★★★
“6-15 yaş arası” çocuk sahibi kadınlar…
Ek olarak bin ile 2 bin TL arası “okul servis/yemek ücreti” maliyeti çıktığı için, “Çalışmasam, daha kârlıyım!” düşüncesinde…
★★★
Çalışan sayısı tabi ki önemli…
Ama…
Çalışırken “üreten” sayısı çok daha önemli… Çalışırken “üretenler” arasında, “verimlilik esasıyla üreten” sayısı çok çok daha önemli…
★★★ Kadınları, çalışmak ile çalışmamak arasında bırakan nedenler belli…
“Sosyo kültürel yapı” ve “pratikten yoksun eğitim sistemi” ise hem çalışmama isteğinin hem de verimsizliğin temeli…
★★★
Kamuda çalışan arkadaşlarımdan da sıkça duymaya başladım:
“Akşama kadar oturuyoruz. Yapacak iş yok. Bizim servisin tamamının tek yaptığı iş, daireye gelip/gitmek!”
“Şu kurumdaydık, bu kuruma gönderdiler. Burada da yapacak işimiz yok. Gitmiyoruz işe! Maaş veriyorlar ama…”
VELHASIL…
Basit çözüm: Kreş ve servis sayısını artırmak…
50 metrekareye 1 kişinin düştüğü, bahçeli/korumalı yüzlerce kamu binası varken;
O binaların çoğunluğunda 1 işi 50 kişiye bölüştürmenin verimsizliği hakimken;
1 kişiye 2 araba, 2 şoförün düştüğü kamu kurumlarımız varken…
Bu atıl kapasite, özellikle, “verimlilik esasıyla üretmeyi ideal edinmiş kadınlarımızı” dolayısıyla aileleri rahatlatacak, kreş ve servis sayısını artırmak için kullanılabilir…