“Çocukların elinde güzel günler var”
UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell, 2022 yılının Aralık ayında şöyle bir açıklama yaptı:
“Bugün, yakın tarihin herhangi bir döneminde olduğundan daha fazla insani yardıma ihtiyaç duyan çocuk var. Bu çocuklar, tüm dünyada, çatışma ve yerinden edilmeden salgınlara ve yükselen kötü beslenme oranlarına kadar birçok ölümcül krizle karşı karşıyalar. Öte yandan iklim değişikliği, bu krizleri daha da kötüleştiriyor ve yenilerini ortaya çıkarıyor. İnsani yardımlarla çocuklara zamanında ulaşabilmemiz çok önemli ve bu anlamda kararlı bir desteğe sahip olmamız elzem.”
Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan son rakamlara göre, 2021 yılında 5 milyon çocuk, daha beşinci doğum günlerini kutlayamadan hayatını yitirdi. Aynı yıl yaşları 5 ile 24 arasında değişen 2,1 milyon çocuk ve genç daha öldü.
Yaşanan ekonomik, sosyal ve çevresel krizler nedeniyle, 2010'dan bu yana çocuk ölümleri konusunda elde edilen kazanımlar kaybedildi. Dünya genelinde 54 ülke, beş yaşından küçük çocuk ölümlerine son verilmesini hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşamayacak. Sağlık hizmetlerini iyileştirmek için hızlı bir şekilde harekete geçilmediği takdirde, 2030 yılından önce yaklaşık 59 milyon çocuk ve genç daha hayatını kaybedecek ve yaklaşık 16 milyon bebek ölü doğacak.
Peki yaşamayı başaran çocukların karşılaştığı gerçekler neler?
Evrensel bir insan hakkı olan eğitime erişim ve okur yazar oranında son yıllarda dünya genelinde artış yaşansa da, BM verilerine göre yaklaşık 265 milyon çocuk ve genç, çeşitli nedenlerle okula gidemiyor ya da temel eğitimini tamamlayamıyor. UNICEF’e göre, dünya genelinde 10 yaşındaki çocukların sadece üçte biri basit bir hikayeyi okuyup anlayabiliyor. COVID-19 salgını sırasında okulların uzun süre kapalı kalması ve kaliteli öğrenmeye erişimin olmaması, önceden var olan öğrenme krizini daha da şiddetlendirmiş durumda.
Dünya genelinde yaklaşık 200 milyon çocuk yoğun çatışma bölgelerinde yaşıyor. 2022 itibariyle yaklaşık 37 milyon çocuk yerinden edildi. Bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sayı.
UNİCEF’in açıkladığı rakamlara göre dünya genelinde 32 milyonu ilkokul çağında, 30 milyonu ortaokul çağında ve 67 milyonu lise çağında olmak üzere 129 milyon kız çocuğu okula gidemiyor.
Zürih Üniversitesi tarafından 14 Eylül 2022’de yayınlanan bir araştırmada, oyun oynamak yerine çalışan 373 milyondan fazla çocuk olduğu ifade ediliyor.
Resmi verilere göre dünya genelinde neredeyse her 10 çocuktan birisi işçi olarak çalışırken, az gelişmiş ülkelerde bu oran her 5 çocuktan birine kadar yükselebiliyor.
Küresel açlık krizinden en çok etkilenen 15 ülkede her dakika bir çocuk şiddetli kötü beslenme sorunuyla karşı karşıya kalıyor.
Rakamları uzatabiliriz; ama geldiğimiz nokta aynı. Dünya genelinde; aç, korunmasız, eğitime ulaşamayan, göç etmek, çalışmak zorunda bırakılan milyonlarca çocuk var.
Bu rakamlar bizim yarattığımız dünyanın, bizim aldığımız kararların sonuçları. Bizim bıraktığımız miras, onların hayatını doğrudan etkileyecek. Bizim yetiştirdiğimiz, beslediğimiz, eğitim verdiğimiz, hayatı öğrettiğimiz çocuklar, yarının toplumlarını, kültürlerini, ekonomilerini belirleyecekler.
Bizim çocuklarımız, yarın dünyayı yönetecekler… Daha iyi yarınları belirleyecek olan ise bugün…
Bugün çocuklarımız için ne yaptığımız…
Ve bugün 23 Nisan.
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarih.
Büyük önder Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar verdi ve 23 Nisan’ı çocuklara armağan etti. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesiydi bu armağan…
Çünkü, “Çocuklar, milletin geleceğidir” demişti Atatürk…
Çocuklar geleceğimiz.
Gülmeyi bilen çocuklar yetiştirmeliyiz…
Onlar gülmeyi bilsin ki, güzel günler gelsin…