COVID-19 ve Güney Kore
COVID-19 mücadelesinde Güney Kore, tüm dünyada ‘örnek ülke’ olarak gösteriliyor. 2013 yılında başlatılan “Yaratıcı Ekonomi Hamlesi” nin geliştirdiği dijital teknoloji, COVID’li vak’alar üstünde birebir kullanıldı, salgının büyümesi önlendi.
Güney Kore, COVID-19 mücadelesinde ‘’örnek ülke” konumunda, her yerde karşımıza çıkıyor. Dijital teknolojiyi COVID’li vak’alar üstünde birebir kullanması ve bunu bir takip sistemi haline getirmesiyle salgını önlediği görülüyor. Yakından bakıldığında bu önlemlerin temelleri 2013‘te atıldı. ‘’Yaratıcı Ekonomi Hamlesi‘’ ile ekonominin çeşitlendirilmesi sağlandı. Ülkenin kültür ürünleri ihracatı elektrikli ev aletlerini geçti. 700 iri start-up şirketi içinde 10'u ‘’unicorn‘’ konumuna geldi. Bu hamleyi tamamlayan ‘’Toplumsal Kurallarda Yenilik‘’ hareketi oldu. ‘’Evin anası‘’ olarak algılanan kadınlar ‘’girişimci kadın‘’ olmaya yöneldi, 25-34 yaş grubunun yüzde 70’ i işgücü oldu. Çocuk bakım parasına bütçeden harcanan para, İskandinav ülkeleriyle kıyaslanır hale geldi. ’’Siyasette Yenilenme‘’ hareketi ise seçim sistemini değiştirdi, onlarca parti kuruldu. Toplumsal sorunlar hoşgörüyle ve sokakta tartışıldı.
Bütün bunların başlamasından sadece 7 yıl sonra ortaya çıkan COVID-19 salgınında hükümetin ‘’dijital düğmeye‘’ basması yeterli oldu. Önlemler bir toplumsal seferberlik olarak algılandı. Sadece erkeklerin yer aldığı bu tür işler kadınlı-erkekli bir mücadeleye ve işbirliğine dönüştü. Startup şirketlerin ortaya çıkardığı yazılım sektörü hasta takip sisteminde çok etkili oldu. Katılım ve güvenin esas olduğu, toplumsal hiyerarşinin kırılmaya başladığı bu yeni ekonomik model COVID-19 mücadelesinin güvencesini oluşturdu. Bu sonuçlar siyasete de ödül olarak yansıdı. Salgının tam ortasında 15 Nisan’da yapılan genel seçimde ilk kez uygulanan nispi temsil sistemiyle Minjoo Partisi çoğunluğu kolaylıkla sağladı, katılım yüzde 66 gibi çok yüksek oran oldu. Bu partinin en önemli vaadi adalet reformunu sağlamak ve Kuzey Kore ile birleşme görüşmelerini hızlandırmaktı.
2014‘de bir feribotun batması ve 304 Kore yurttaşının boğulması sonrası bir ‘’Yanık Mumlar Hareketi‘’ başlamış, toplum uzun süre ‘’Eşitlik ve Yeni Siyaset İsteriz‘’ sloganıyla çınlamıştı. Bu tınının çıkardığı sesin iyi sonuç verdiği ve yeni bir siyasi ortam yarattığı, COVID-19 mücadelesinde çok açık bir biçimde anlaşılıyor.
Bugünün sözü: Suyun nasıl değil, nereye doğru aktığını gözleyin. (IMF Başkanı K. Georgieva )