Deprem gerçeği unutulmuyor mu?

ÖZDER ŞEYDA UYANIK
ÖZDER ŞEYDA UYANIK

Dün, 2023 yılında tüm ülkede derinden hissedilen ve 11 ilimizde 55 binden fazla cana, yüzbinlerce kişinin yaralanmasına, bölgede büyük travmalara ve büyük yıkımlara yol açan Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümüydü.

Depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Halen bölgede bir yapım, inşaat seferberliği sürüyor. Ancak yaşamın “tam” anlamıyla normale dönüp dönmediği tartışmaları da devam ediyor.

Gerek bölgede yaşayanlar gerekse bölgeyi ziyaret edenlerden alınan bilgiler, her şeyin “tam” olmadığına yönelik.  

Dün Nasıl Bir Ekonomi YouTube TV yayınında da Berfin Çipa ve Dr. Şeref Oğuz’un yayınına katılan Ekonomi Gazetesi Kahramanmaraş Temsilcisi Ali Eskalen’in yayında anlattıkları ve gözyaşlarına hâkim olmayışı dikkat çekiciydi. Bölgenin halen travmatik durumunun gözler önüne serilmesi açısından önemli bir andı. Yayın linki de burada. 

Türkiye hem coğrafi hem de jeopolitik açıdan fay hatları üzerinde bulunan bir ülke. Jeopolitik kısımlar için dış parametre çok fazla olsa da coğrafi olan kısımlar için dünya yeniden keşfedilmiyor.

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi öncesinde ve sonrasında, birçok deprem felaketinin yaşandığı ve can kayıplarının yanında, yıkımların bahsedilecek son olgular olduğunu da düşünürsek her yıl “unutmadık, unutmayacağız” söylemleri anma törenlerinde en çok kullanan ifadelerden biri oluyor. Gerçekten unutmuyor muyuz?

Japonya gibi depremlerin sıklıkla olduğu bir ülke ile aynı sıklıkta olmasa da şiddetli depremlerin yaşandığı bir ülke olarak, “unutmuyorsak” büyük yıkımları ve can kayıplarını neden yaşıyoruz?

Beklenen ya da daha uygun ifadeyle çoğu uzmanın olacağı konusunda genel bir görüş birliğine vardığı (ki uzmanların görüş birliğine varmaları konusunda da sorunlar olsa da) olası Marmara Denizi depremi için yaşanan kaygı halen sürüyor.

O halde en iyi anlatabildiğimiz şekilde sayısal verilere dönelim. Öncelikle burada amaç, “olası tehlikenin” boyutlarını görebilmek; yoksa acının boyutu, karşılaştırması “yok” ve bu konuda herkes “amasız” hemfikirdir.

İstanbul nüfusu Türkiye’nin yüzde 18’inden fazlasını barındırıyor. 6 Şubat 2023’te depremlerden etkilenen bölgede 11 il bulunurken, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i bu bölgede yaşıyordu.

Türkiye içinde bölgenin istihdam payı yaklaşık yüzde 13 olurken, İstanbul’un payı yaklaşık yüzde 20. Türkiye’nin GSYH’sinde, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgenin payı yaklaşık yüzde 10 olurken, İstanbul’un payı, İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 2024 verilerine göre yüzde 29,2 olarak hesaplanıyor. Haberlerimizde sıklıkla yaptığımız gibi bu veriler çoğaltılabilir, detaylandırılabilir. Tekrar edelim çünkü konu benim için de çok hassas olduğu için bunun “asla karşılaştırma” olmadığını tekrar vurgulamak gerekiyor. Olası boyutları tahmin etme…

3 yılda deprem bölgesine yapılan yatırımlar yadsınamaz ancak halen gidilecek yol olduğu ve felaketin ekonomik boyutlarının da etkili olduğu açıkça ortada bulunuyor. Tüm bunların yeniden yaşanmaması adına hatırlatma notları almanın da zararı olmaz.

Gidenler yerine gelmiyor, can kayıplarını yaşayanların acısını anlamasak da paylaşmak için yeni kayıpları ve travmaları önlemek de bir görevdir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar