Enflasyon: Anlaması zor tablo

ÖZDER ŞEYDA UYANIK
ÖZDER ŞEYDA UYANIK

Sanatın en güçlü yanları, görünmeyeni görünür kılması ve algılara göre farklılaşması olabilir. Enflasyonun en güçlü yanıysa tam tersi olarak, görünür olanı yavaş yavaş eriterek yok etmesidir.

Bir tablo ya da film düşünün. Bugün algıladığınız farklı, yarın farklı olabilir. Algılar değiştikçe tablonun fiyatı değişir. Sanatın ederi aynı ama değer algısı değişiyor. İşte enflasyon da “Ekonominin görünmeyen küratörü" görünüyor.

Enflasyon aslında istikrarsızlığın sanatsal imzasına benzer. 2020’de pandemiyle birlikte küresel enflasyon yaklaşık yüzde 2 Seviyelerindeyken, 2022’de yüzde 8’in üzerine çıktı. 2024’te tekrar yüzde 3 seviyelerine geriledi. Enflasyon lineer değil, dramatik bir anlatı izlerken,

Bir anlamda Caravaggio gibi, ışık ve gölge arasında bir yol izliyor.

Sanat eserleri bir kesim tarafından “enflasyona karşı korunma aracı” olarak görülür. Gerçekte daha karmaşık bir yapısı vardır. Çünkü sanatın fiyatı sadece paranın değerine değil, hikâyesine, sanatçısına, statüye ya da nadirliğe bağlı parametreler içerir.

Enflasyon yükseldiğinde, paranın satın alma gücü düşer. Ama “hikâyesi güçlü” varlıklar daha çok değerlenebilir.

Bu yüzden bir tablo bazen enflasyondan korunma değil, enflasyonun estetik versiyonuna dönüşebilir.

2025’te küresel ortalama enflasyon yüzde 4’ün üzerine çıkarken, Türkiye’de ortalama 35 seviyelerinde, Venezuela’da da yüzde 269 seviyesinde olmuştu.

Bu tablo da bir sanat eseri olarak okunursa her ülke kendi ekonomik hikâyesini “fiyatlar üzerinden” anlatmış şekilde görülüyor.

Bazıları minimalizm (düşük enflasyon), bazıları ise ekspresyonizm (yüksek enflasyon) tercih ediyor.

Sanatta değer, nesnenin kendisinden çok ona yüklenen anlamda bulunur.

Enflasyonda da aynı şey geçerli olabilir. Fiyatlama davranışlarının bozulduğu bir ortamda aynı kahvenin birçok farklı fiyatı olur; aynı maaşla zaman içinde farklı yaşam standartları edinilir.

Enflasyonun en genel görünümü satın alma gücünü aşındırmasıdır. Diğer yandan ilginç olarak da insanlar, fiyat artışlarına, aşınmalara zamanla “alışır.”

Bu da enflasyonu sadece ekonomik değil, psikolojik bir olguya dönüşmesine yol açar.

Pandemi sonrası, talebin hızla geri gelmesi ve arzın aynı hızda toparlanamamasıyla bir fiyat patlaması oluşturdu.

2020-2022 arasında küresel enflasyon yaklaşık yüzde 2'den 9'a yaklaştı. Bu tablo da ekonominin “modern sanat” görünümüyle “anlaşılması zor, etkisi güçlü" olmasına neden oldu. 

Sanat akımları gibi enflasyon da dönemsel olabilir. 1970’lerde yüksek enflasyon, 1990–2010 döneminde düşük enflasyon, 2020 sonrası enflasyona dönüş…

Bugün yaşanılanlar da belki de yeni bir enflasyon çağı başlatıyor. Bu çağda en değerli şey de paranın kendisi değil, anlamına dönüşüyor.

Sanat bize, “değerin, gerçeklikten çok algıyla ilgili” olduğunu söylerken, enflasyon da gerçeği ve algıyı birlikte değiştiriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar