Gelişen dolar, gelişmiş Türkiye
ABD yönetiminin bağımsız para politikasına müdahale girişimleri ve bir NATO müttefikine yönelik toprak tehditleri, doların itibarını zedeliyor. Güvenli liman olma özelliği bizzat Beyaz Saray eliyle zayıflatılıyor. Bu küresel markanın faiz oranlarıyla bağı gevşiyor.
Amerikan parasının iki yıllık tahvil faiziyle olan ilişkisinin 3,5 yıl sonra negatife dönmesi, ekonomik rasyonalitenin yerini siyasi türbülansların hegemonyasına bıraktığını tescilliyor. Tahvil faizlerinin Alman faizleriyle olan farkı bir yılın zirvesine çıksa da yatırımcılar dolar tutmak için artık yüksek bir ‘‘siyasi risk primi’’ talep ediyorlar. Doların son haftalardaki kayıpları, piyasaların rasyonel verilerden ziyade Washington’dan yükselen öngörülemez seslere kulak kabarttığının göstergesidir. Dünün sarsılmaz sığınağı, bugünün jeopolitik fırtınalarında dokunulmazlığını kaybediyor. Bir gelişen ülke para birimi gibi siyasetin gölgesinde dalgalanıyor.
Kanada başbakanı Carney, Davos’taki konuşmasında ‘‘orta güçler’’ liginin hayatiyetini vurguladı. Türkiye bu ligin en kritik oyuncularından birisidir. Savunma sanayindeki atılımlarımız, enerji koridoru misyonumuz ve çok kutuplu denge arayışımız; bizi yeni düzenin menüsünde değil, masasında tutacak. Rezerv paranın kırılganlaştığı ve bir gelişen ülke para biriminin refleksini gösterdiği bu evrede; Türkiye jeopolitik direnciyle ve diplomatik esnekliğiyle, hesaplı düşünen yatırımcı için gelişmiş bir çekim merkezi hâline geliyor.