İşletmeler için yeni tehlike: Sigara yasağında kapatma dönemi!
Av. Ege Demiralp
Kapalı alanlarda sigara içme yasağı Türkiye’de yıllardır yürürlükte. Ancak son bir yılda uygulama, özellikle işletmeler açısından çok daha sert bir boyuta taşındı. Artık yalnızca para cezası değil; faaliyetten men ve mühürleme cezası da uygulanıyor.
Birçok işletme sahibi hala “Müşteri içti, benim haberim yoktu” savunmasına güveniyor. Oysa pratikte bu savunmanın neredeyse hiçbir geçerliliği yok. Zira mevzuata göre işletme, yalnızca sigara içmemeyi sağlamakla değil, aktif şekilde engellemekle yükümlü.
Örneğin; bir kafede müşterinin masasında sigara içtiği tespit edildiğinde, artık yalnızca sigara içen kişiye ceza kesilmiyor. İşletme hakkında da tutanak tutuluyor. Denetim anında işletme yetkilisinin orada olmaması, garsonun uyarı yapmamış olması ya da “Görmedik” beyanı, sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. İşletme bu ihlali önlemek zorunda.
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biri de “Açık alan” yanılgısı. Üzeri tente ile kapatılmış, yanları branda veya camla çevrili alanlar, fiilen kapalı sayılıyor. Bu alanlarda sigara içilmesine izin verilmesi halinde, işletme kapalı alan ihlali yapmış kabul ediliyor. Birçok restoran ve kafenin ceza almasının nedeni tam olarak bu yanlış değerlendirme.
Kanunun en önemli noktası ise tekrar eden ihlaller. Aynı takvim yılı içinde yapılan denetimlerde ilk ihlalde para cezası uygulanıyor. İkinci ihlalde ceza artıyor ve sicil ağırlaşıyor. Üçüncü ihlalde ise idare artık para cezasıyla yetinmiyor; işletmenin 3 günden 15 güne kadar kapatılmasına karar verilebiliyor. Bu karar kaymakamlık veya il hıfzıssıhha kurulları tarafından alınıyor ve derhal uygulanıyor. Somut bir örnek vermek gerekirse; hafta sonları yoğun çalışan bir restoranın kapalı bölümünde, iki ayrı denetimde sigara içildiği tespit edilmiş olsun. İşletme bu tutanaklara itiraz etmez ya da gerekli önlemleri almazsa, üçüncü denetimde birkaç masada daha sigara içildiğinin görülmesi, doğrudan mühürleme sonucunu doğurabiliyor. Bu durumda yalnızca birkaç günlük kapatma değil, ciddi bir itibar ve gelir kaybı da kaçınılmaz oluyor. Daha da önemlisi, mühürleme sonrası işletmenin kapıyı açması ya da mühürle oynaması halinde konu artık idari ceza olmaktan çıkıyor. Bu durumda mühür bozma suçu oluşuyor ve adli yaptırımlar gündeme geliyor.
Kapalı alanlarda sigara içilmesi nedeniyle işletmeler hakkında kesilen cezalar hukuken “İdari para cezası” niteliğindedir. Ancak bu cezalara karşı başvurulacak yargı yolu çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, cezanın idari olması nedeniyle doğrudan idare mahkemesine gidilmesi gerektiğinin düşünülmesidir. Oysa sigara yasağı kapsamında düzenlenen idari para cezalarına karşı başvuru yolu açıkça 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile belirlenmiştir. Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, idari para cezasına karşı başvuru mercii Sulh Ceza Hâkimliğidir. Ceza tutanağının işletmeye tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliği’ne yazılı olarak başvurulması gerekir. Bu süre hak düşürücü olup, sürenin geçirilmesi halinde ceza kesinleşir. Bu nedenle kaymakamlığa, İl Sağlık Müdürlüğü’ne ya da cezayı kesen idari birime yapılan itirazlar hukuki sonuç doğurmaz ve süreyi durdurmaz. Buna karşılık, sigara yasağının ihlali gerekçesiyle işletmenin kapatılması veya faaliyetten men edilmesi hâlinde izlenecek yol tamamen farklıdır. Kapatma kararı, idari para cezası değil, idari işlem niteliğindedir. Bu nedenle kapatma kararlarına karşı görevli yargı mercii İdare Mahkemesidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, kapatma kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde iptal davası açılması gerekir.
Tüm bu gelişmeler, sigara yasağının artık göstermelik bir düzenleme olmaktan çıktığını açıkça ortaya koyuyor. İşletmelerde uyarı levhalarının görünür olması, personelin yazılı olarak bilgilendirilmesi, müşterinin uyarılması ve gerekirse hizmetin kesilmesi gerekmekte.
Sonuç olarak; “ Sigara yasağı” kapalı alanlarda sigara içilmesine göz yuman işletmeler için etkili bir kapatma sebebine dönüşmüş durumda.