Konut sahipliğini artırmak için komünist mi olmak gerekiyor?

Sadi ÖZDEMİR
Sadi ÖZDEMİR EKONOMİDE SAĞDUYU

Dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olmasını sağlayacak iki önemli ‘teşvikli konut paketi’ açıklandı. Hazine ve müteahhitler, ilk konutunu alacak vatandaşlar için düşük faiz, uzun vade, taksitlere destek sağlayacak. İki destek paketiyle yılda yaklaşık 200 bin vatandaşın ilk kez konut sahibi olması hedefleniyor. Dar gelirli vatandaşlar için hazırlanan İlk Evim İlk İşyerim kampanyasında kura çekilişleri ülke genelinde devam ediyor. Orta gelirli vatandaşlar için hazırlanan Yeni Evim Konut Kredisi Kampanyasında da krediler yakında açılacak.                

Ekonomi yönetimi ile ikinci paket için uzun mesailer yapan Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği Başkanı Altan Elmas’a bu kampanyanın neyi nasıl etkileyeceğini ve ülkemizde yüzde 60 olan konut sahipliği oranını ne kadar yükselteceğini sordum. Başkan Elmas, şöyle başladı söze: “Uzun vadesiyle mortgage gibi. Taksitlerde yüzde 5’i biz ödüyoruz ve ilk yıl taksitleri yarıya indiriyoruz, ikinci yıl da Hazine karşılıyor. Yüzde 0,69 oranla başlayan faizlerle bu zamana kadar konut sahibi olamayan orta gelirli vatandaşlarımız, ‘yeni konut’ alacak. Bu paket için ekonomi yönetimimizle birlikte çalıştık. Türkiye’de konut sahipliğini artırmak istiyoruz. Bunun için ‘ilk konut olması, beş yıl satamama’ gibi sınırlar çizildi. Çünkü bazı vatandaşlarımız ikinci, üçüncü, beşinci konutunu alabilirken, bazıları konut sahibi olamıyordu. Paket, ‘ilk el konut şartı’ ile konut üretimini artırmayı da destekliyor. Bu sayede yılda yaklaşık 100 bin yeni konutun satılmasını ve her yıl ilk kez 100 bin vatandaşımızın konut sahibi olmasını hedefliyoruz. İleriki yıllarda bu, kalıcı bir paket halinde devam edebilir. Rakamı 150 bin adetlere çıkarmak lazım ki kiracı oranı da hızla düşsün. TÜİK, ülkemizde konut sahipliği oranını yüzde 60 açıkladı. Bu oran birçok gelişmiş ülkeye göre iyi bir oran ama daha da iyi olmalı. Dünya da konut sahipliği oranı en yüksek ülkeler bazı eski SSCB ve Doğu Bloku ülkeleridir. Komünist sistemden çıkarken bu oranları sağladılar. Biz de diyoruz ki konut sahipliğini artırmak için komünist illa olmamıza gerek yok. Komünist olmadan da vatandaşın büyük kısmını konut sahibi yapabiliriz.”                 

KONUTDER Başkanı Altan Elmas, konut sahipliğinde ‘eskiden komünist olan ülkelerin çok iyi durumda olduğunu’ söyleyince’ farklı kaynaklardan kontrol ettim. Rusya ve Macaristan’da vatandaşın konut sahipliği oranı yüzde 91,7, Romanya’da yüzde 95,3, Hırvatistan’da yüzde 90,5. Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya’da yüzde 80’in üzerinde bulunuyor. Altan Elmas’a, kampanyaların 2023 için toplam konut satışlarını nasıl etkileyeceğini soruyorum, şöyle açıklıyor: “2022’de Haziran ayından sonra kredide frene basıldı, basılmasaydı 200 bin konut daha satılabilirdi. 2023’te, 1,5 milyon civarında olan toplam konut pazarını rahat aşarız ve en az 1 milyon 600 bin, 1 milyon 650 bin adetlik satış olabilir.”              

Bankalar ‘sert’ davranmazsa başarırız

Yeni Evim Konut Kredisi Paketinin uygulanmasında bankaların tutumunun çok önemli olduğunu belirten Altan Elmas, “Bankalar, eğer sert davranırlarsa kredibilite ölçümünde isteksiz olurlarsa paket başarısız olur. Şu anda 3 kamu bankası ve 3 finans kurumu var ve böyle bir problem beklemiyoruz” diyor. Bu kampanyanın özellikle küçük müteahhitlerin kayıt dışılığını da büyük ölçüde azaltacağını belirterek şöyle devam ediyor: “Daha küçük ölçekli konut üreticileri, düşük beyana başvururlarsa sıkıntı olur. Tüketici 2 milyon liralık konuta kredi kullanmak isterken onlar ‘800 bin gösteririz’ derse kredi alınamaz. Biz büyük üreticiler, bu kayıt dışılıktan çok şikâyetçiyiz. Tüm vergilerimizi, harçlarımızı ödüyoruz ama bazı küçük üreticiler kayıt dışında kalabiliyor. Böyle olunca biz pahalı kalabiliyoruz ki bu haksız rekabettir.”

İkinci el konuta destek çok yanlış olur Konut sahipliğini artırmak için komünist mi olmak gerekiyor? - Resim : 1

KONUTDER Başkanı Altan Elmas’a, ‘ikinci el konut satışları için de bir kampanya ihtimalini’ hatırlatınca şu görüşleri paylaşıyor: “Biz başından beri buna karşıyız. İkinci el konutlara dünyanın hiçbir yerinde teşvik verilmez. Hükümet teşvikleri, konutu olmayanlara ve ilk el konut satışları için verir. Böylece, konut üretimini, istihdamı ve birçok sanayi sektörünü aynı anda destekler. 100 bin ilk el konut satılırsa 300 milyar liralık yeni inşaat hacmi oluşur. Hazine, 20 milyar lira KDV tahsil eder, 15 milyar lira tapu harcı alır. 250 bin kişilik ek istihdam sağlanır. Biz, bir inşaatta, 1 konut için ortalama 2,5 kişi çalıştırırız. İkinci el konuta faiz sübvansiyonu verirlerse ikinci elin fiyatı otomatik olarak yüzde 20-30 artar. İkinci el konut almak isteyen, piyasa faizinden kredisini alsın, kullansın.”

Yabancıya satılan konut sayısı arttı, gelir azaldı; şimdi daha mı iyi oldu?

KONUTDER Başkanı Altan Elmas, ‘yabancıya konut satışına karşı yürütülen kampanyaların etkisiyle’ ilgili de şöyle konuşuyor: “Vatandaşlık sınırı 400 bin dolara çıktıktan sonra yabancıların konut talebi ciddi ölçüde azaldı. Bunda ırkçı söylemlerin önemli etkisi var. Irkçı söylemlerle Türkiye’de yabancı düşmanlığının tehlike sınırlarını aştığına dair algı oluştu. 2022’de yabancıya satışı Ruslar sırtladı, yoksa yüzde 30 küçülme görürdük. Birileri ‘vatandaşlık sınırını 400 bine çıkarırız, gelir de azalmaz’ dedi ama Ruslar bile 75-100 bin dolarlık konut almak peşine düştü. 75 bin dolara 1 yıllık oturma izni var. Yabancıya satılan konut adedi arttı ama ülkenin döviz geliri azalı. Eğer, sınır 250 bin dolarda kalsaydı 2022’de 15 milyar dolarlık geliri de yakalardık.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar