Koruyucu aileye sigorta desteği

Özlem KARAHAN
Özlem KARAHAN SANAL ALEM MÜFETTİŞİ

Koruyucu aile mi? Korunmaya muhtaç binlerce çocuk mu? Sistem her geçen gün öyle bir kirlenmiş durumda ki. Ebeveynlerin, el bebek gül bebek yetiştirdiği evlatlarını, günümüzde yaşanılan kötü olaylar nedeniyle, anne ve babalar gözünden bile sakınır oldu.

Kendimi bildim bileli, çocukların yaşadığı sıkıntılara karşı çok duygusalım. Hatta vicdani yönden kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına ne yapılması gerekiyorsa yaparım. Bireysel olarak da destek olmaya çalışırım.

Bir yandan da korunmaya muhtaç olan, kimi zaman mecburen kimi zaman da yaşadığı travmalar ya da ekonomik sıkıntılarla baş edemeyen aileler de bakamadığı çocuğu devlet kurumuna teslim ediyor. Yaşamım boyunca bireysel olarak ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklarına destek oldum. Olmaya da devam ediyorum.

Yaşamdaki zorluklar koruyucu aileye ihtiyacı artırıyor

Anne ve babası yaşayıp da kuruma bırakılan hatta kardeşlerinin de her birinin ayrı Çocuk Esirgeme Kurumlarına bırakıldığı sayısız çocuk var. Ben yıllar önce bu konuyu inceledim ve gözlemledim. Çocuk Esirgeme Kurumuna; kimi bebekken kimi 5-6 yaşlarında bırakılmış. Bu çocuklar büyüdüklerinde, anne babalarının yaşadığını ve hatta akrabaların da sayıca çoğunlukta olduğunu öğreniyor.

Bir tane akrabasının dahi bu çocuklara sahip çıkamayıp, Çocuk Esirgeme Kurumuna bırakılmasını kabul edemiyor ve büyük bir hayal kırıklığı yaşayabiliyor.  Bu travmayı atlatması kolay da olmuyor.

Çocuk Esirgeme Kurumu’nda olan çocuklar 18 yaşı bitince yuvadan ayrılıyor ve hayatın acımasız yüzüyle tekrar tanışmak zorunda kalıyor. Düşünsenize anne, baba, geniş aile var ama yapayalnız bırakılmış ve yurda yerleştirilmiş. Kalabalığın içinde ve yapayalnız.

Kimisi daha çok küçükken koruyucu bir aileye teslim edilebiliyor. Çocuğu olmayan ve yıllarca çocuk hasreti yaşayan kadın ya da erkek için Çocuk Esirgeme Kurumundan bir çocuğu alıp, ona tüm yaşamı boyunca güzel bir gelecek sözü vermek cesaret ve büyük bir emek istiyor.

Çocuk, koruyucu aileye verilirse kendini şanslı hissediyor. Hep özlemini çektiği sıcak bir yuvası, eğitimi tamamlayacağı bir güvencesi, huzur içinde ve akşamları gözyaşlarının ıslattığı bir yastık yerine belki de ona masallar anlatarak ilk kez derin ve huzurlu bir uykuya dalacağı bir odası olacak…

Koruyucu ailede, eşlerden birinin isteğe bağlı sigortasını Aile Bakanlığı karşılayacak

Bu konuya dikkat çeken bir gelişme oldu. Koruyucu aileye sigorta desteğinin artmasına yönelik bir düzenleme yapıldı. 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5’ inci maddesi ile koruyucu aile bireylerinden birinin sosyal güvencesi, yeni düzenlemeyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca karşılanacak.

2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 23.Maddesine göre: “ Mahkemece korunma kararı alınan korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi bu Kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda olduğu kadar Kurumun denetim ve gözetiminde bir "Koruyucu Aile" tarafından da yerine getirilebilir. Koruyucu aileye, korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesine karşılık olarak üçüncü fıkra kapsamında ödeme yapılabileceği gibi koruyucu aile bu işi gönüllü olarak da üstlenebilir.” olarak düzenlendiği göze çarpıyor.

Yeni düzenlemeye göre: Koruyucu aile sözleşmesinin devam ettiği koruyucu ailelerde eşlerden biri, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışıyorsa ya da tam gün çalışmıyorsa isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olup, isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, asgari ücret üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin sunulmasıyla birlikte, aylık ödemelere eklenerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca karşılanacağı anlaşılıyor.

Koruyucu aileye sağlık ve emeklilik hakkı da sağlanıyor

Koruyucu ailede eşlerden birinin sosyal güvencesi yoksa isteğe bağlı sigorta primini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ödeyecek. Koruyucu aileye sigorta prim desteği veriliyor. Ailenin devlet tarafından sigortalı da olması sağlanmış oluyor. Aile, bu masraftan kısmen de olsa kurtuluyor. Ve maddi yükü de azalıyor.

Ayrıca koruyucu ailenin sağlık hizmetinden faydalanmasının da önünün açılacağı görülüyor ve böylece ilerleyen süreçte emeklilik imkânının da oluşabileceği düşünülebilir.

Yapılan yeni düzenlemeyle, ödeme yapılan kişinin eşinin vefatı hâlinde de isteğe bağlı sigorta priminin, devlet tarafından karşılanmasına devam edileceği görülüyor. Bu uygulamayla, aileye maddi anlamda sigorta desteği sağlanırken, çocuğa da güvenli bir hayatı sunan aile ortamının devlet tarafından desteklenecek olması hayati derecede önemli bir gelişme.

Çocuğa güvenli bir yaşamı sunmak vicdani bir sorumluluk

Yıllar önceydi. Çalıştığım şirketlerden birinde staj için öğrenciler öğrenim süresince gelirlerdi. Öğrencilere mesleki eğitim ve pratikteki uygulamayı öğretirdik. İki kız öğrenci haftada 2-3 gün ofise gelir, çalışma hayatını öğrenmeye çalışırlardı. Pırıl pırıl iki kız öğrenci. Onlara matematiği, muhasebeyi, iş hayatındaki tecrübelerimi anlatır, öğretmeye çabalardım.

Öğle aralarında herkes yemeğe giderken ben öğle molamı bu iki kız öğrenciye ders anlatarak, sınavlarına hazırlar ve muhasebe öğretmek için harcardım. Bir yandan da sohbet eder, ailenin ekonomik durumunu sorar, yapmam gereken bir desteğim olursa mutlu olacağımı söylerdim. Onlarda yaşamlarını ve hayallerini anlatırlardı. Yoksul aile çocuklarıydı. Kız çocuklarından biri ailesinin kıt kanaat ekonomisi ile yaşam mücadelesi içinde olduklarını söyledi. Diğer kız çoçuğuna ise bir gün sohbette ailenle hangi ilçede yaşıyorsun diye sorduğumda? Yüreğimde derin bir iz bırakan bir cümle ile yanıtladı. “ Çocuk Esirgeme Kurumundayım abla” dedi. Kaç yaşından beri kurumdasın diye sorduğumda ise, anne babası tarafından 4 kardeşi ile birlikte birkaç aylıkken bırakıldıklarını söyledi.

Ve bu kız çocuğu, o dönemin önemli bir kadın bakanı tarafından bir dönem eğitim desteği ve maddi yardım aldığından bahsetti. Kız öğrenci, “  Fakat şimdi ben 18 yaşıma geliyorum abla. 18 yaşından sonra yurtta kalamıyoruz. Ben bu şehirde nereye gider, kimde kalırım” diyerek kaygıyla gözlerimin içine baktı.

O kız çocuğu yıllar sonra beni buldu. Beni ziyarete geldi. Ders çalıştığımız günleri unutmamış ve çok faydasını gördüğünden bahsetti. Üniversiteye başlamıştı. Bir işe yerleştirilmişti.  Hayatındaki herkes vardı ama bir taraftan da kimse yoktu. Kız çocuğu hayata tutunmuş ve mücadele etmiş ve başarmıştı. Şimdi hayallerinin peşinden güçlü bir kadın olarak yaşamına devam ediyor.

Koruyucu aile ile çocuğa sıcak bir yuva mümkün olabiliyor

Koruyucu aile olmak ki benim çevremde yakın arkadaşlarımdan yuvadan çocuk sahiplenen oldu. Çok da iyi oldu. Bir çocuğun elinden tutmak, onu hayata tüm acımasızlığına rağmen hazırlamak ve güvenli bir yaşamı sunabilmek çok kıymetli.

Yapılan yeni düzenlemeyle koruyucu ailelere bakanlığın sigorta masrafını ödeyerek destek olması, koruyucu ailelerin çoğalmasına da vesile olabilir. Her çocuk; mutluluğu, sevgiyi, sevilmeyi, eşit ve adil bir eğitimi, kendini güvende hissedeceği sıcacık bir aile ortamını hak ediyor.

Evde, işte, sokakta, bulunduğumuz her yerde çocuklarımızı korumak, kollamak, onlara aydınlık bir geleceği inşa etmek zorundayız.  Rahmetli Türkan Saylan’ın şu sözlerini hep hafızamda tutmuşumdur. Hayatını insanlığa adayan Türkan Saylan, çocuklara sahip çıkarak aydınlık günlere ulaşılacağına işaret eden sözlerinden alıntı yapmak isterim: “ Eğer bir yerde bilime, demokrasiye, barışa ve aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. Işıyacaksın. Ölüme saniyeler kalmış olsa bile”

Bir çocuk yetişirse dünya değişir. Her çocuğun gözündeki ışık olmak ve çocuklara aydınlık bir yaşamı inşa etmek hep birlikte mümkün olacaktır. Güzel yarınlara olan kararlılıkla, güneşli günler tüm çocuklara armağan olsun…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar