“Mürekkep” cinayeti: Arka sayfa güzelini kim öldürdü?

Ertuğrul ÖZKÖK
Ertuğrul ÖZKÖK

“Lido”, Venedik şehrinin hemen yakınındaki bir ada.

Burası, Visconti’nin bir sinema şaheseri olan Venedik’te Ölüm filminin çekildiği “Hotel des Bains’in” bulunduğu bölge.

Otel, adanın deniz kenarı boyunca uzanan Lungomare Guglielmo Marconi caddesi üzerinde bulunuyor…

Aynı cadde üzerinde biraz daha ilerde “Palazzo del Cinema” diye bir bina var.

Hikâyemiz işte o binada, geçtiğimiz Çarşamba günü başlıyor.

Geçen çarşamba günü kırmızı halı üzerine dökülen mürekkep

Burası 37 yıldan beri Venedik Film Festivali’nin yapıldığı bina.

O gün festivalin açılış günüydü ve açılış ilginç bir filmle başlıyordu:

“Mürekkep…”

Adı “Mürekkep’ti” ama konusu bu kırmızı halı üzerine dökülen mürekkepti.

Bu Pazar sabahı size işte 2 Eylül 2026 gününden başlayan, ama 56 yıl önceye giden bir thriller anlatacağım.

Adı “Mürekkep Cinayeti: Arka Sayfa Güzelini Kim Öldürdü?”

“Mürekkep” cinayeti: Arka sayfa güzelini kim öldürdü? - Resim : 1

Festivalin açılışı matbaa mürekkebi ile yapılıyor

Venedik Festivali geçen Çarşamba, bana göre İngiliz sinemasının en isyankâr yönetmeni Danny Boyle’un yeni filminin gösterimi ile başladı.

Danny Boyle 1996’da bizleri hayran bırakan Trainspotting filminin yönetmeni.

Londra Olimpiyatları’nda bir tür küratörlüğünü yaptığı açılış seremonisi tarihe geçmişti.

O gün işte Danny Boyle’un yeni filminin ilk gösterimi vardı.

Filmin adı ilginçti:

“Ink…”

Yani “Mürekkep…”

Siz “matbaa mürekkebi” olarak okuyun.

Boyle this defa dünya medya tarihinin en ilginç konularından birine girmişti:

“Bir tabloid gazetenin doğuşu…”

 

“Mürekkep” cinayeti: Arka sayfa güzelini kim öldürdü? - Resim : 2

1969: Müesses medya nizamını yıkmak için Londra’ya gelen bir Avustralyalı

Şimdi geçen Çarşamba’dan 1969 yılına dönüyoruz.

Hikâyemiz o günlerde başlıyor.

Avustralyalı bir medya patronu olan Rupert Murdoch, Londra’ya geliyor ve o günlerde büyük zarar eden The Sun gazetesini satın alıyor.

Kendisi Avustralyalı bir göçmendir.

“Mürekkep” cinayeti: Arka sayfa güzelini kim öldürdü? - Resim : 3

Gazetenin başına taşralı bir işçi sınıfı çocuğu geliyor

Gazetenin başına Londra’nın “müesses nizamını” temsil eden bir gazeteciyi değil, bir taşralıyı getiriyor.

Larry Lamb, Yorkshire’lı bir işçi sınıfı çocuğuydu.

Babası madenciydi.

Murdoch’un ona verdiği görev şuydu:

İngiliz yerleşik düzen gazeteciliğini temsil eden Daily Mirror’ı darmadağın ederek yerine geçmek.

Gazete, bu taşralı devrimini, yeni sahibi birinci yılını doldururken yapacaktı.

Bu devrimin adı da şuydu:

“Üçüncü sayfa devrimi…”

“Mürekkep” cinayeti: Arka sayfa güzelini kim öldürdü? - Resim : 4

1970: Üçüncü sayfa güzelinin doğuşu

17 Kasım 1970…

Bu tarih sadece İngiliz değil dünya basın tarihine “oyunun kurallarının değiştiği gün” olarak geçecekti.

O gün The Sun gazetesini alanlar, üçüncü sayfayı açtıklarında gözlerine inanamadılar.

Sayfada koskocaman bir kadın fotoğrafı vardı.

Ve göğüsleri tamamen açıktı…

Ama asıl önemlisi fotoğraftaki kadın bir pin-up çizgi değil, gerçek bir kadındı.

Stephanie Rahn isimli, 20 yaşında tanınmış bir mankendi. Yani biraz “komşudaki kadın” gibi tanıdıktı.

Peki, gazete üstüne mürekkeple basılan çıplak kadını kim yaratmıştı?

“Mürekkep” cinayeti: Arka sayfa güzelini kim öldürdü? - Resim : 5

Üçüncü sayfa güzelini kim yarattı: Patron mu, genel yayın yönetmeni mi?

İki ayrı hikâye var. The Sun’ın o dönemdeki sanat yönetmeni Vic Giles, yıllar sonra olayı anlatmıştı.

Üçüncü sayfanın normal tasarımını yapmış, ardından eğlence olsun diye üstsüz bir alternatif hazırlamıştı.

Giles’a göre, gazetenin genel yayın yönetmeni Larry Lamb buna karşı çıkmış, okuyucu kaybettireceğini söylemişti…

Bunun üzerine sanat yönetmeni fotoğrafı Rupert Murdoch’a göstermiş, o da “Hemen basın” demişti.

Tanıdığım Murdoch’a çok uygun bir davranış.

Giles’ın anlattığına göre Murdoch ertesi gün de “üçüncü sayfa tarzının” sürdürülmesini istemişti.

O fotoğraf yayınlandığında patronun haberi yoktu

Fakat The Sun’da o dönemde çalışan gazeteci Roy Greenslade farklı bir hikâye anlatıyor.

Ona göre fikir Larry Lamb’den çıkmıştı…

Genel yayın yönetmeni, birinci yıl dönümüne dikkat çekmek istiyordu ve işte bu formülü bulmuştu.

Üstelik o fotoğraf kararı alınıp basıldığı sırada Murdoch binada değilmiş.

Hatta fotoğrafı gazetede görünce patronun şaşırtığı anlatılıyordu.

Bana sorarsanız, bu kararı veren insanın bizzat Murdoch olması ihtimali daha kuvvetli.

Nereden çıkarıyorsun derseniz şuradan;

Üçüncü sayfa güzeli fotoğrafları yayımlanmaya başladıktan sonra genel yayın yönetmeni Lamb bir karar almış.

Gazetenin kadın editörü Joyce Hopkirk’e her gün kullanılacak fotoğraf konusunda son söz hakkı vermiş.

Çünkü fotoğrafların pornografik görünmemesini istiyormuş.

Bence bu, genel yayın yönetmeninin “Avustralyalı cüretkâr bir patronun kararını kontrol altına alma” girişimiydi.

Üçüncü sayfa güzeli Murdoch imparatorluğunun ilk günüydü

O gün belki çok az insan farkına vardı ama bu, dünya tarihinde “Murdoch imparatorluğunun ilk günüydü…”

Ondan 7-8 yıl önce bir filmde “Ve Tanrı kadını yaratmıştı…”

Şimdi aynı “Tanrı, üçüncü sayfa güzelini” yaratıyordu.

Tıpkı Havva gibi…

Hayır, aslında ikisini de yaratan insanlardı.

Filmdeki kadını Roger Vadim yaratmıştı.

Bunu da Londra’nın müesses nizam medyasını yıkmaya and içmiş bir gazeteci patron yaratıyordu.

Bir yıl içinde gazetenin tirajı 2,5 milyona çıkmıştı

Murdoch The Sun’ı aldığında gazete yaklaşık 650 bin civarında satıyordu.

“Üçüncü sayfa devriminden” 1 yıl sonra satışı 2,5 milyona ulaşmıştı.

Tanrı kadını, gazete üçüncü sayfa güzelini yaratmış, ikisi birlikte gazetenin tirajını 5 kat arttırmıştı.

Üçüncü sayfa güzeli, bir iki yıl içinde The Sun gazetesinin kurumsal kimliğinin bir parçası hâline gelmişti.

1970’te başlayan ve kesintisiz yayımlanan göğsü açık kadın fotoğrafları, İngiliz pop kültürünün de bir parçası oldu.

Üçüncü sayfa güzelinin zor yılları başlıyor

Böylece 2010 yılına kadar gelindi.

Artık kültür ve ahlak köprülerinin altından başka sular akmaya başlamıştı.

Bütün dünyada kadın hareketleri büyüyor, #MeToo hareketinin ilk işaretleri görülüyordu.

İlk somut eylem 2012’de geldi.

Her yerde “No more Page 3” (Üçüncü sayfaya hayır) kampanyası başladı.

Gazetede çalışan kadın sayısı da artıyor, içeriden de mırıltılar yükseliyordu.

Ve sonunda patron bir gün “bu artık demode” diyor

Sonunda bu mırıltılar patrona kadar da ulaştı.

44 yıl önce üçüncü sayfaya o üstü tamamen açık kadın fotoğrafını koydurma ve devam ettirme talimatı veren Murdoch, 2014 yılında herkesi şaşırtan bir şey söyleyecekti:

“Bu üçüncü sayfa güzeli artık demode bir şey…”

16 Ocak cuma: Üçüncü sayfa güzelinin ölümü

16 Ocak 2015… Bir Cuma günüydü. The Sun gazetesi o gün üçüncü sayfa güzelini son defa yayımladı.

Fotoğrafı yayımlanan son model Lissy Cunningham oldu.

1970 yılında Stephanie Rahn ile başlayan 45 yıllık yolculuk sona ermişti.

Hikâye tam olarak orada bitmiyor.

Gazete birkaç gün üstsüz model yayımlamayınca herkes “üçüncü sayfa güzelinin” kaldırıldığını ilan etti.

Ancak The Sun, 22 Ocak 2015’te bir kez daha üstsüz bir model yayımlayarak bunu yazanlarla alay etti.

Hem de bunu “açıklama ve düzeltme” olarak yayımladı.

Ancak 15 Ocak 2015 dünya medya tarihine “üçüncü sayfa güzelinin ölümü” olarak geçti.

Ancak o gün kimse bunun aslında gazetecilikte “mürekkebin” ölüm günü de olduğunu fark etmedi.

Son sahne: Üçüncü sayfa güzelinin katili kim?

Doğal bir ölüm değildi…

Birçok üçüncü sayfa tutkunu bunu “bir cinayet” olarak niteledi.

Öyleyse üçüncü sayfa güzelini kim öldürmüştü?

Şu anlattığıma bakarsanız bu bir “aile içi cinayetti…”

O “güzeli” yaratanlar, kendi elleriyle öldürmüştü.

Ama gerçek katiller onlar değildi. Onlar sadece tetikçiydi.

Arkada azmettirenler vardı.

Onu “zamanın ruhu” öldürmüştü…

Yükselen kadın hareketleri…

Bir de Instagram…

Artık oralarda öyle fotoğraflar paylaşılıyordu ki, “mürekkeple” basılmış, çoğu kez de kötü bir baskının, dijital canlılık ve cüretle yarışması artık mümkün değildi.

Geçen çarşamba film bittiğinde Lido’daki salonda ne oldu?

2 Eylül Çarşamba günü, Mürekkep filminin gösterimi bittiğinde, bütün salon ayakta alkışlıyordu.

Alkışlar 5 dakika sürdü.

Film, James Graham’ın çok başarılı aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanmıştı.

Rupert Murdoch’ı Guy Pearce; genel yayın yönetmeni Larry Lamb’ı ise Jack O’Connell oynuyordu.

Senaryoda film için yaratılmış bir de kadın gazeteci vardı:

Netflix’in The Crown dizisinde Kraliçe Elizabeth’i oynayan Claire Foy…

1969’da dünyayı kim değiştirdi: Aya giden Armstrong mu, üçüncü sayfa güzeli mi?

Filmin yönetmeni Danny Boyle, Venedik’te şunu söylüyordu:

“1969, aslında insanoğlunun aya ilk bastığı yıldı. Ama Murdoch ile Lamb’in aynı yıl yarattıkları yeni The Sun, dünyayı çok daha fazla değiştirdi…”

Üçüncü sayfa güzeli bizim medyamıza 10 yıl gecikmeyle girdi.

12 Eylül darbesinden sonra siyasetten kaçış ikliminde Rahmi Turan ünlü Tan gazetesi ile bunu bizim medyamıza soktu.

Ama bizdeki adı “arka sayfa güzeli” oldu…

Gazeteciler “mürekkep” kelimesini çok sever, bense hüzünlü bulurum

Gazeteciler “mürekkep” kelimesini çok severler.

Benimse mürekkep kelimesi ile hiç duygusal bağım olmadı.

Kariyerimi kâğıt gazete ve onun üzerine mürekkeple basılan bir mecra ile yaptım, ama o kâğıt benim gözüme hep “modası geçmiş bir hüznün” ifadesi gibi kaldı.

Ben de İstanbul’a “müesses nizamı” yıkmak düşüncesiyle geldim.

Mürekkep kokusu ve makinelerin içinde dolaşırken kendimi hep Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar filmindeki gibi, makine dişlileri arasına sıkışmış bir Kafka kahramanı olarak hissettim.

Dünya medyasını hep sistemin dışından gelenler değiştirdi

Dünya medyasındaki büyük değişimi hep sisteme dışarıdan gelenler yaptı.

O nedenle Murdoch’tan esinlenerek böyle insanlara hep “Avustralyalılar” dedim.

1969 yılında The Sun gazetesinin üçüncü sayfasında çıplak fotoğrafı yayımlanan Stephanie Rahn’ın gerçek soyadı Kahn’dı.

Editör yanlış yazdığı için adı öyle kalmıştı.

Stephanie Kahn veya kullandığı asıl ismi ile Stephanie Marrian bugün 78 yaşında…

Murdoch, dünya medyasını en köklü biçimde değiştiren insandır.

Mürekkeple işimiz hâlâ tam olarak bitmedi.

Ama “Mürekkebi kim öldürdü?” hikâyesini yazacağımız günler de çok yakın.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar