Orhan Diren ülke zenginliğine değer katanlardandı
Orhan Diren benden dört yaş küçüktü. Tokat’da Gazi Osman Paşa Lisesi’nde okuduğumuz yıllarda Behzat Caddesi ve Bey Sokağı’ndaki işyerlerinden tanıyordum. Bizim gibi yoksul köylerden kopup gelenler için “rol modeli” bir ailenin çocuğuydu. Babası Vasfi Diren ve yakın arkadaşı Dr. Ömer Balakbabalar’ı, o dönemde Sulu Sokak’ta küçük bir dükkanda Tozanlı Gazetesi’ni çıkan amcaları Necati Diren’i hepimiz bilirdik.
Ülkemizde “üretim sorunlarını” sevda edindiğimizde de Kazova, Niksar Ovası, Erbaa Ovası, Artova, Gökdere Vadisi gibi toprak varlıklarındaki ürünleri değerlendirenler de o aile oldu.
Gözleyebildiğim kadarıyla Diren ailesinin yöreye katkılarını beş başlıkta toplayabiliriz: Birincisi, yöre insanının hassas olduğu alanlarda aşırı değerlendirme yapmak isteyenlerin önünde her zaman engel oluşturdular; birlik, dirlik ve düzenin bozmasına fırsat vermemeyi sosyal sorumluluk bağlamında önemsediler. İkincisi, yöre topraklarında yetişen ürünleri değerlendirerek tarımsal alanda geçimlik aile işletmelerinin piyasaya açılmasına vesile oldular. Üçüncüsü, işlerini yerelden ülke geneline, bir ölçüde de olsa küresele taşıdılar. Dördüncüsü, sosyal sorumluluk bağlamında siyasette ve sivil toplum örgütlenmelerinde yapıcı etkileriyle rol modeli oluşturdular. Beşincisi, tohum, fide, fidan, hayvan yetiştirme konusunda örnek işletmeler kurarak yöre topraklarında ürün desenini zenginleştirdiler.
Toplumun hassasiyetleri
Diren ailesi ve aile geleneğini sürdüren bir insan olan Orhan Diren’i sonsuzluğa uğurlarken üzerinde durulması gereken hususlardan birini Abraham Kuyper’in “alan teorisi” ile açıklayabiliriz: Teoriye göre toplum aile, devlet, eğitim, ibadet yerleri, iş dünyası gibi değişik alanlardan oluşur. Her alanın kendi mantığı, kendi iş yapma tarzı ve kendi otoritesi vardır. Toplum, kendisini oluşturan her bir alanın değerlerinin saygınlığını gözettiği durumlarda doğru bir işleyiş kazanır.
Vasfi Diren, Orhan Diren, kardeşleri ve Ozan Diren gibi üçüncü kuşak aile mensupları toplumun hassasiyetlerine özenleri, değerlerin saygınlığını gözetmeleri ile yaşadıkları yöreye değer katmışlardır: Birlik, dirlik ve düzenli yaşamın harcı olmaya çalışmışlardır.
Toprağın verdiklerini değerlendirme
Orhan Diren’i sonsuzluğa yolcu ederken kendisinin ve ailesinin ürettikleri bir başka değerden daha söz etmeliyiz: Tozanlı Çayı ile Kelkit Çayı’ın suladığı Kazova, Niksar Ovası, Erbaa Ovası‘na Artova’yı da ekleyince Tokat’ın toprak zenginliğini kavrarsınız.
Diren ailesi yörenin Narenciye üzümünden domatesine, kızılcığından mahlebine ve diğer meyve ve sebzelerini geleneksel sınırlarından çıkararak “piyasa ürünü” haline getirmişlerdir. Gelişme sürecinde Orhan Diren’in katkısını bir yere not etmek gerekir.
Tokat ve yöresi insanının ürününü değerlendiren girişimcilik, maddi ve kültürel zenginliği artırmış ve yöre insanının yaşamını kolaylaştırmıştır.
Üretimi yerelden ülke ölçeğine taşıma
Diyarbakır ve Elazığ’dan Boğazkere ve Öküz gözü üzümlerini toplayan, onu Tokat’ın kendine özgü narinciye üzümü birlikte değerlendiren, yabanı vişne mahlebi, dağın taşın ürünü olan kuşburnunu ülke sathına yayan gelişmelerin altında Orhan Diren’in alın teri ve göz nuru vardır.
Tokat’tan İzmir Kemalpaşa’ya oradan Aydın’a uzanan tesisler ülkemiz çiftçisinin gelir ve zenginlik odakları olmuştur.
Orhan Diren ve ailesinin tarımsal üretimde yerelden ülke geneline, oradan küresel ölçeğe yürüyüşleri, son yolculukta tarihe düşülmesi gereken başka notlardır.
Siyaset ve sivil topluma katılım
Orhan Diren’in kendisi ve aile mensupları siyaset ve sivil toplum örgütlenmelerinde de yer almayı da toplumsal görev saydılar. Düşüncelerini kapalı kapılar ardında söyleyenlerden olmalılar. Topal karınca misali, kimden ve neden yana durduklarını açıkça ifade etmekten çekinmediler.
İnsanları hep erdem ve ahlak kurallarıyla yönetmenin peşindeydi Orhan Diren.
Konfüçyüs’un “İnsanları yasa ve cezalarla yönetirseniz, onlar bir daha belki yanlış yapmayacaklar, amaşeref ve utanma duygularına da sahip olmayacaklardır. İnsanları erdem ve ahlak kurallarıyla yönetirseniz o zaman onlar hem utanma duygusuna sahip olacaklar hem de doğruyu yapmaya çalışacaklardır” uyarasını ilke edinmiş, bilgeydi.
Tarımsal üretime destek
Bir fanının geride bıraktığı izler önemlidir. Orhan Diren ve ailesi yöreye uygun meyve çeşitlerine, meyve sebze üretiminde, Turhal Şeker Fabrikası’nın yerini KİGEM’den alarak çiftçiye sağladıkları görsel ve maddi katkılarıyla da önemlidir.
İslah edilmiş et ve süt hayvancılığından tohum, fide, fidan yetiştirerek yaptıkları katkı da hayırla anılması gereken hususlardır.
Sonsuza uğurladığımız Orhan Diren ve ailesiyle ilgili yazacak çok şey var…
Geride eser bırakmış, maddi ve kültürel zenginlik üreterek insan yaşamını kolaylaştırmada değer katmış bir insan olarak yerinde rahat uyu dostum. “Keşke” diyecek boşluklar bırakmadan geldin ve gittin; ama topluma değer katarak gittin.