Panik havası bu kez doğudan esiyor

A. Levent ALKAN
A. Levent ALKAN

Küreselleşme ne zaman başlar? Ticaret mallarından bazıları; ipek, baharat, porselen, kağıt, değerli madenler, bal, deri, kürk, canlı hayvanlar olduğuna göre, küresel ticaret Lidyalılar tarafından yapılan Kral Yolu’na, Mezopotamya’ya Anadolu uygarlıklarına kadar uzanır. Bu soruyu Kevin H. O’Rourke ve Jeffrey G. Williamson’a sorarsak; büyük patlamanın 1492 Christopher Colombus, 1498 Vasco da Gama keşifleriyle ya da Adam Smith ilk kıvılcımıyla başladığı şeklindedir. ( https://www.nber.org/papers/w7632 )

Bir bu kadim tarih tartışmasından sıyrılıp, içinde bulunduğumuz açmazlara bir göz atalım:
a. Totaliter despotizm.
b. Bölgesel savaşlar iki büyük dünya savaşı tecrübesiyle sabit yer kürenin derin yarası.
c. Yerel ekonomilere uzanan etkisiyle kitlesel göç.
d. Uluslararası terörizm.
e. İklim değişikliği ve çevre kirliliği.
f. İki kutuplu küresel siyaset dengesinde kitle imha silahlarına yönelik yatırımlar.
g. Yeni oyuncu Çin…

Bugün için oldukça sert bir panik havası esiyor. Ancak bu esen rüzgar Batı’dan değil, Doğu’dan. Bizim için sonucu değiştirmiyor. Türk Lirası’nın güçlü algısı yine darmadağın oluyor. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’leri 240’ların altına sarkmışken, bir anda 300’lere fırlayabiliyor. Koronavirüs, küresel ekonominin büyüme beklentilerini bir çırpıda yutuyor. Öyleyse, Türkiye özelinde bir çözüm gerekiyor. Ancak bu çözüm nasıl olacak? Öncelikleri belirlemeden yola çıkmak, belirsizliklere ve devinimlere teslim olmak demektir. Peki, nereden ve nasıl başlanmalı? Ben bunları madde madde size şu şekilde sıraladım:

a. Türkiye’nin ihracata ilişkin politikaları yeniden yapılandırılmalıdır. Yani ihracat politikamız, sil baştan yeniden oluşturmalıdır.
b. İhracatta ithalat payının aşağı çekilmesi gerekmektedir.
c. Zor olsa da; Avrupa, ABD ve Japonya’ya odaklanmalıyız. Bu pazarları ele geçirmeyi hedeflemeliyiz.
d. Ulaştırma yatırımlarımızı deniz taşımacılığı ile entegre demir yolu ağlarına dayandırmalıyız.

Sonuçta ulaşım için ayırdığımız kaynaklar, üretimi denizle entegre olacak şekilde tamamlamalıdır. Anadolu’nun en ücra yerlerini küresel ekonomiye açmalıdır. Ekonomik atılımın geri dönüşü, yeni iş ve yeni istihdam olanakları sunabilmelidir. Bunu tersi olan, salt hizmet götürmek tarzındaki ulaşım dizaynı, daha uzun vadeli bir perspektife yerini terk etmelidir. Bunlar olmadan küresel rekabette olması gereken yerimizi bulamayız. Unutmayalım ki, ülkemizin içinde bulunduğu açmazın çözümü; turizm, tarım hayvancılık ve ihracat alanlarında yapılanmış üçayak üstünde her zaman ayakta kalır. Yoksa ilk sert rüzgarda yine yıkılır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar