Para politikası ve öngörülebilirlik
Geçtiğimiz hafta TCMB öngöremediğimiz ama oldukça olumlu bir adım atarak politika faizini 750 baz puan arttırdı ve yüzde 25 seviyesine getirdi. Bundan sonra bu adımların devamı kadar öngörülebilirliği de önemli olacak. Seçim sonrası ekonomi yönetimindeki değişimi ve uygulamaya başlanan politikaların yönünün doğru olduğunu başından bu yana vurguluyoruz. En önemli ekonomik sorunumuz olan enflasyonun çözülmesi açısından para politikasının reaktif değil, proaktif olması gerektiğini çok kez dile getirdik.
Politika faizi tahminlerimizde yanıldık
Bu çerçevede son alınan kararı nasıl değerlendirmek gerekiyor ? Bu son adım beklenenden güçlü ve doğru yönde olduğu için proaktif olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, üç aylık bir perspektiften baktığımızda reaktif olduğunu söyleyebiliriz. Merkez bankaları normal koşullarda fiyat istikrarını hedefleyen ve beklenen enflasyonun üzerine çıkmayı amaçlayan bir politika kurgusu ile hareket eder. Bu hedefe ulaşmak için faiz arttırımında ilk adımını veya adımlarını güçlü atar. Veri akışına göre adımlarını küçültür. Haziran ayında enflasyonun yüzde 40’larda olduğu ve hızla yükseleceği tahmin edilen bir ortamda Merkez Bankasından büyük bir faiz artışı bekleniyordu. Beklentilerin altında kalarak 650 baz puan olarak gerçekleşti. Pyasa yanıldı. Merkez bankasının belli sınırlamalar ile hareket ettiği anlaşıldığından, Temmuz toplantısında yeterli olmayacağı düşünülse de daha düşük bir faiz artışı bekleniyordu. Beklenenin altında 250 baz puan oldu. Piyasa yine yanıldı. Verilen mesajlarda bir farklılık olmadığı için Ağustos toplantısında daha da küçük bir adım bekleniyordu. Tam tersine oldukça güçlü bir adım ile 750 baz puanlık bir faiz artışı gerçekleşti. Piyasa çok olumlu karşılasa da bir kez daha yanıldı. Döviz kurlarında sert düşüşler oldu, hisse senedi piyasası yön bulamadı, sert dalgalanmalar yaşandı. Bir gün arayla döviz ve hisse senedi piyasalarında işlem yapanlar ciddi zarar ya da kâr ettiler.
Proaktif ve öngörülebilir olmak
Bir tarafta para politikası adımlarında yanılan ve öngöremeyen bir piyasa var, diğer tarafta atılan adımlar sonrası enflasyon beklentilerinin çıpalanamadığını gören ve faiz arttımını tekrar hızlandıran bir merkez bankası var. Bu açıdan baktığımızda doğru yönde ama reaktif bir politika olduğunu görüyoruz. Bundan sonra proaktif ve öngörülebilir olmak enflasyon ile mücadelenin başarısı açısından çok daha önemli olacak.
TCMB yeni yönetimi ile belli sınırlamalar altında doğru yönde ilerliyor. Toplantı raporları sade ve doğru tespitlerle geliyor. Enflasyon raporu da bu anlamda çok önemli bir katkıda bulundu. Adımlar doğru ama yavaştı. Şimdi hızlandı. Bu hızın devam etmesi ve öngörülebilir olması da son derece önemli olacak. Eylül ve sonrasında nasıl adımlar geleceğini piyasa şimdiden konuşmaya başladı. Enflasyon 60’lı rakamlara hatta belki üzerine gidecek. TCMB de beklentileri 2024 sonundaki yüzde 33 olan enflasyon hedefine yönlendirmeye çalışıyor. Başarılabilirse 12 ay sonra bile muhtemelen yüzde 40’lı rakamlarda olacağız. Para politikasının bu çerçevede faiz beklentilerini şekillendirmesi, proaktif ve öngörülebilir olması gerekiyor. Bu hedefe ulaşabilmek için sadece para politikası değil, maliye politikası, yapısal reformlar, ihracatta kaybedilen rekabet gücü ve pazarların kazanılması gerekiyor. Ekonomide hissedilir bir yavaşlamayı kabul etmek gerekiyor. Mevduat faizlerinin tasarruf sahiplerine reel bir getiri sunması, enflasyonun düşeceğine, kur riskinin azaldığına dair inancın güçlenmesi gerekiyor.
Doğru faiz, KKM’nin çözülmesine, talebin düşmesine ve sadeleşmeye yardımcı olur
Özetle, enflasyon ile mücadelede yapılacak çok şey var ama en önemli görev merkez bankasına düşüyor. Merkez Bankası bir taraftan KKM’yi azaltmaya, diğer taraftan talebi azaltmak için makroihtiyati politikalar uygulamaya çalışıyor. Aynı zamanda bankacılık sistemine yönelik düzenlemelerde sadeleşme çabasında bulunuyor. Faiz adımları güçlü gelmeye devam eder ve öngörülebilir olursa bu hedeflere zaten ulaşacaktır. KKM azalır, talep düşer ve bankacılık sistemi kendi işine otomatikman döner, kendi kendine sadeleşir.