Parayla saadet olmaz mı, TÜİK ne diyor?

ÖZDER ŞEYDA UYANIK
ÖZDER ŞEYDA UYANIK

ÖZDER ŞEYDA UYANIK

Psikoloji, sosyoloji ve siyaset merakı muhtemelen ekonomi ile ilgilenen herkeste bir miktar vardır. Burada “meraktan” kastettiğim aslında kişisel olarak EQ’su (duygusal zekâsı) düşük kişilerin teorik öğrenimlerinden ziyade EQ’nun yüksek olduğu kişilerde bir şekilde enformasyon beslenmesi halinde oluyor.

Psikolojiden kastedilense son yılların manifestleri değil haliyle. İnsanın özündeki ruhun analizi olandan bahsediyoruz.

Geçen hafta Cem Yılmaz esprilerinden bahsetmiştik. O yazıyı da buraya link olarak ekliyorum. Geçen hafta komedi konuşurken, bu hafta mutluluğa geçtik... 

Bu hafta ise Acar Baltaş’ı takip eden biri olarak, geçtiğimiz günlerde denk geldiğin makalesinde başlık özellikle ilgi alanımdaydı: Mutluluk Ekonomisi!

Başlık “kanca” atıp da ilgi alanına giriyorsa o içerik her zaman etkileşimin hakkını verir.

İnsanlığın en büyük ikilemlerindendir. Hatta geçmiş Türk filmlerinin de ikonik repliğidir: Parayla saadet olmaz…

Ekonomiyle fazlasıyla haşır neşir olan biri olarak büyük bir sağlık sorunu ya da engel durumu olmadığı müddetçe paranın önde geldiğini kanıtlayabilecek çok veri sunabilirim ama konumuz bu yazıda bu değil.

“Aşk mı, para mı?”, “Para, dost satın almaz” gibi klişe söylemlere de girmeden mutluluğun bir ekonomisi olup olmadığına ya da zaten var olanın kanıtlanabilir olup olmadığına bakalım.

Değerli hoca Baltaş’ın makalesinde bahsettiği Richard Easterlin’in teorisinden yola çıkarak Türkiye’nin kişi başına düşen GSYH’si ile TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti verileri incelendiğinde, negatif korelasyon tuzağına düştüm.

2010-2024 verilerine bakıldığında, mutluluk düzeyinde düşüş, gelir düzeyindeyse yükseliş seyriyle karşılaşılıyor.

Parayla saadet olmaz mı, TÜİK ne diyor? - Resim : 1

Enflasyonla karşılaştırıldığında ise bu kez anlamsız bir ilişki göze çarpıyor.

 

Parayla saadet olmaz mı, TÜİK ne diyor? - Resim : 2

Dönüp bir de TÜİK’in Yaşam Memnuniyetine baktığımızda ise ortaya karışık bir tablo çıkıyor ki “ortaya karışık” ifadesi her şekilde kendini gösteriyor.

Orta sınıf kalmadı söylemlerine karşın memnuniyette ortada olanların 2003 sonrasında ani düşüşü dikkat çekerken, parasal kazancı olmayanların memnuniyeti ise yıllar içinde en dip seviyelere geriliyor.

TÜİK’e göre “çok memnun” olanlar pandemide zirve yaparken, 2003 ile 2024’te aynı düzeyde bulunuyorlar.

“Memnun” olanlar ise en büyük değişimi yaşayan gruplardan oluyor. 2003 yılında yaşam memnuniyeti 16,7 olanlar 2024’te 42,8’e çıkıyor. Ortada olanlar 39,9’dan 24,1’e gerilerken, memnun olmayanlar bazı yıllar zirve ya da dip yapsa da 2003 ve 2024 seviyeleri benzer.

Hiç memnun olmayanlar önemli seviyede gerilemiş görünüyor. Parasal kazancı olmayanlar 2005 yılında eklenirken, 12,2’den 2024’te 0,7’ye geriliyor.

Parayla saadet olmaz mı, TÜİK ne diyor? - Resim : 3

O halde hayatından memnun olanların umutları da olur dersek; gelir grubuna göre umut düzeyinde ne görürüz?

Son 10 yılda en düşük gelir grubu hariç her gelir seviyesinde umut azalmış! En düşük gelir grubunda ise değişim olmamış.

Düşük gelir grubunun umut düzeyi 5,3’ten 3,3’e, orta gelir grubunun umut düzeyi 5,9’dan 4,5’e yüksek gelir grubunun umudu 5,9’da 4,2’ye ve en yüksek gelir grubunun da umudunun 8,5’ten 5,8’e gerilediği görülüyor.

Parayla saadet olmaz mı, TÜİK ne diyor? - Resim : 4

TÜİK verileri böyle söylüyor.

Özetle, gelirle mutluluk arasında yüksek bağ görünmüyor. Türkiye’de de yaşam memnuniyetinde gelirden bağımsız yükseliş görülüyor. Ancak yine de tüm gelir düzeylerinde umutlar tükeniyor. Nasıl yorumlamak gerekir?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar