Patrona vergi indirimi varsa, asgari ücret de artırılmalı!

Özlem KARAHAN
Özlem KARAHAN SANAL ALEM MÜFETTİŞİ

04 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete ile gündemi oldukça meşgul edecek bir kanun yayımlandı.7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. Bu kanunda özetle üç ana nokta belirlenmiş oluyor: Vergi borçlarının yapılandırılması, yurt dışından ülkemize sermaye ve beyin göçü, uluslararası hizmet merkezleri ve transit ticarette vergi teşviki sağlanması…

Vergi Borcu Yapılandırma 36 aydan 72 aya çıkıyor

Bazı maddeleri incelediğimizde; ilgili Kanun’un birinci maddesine göre 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, 48.maddesinin birinci fıkrasındaki 36 ay taksit süresi 72 aya çıkarılırken, teminat sınırı 5 bin liradan 1 milyon liraya çıkarılıyor.

Böylece Vergi dairesi ile şartların uygunluğu sağlanırsa; işletmelere KDV, Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, SGK borçları için 72 aya kadar taksit imkânı doğabilecek.

Veraset vergisi yabancı yatırımcıya yüzde 1 uygulanacak

Bir başka maddede: 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 20/D maddesi kapsamında madde 4’e göre; 20 yıl gelir vergisi istisnasından yararlanan bir kişinin vefatı halinde, yüzde 1 vergi uygulanacak.

Öyle görülüyor ki; bu vergi uygulamasının nedeni: Ülkemize yerleşen yabancı yatırımcının ve yüksek gelir düzeyinde olan kişilerin, Türkiye’yi tercih etmesini sağlamaya çalışmak.

İkramiye ve yarışmadan elde edilen gelire vergi istisnası uygulanacak

Üçüncü maddeye göre: 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 17.maddesinin birinci fıkrasında; ikramiye, yarışmalarda elde edile kazançlardan, istisna tutarları artırıldı. Bu kazançların daha çok bireysel gelirlere yönelik olduğu görülüyor.

Yurt dışından elde edilen kazançlara 20 yıl vergi yok

Dördüncü maddede ise ki en dikkat çekici ve fazlasıyla kamuoyunu meşgul edecek bir düzenleme gibi görülüyor. MÜKERRER MADDE 20/D- Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır”.

Yurt dışından elde edilen kazançlara 20 yıl vergi alınmayacak. Bu maddeye göre kişi; son üç yıl içinde Türkiye’de yaşamamışsa ve ülkemizde vergi mükellefi de değilse, sonradan ülkemize yerleşmişse, Türkiye dışından elde ettiği kazançları için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek. Kira, faiz, yurt dışı, menkul kıymet gibi birçok geliri kapsıyor.

Örneğin: Yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşının Türkiye’ye taşınması halinde ve yurt dışı kazançlarının da 10 milyon TL olduğunu düşünürsek, Türkiye’de yerleşmesine rağmen 20 yıl gelir vergisi ödemeyecek.

Nitelikli Hizmet Merkezleri adıyla yeni bir kavram oluşuyor

Altıncı maddede ise; Nitelikli Hizmet Merkezleri adıyla yeni bir kavram oluşuyor. EK MADDE 1- Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder”.

Bu maddeye göre; en az üç farklı ülkede faaliyeti olan ve yıllık kazançlarının en az yüzde 80’inin, yurt dışı grup şirketlerinden gelmesi gerekiyor. Faaliyetlerinin kapsamı ise muhasebe, finans, yazılım, veri analizi, denetim, risk yönetimi, hukuk danışmanlığı, marka yönetimi, insan kaynakları vb . alanları kapsıyor.

Nitelikli Hizmet Merkezi’nde çalışana vergi indirimi

Beşinci maddeye göre; bu yeni adıyla tanımlanan Nitelikli Hizmet Merkezleri’nde çalışan personel ücretlerinde, brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı, vergi indirimine tabi olacak. Ayrıca İstanbul Finans Merkezi ve belirlenen Endüstri Bölgeleri’nde, asgari ücretin beş katına kadar gelir vergisi indirimi uygulanacak.

Transit ticarette yüzde 95 vergi teşviki geliyor

Yedinci madde kapsamına göre; transit ticarette de vergi teşviki sağlanıyor. Yurt dışından alınarak, Türkiye’ye giriş yapmadan satılan mallardan elde edilecek olan kazançların yüzde 95’i, Kurumlar Vergisi’nden indirilecek.

İstanbul Finans Merkezleri ve bazı bölgelerde ise yüzde 100 vergi indirimi olacak. Örneğin: Çin’den bir mal aldınız ve Mısır’da sattınız. Bu mal, Türkiye’ye hiç girmeden 50 milyon TL bir kar oluştuysa, bu karın sadece 2 milyon 500 bin TL’si vergilendirilecek.

Çok uluslu şirketlerin, Türkiye’ye gelmesinin sağlanması olarak düşünülebilir.

Üretim firmalarında vergi indirimi yarı yarıya düşüyor

Sekizinci madde kapsamına göre mevcut uygulamada: Kurumlar Vergisi Oranı yüzde 25 iken, sadece Sanayi Sicil Belgesi ve fiilen üretim faaliyetinde bulunan şirketlerin, üretim faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerine uygulanacak vergi oranı, yarı yarıya indiriliyor. Yüzde 25 yerine yüzde 12,5 vergi uygulanacak.

Örneğin; şirketin 2 milyon TL kazancı olsun. Eski uygulamada yüzde 25 vergi ile 500 bin TL ödemesi gerekirken, yeni uygulamada yüzde 12,5 oranla 250 bin TL vergi ödeyecek.

Varlık Barışı yıllar sonra geliyor

Onuncu maddeye göre : “5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 19- (1) Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31 /07/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir”.

Bu madde incelendiğinde: Yeni bir Varlık Barışını görüyoruz. 31.07.2027’ye kadar para, altın, döviz, menkul kıymet, sermaye piyasası gibi varlıkları kapsıyor. Varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 vergi uygulanıyor. Ancak varlıklar: ilgili Kanun’a göre: 1 yıl tutulması halinde yüzde 4, 2 yıl tutulursa yüzde 3, üç yıl tutulursa yüzde 2, 4 yıl tutulursa yüzde 1, 5 yıl tutulursa yüzde 0 vergi uygulanacak.

İlgili bu maddenin 8.fıkrasında belirtilen : “(8) Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz”.En dikkat çeken hüküm gibi görülüyor. İşletmelerin bildireceği yüklü olan bu tutarlar için vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı anlaşılıyor. Kamuoyunda sıcak para akışı ve paranın nereden, kimden geleceği belli olmayan tutarların da endişe yaratacağı da tartışılıyor.

Anlayacağınız Varlık Barışı yıllar sonra geri geldi.

Tekno girişim şirketlerine oda aidatı indirimi uygulanacak

On birinci maddeye göre ise: Tekno girişim rozetine sahip ve Start-Up şirketlerine de finansman desteği sunulduğu görülüyor. Ayrıca dijital şirketlerin, ilk 3 yıl bağlı bulundukları odalara aidat ücreti ödemeyeceği görülüyor.

On üçüncü maddeye göre: İstanbul Finans Merkezi teşvikleri de 2031’den 2047’ye kadar uzatılıyor.

Yeni vergi paketinde vatandaşın nefesi kesiliyor

Son yıllarda uygulanan her yeni vergi paketinde, gözlemlediğim ne oldu diye sorarsanız? Vatandaşı, emekliyi, beyaz yakalıyı, memuru, işçiyi rahatlatacak, gelir düzeyini artıracak bir uygulamanın olmaması.

Tamamen şirketlere nefes aldıracak adımlar olarak görülüyor. Oysa ki asgari ücret alan vatandaşlarla konuştum. “Şirketlere vergiyi indiren sistem, benim de asgari ücretime zam yapsın” diyerek feryat ediyor.

Vatandaş: “Pazara, çarşıya, markete gidemiyorum. Fiyatlar almış başını gidiyor” diyerek isyan ediyor. Emekli, evinden çıkamaz oldu. Asgari ücretli ise aldığı maaşın kiraya bile yetmediğini, ek iş de bulamadığını ve hayatın çekilmez olduğunu söylüyor.

Şirketlere vergi indirimi, vatandaşa yeni vergi yükü

“Şirketlere vergisini silen sistem bizi neden hatırlamıyor? Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Benim de insanca yaşam süreceğim bir gelir düzeyim olsun. Bu ülkede yaşayan vatandaş olarak bizim şirketlerden daha mı az değerimiz var” sorusunu dile getirerek vatandaşlar, sitem ediyorlar.

Vergiyi tabana değil, tavana yaymalı. “Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınacak” diye başlanılan torba vergi paketlerinde anlaşılan, sermayeye yine dokunulmayacak olması. Yine emekçi, işçi, asgari ücretli, emekli daha çok vergiyi yüklenecek gibi görülüyor.

Ünlü Halk Ozanı Aşık Mahzuni Şerif’in, “Kahpe Dünya Doymadın” eserindeki şu dizeler dilime dolandı: “ Sen gidersin döne döne/ Dur diyen yok mu sana/ Bütün beylerin aşkına/ Beni de ye gel beni de. Mahzuni’yim derdim çok/ Attım hedef durmaz ok/ Hiç birinden farkım yok/ Beni de ye gel beni de”...

Emekli, asgari ücretliyi de vergi yükü ile ezmeyen ve insanca bir yaşamın güvencesini verecek, sosyal ve ekonomik düzenlemelerin hayata geçirilmesi dileğiyle… Vatandaşın ağır ekonomik koşullarla baş etmeye mecbur bırakılmayacağı ve Aşık Mahzuni’nin türküsünün sözlerindeki gibi her geçen gün artan zam ve vergilerle, “beni de ye gel beni de”… Demeyeceğimiz ve işçinin, emeklinin, asgari ücretlinin ve tüm emekçilerin yüzünü güldürecek, güneşli güzel günlere varabilmek umuduyla. Kalın sağlıcakla…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar