Pepee’nin Ayşe Ablası, milyar dolarlık ‘Edu Tech’ girişimcisi olabilecek mi?

Sadi ÖZDEMİR
Sadi ÖZDEMİR EKONOMİDE SAĞDUYU

Türkiye’de anaokuluna gidemeyen çocuklar için Pepee’yi tasarlayıp hayata geçirerek ‘yerli çizgi film olamaz’ diyenlere nasıl olacağını çok erken dönemde (2007’de) gösteren Ayşe Şule Bilgiç, şimdi de ekibiyle cep, tablet ve bilgisayarlarda çocukların tüm ilgi alanları ve ihtiyaçlarını karşılayacak içerik sunmak amacıyla bir uygulamalar demeti ‘işletim sistemi’ geliştirdi. Düşyeri Premium adı verilen ve ikinci aşama yatırım turunu tamamlayan girişim, Ali Koç ile Ali Sabancı’dan aynı anda yatırım almayı da başardı. Yıl bitmeden ABD, Meksika, Almanya ve Endonezya’ya yayılması planlanan girişimle ortaya çıkan ürün, pedagojik ve psikolojik süzgeçlerden geçmiş TV kanalı, oyunlar, müzikler, e-kitaplar içeriyor. Youtube’dan da çocuklar için aynı titizlikle en uygun videoları güvenli şekilde süzüyor. Pepee’nin Ayşe Ablası bir aksilik olmazsa birkaç yıl içinde Türkiye’nin ilk unicorn’u (1 milyar dolar değeri aşan teknoloji şirketi) olma yolunda ilerliyor. Her şey ‘hayatta bir anlam aramakla ilgili’ diyerek söze giren Ayşe Şule Bilgiç, bu arayışın da genellikle en çok vaktinizi geçireceğiniz meslek ile ilişkili olduğunu vurguluyor ve şöyle devam ediyor: “Hep iletişim sektöründeydim; gazetecilik, reklamcılık, halkla ilişkiler yaptım. Dönemin en büyük reklam ajansında, Kanal D’de, CNN Türk’te, Hürriyet’te, dizilerde çalıştım. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, ikinci sınıftan itibaren çalışmaya başladım ve fark ettim ki her şirket, her organizasyon aslında birinin düşü. Sen birinin düşü içinde olursan o düşte çok büyük bir etki yapman kolay olmuyor. Ben de kendime ‘Ayşe sen bu kadar büyük bir anlam peşindeysen sıfırdan sen kur bir düş’ dedim ve ‘çizgi film yapacağım’ diyerek yola çıktım. Finansal tablo bunu asla yapmamam gerektiğini söylüyordu ama ‘yapacağım’ dedim. Sonra okumalarımı psikolojiye yönlendirdiğimde çocuklara odaklanmak çok anlamlı geldi. Çünkü dünya daha iyi bir yer olsun istiyorsak çocuklara odaklanmak şart. 2007 yılından bahsediyorum. Çocuklar TV karşısındaydı. Bu çocuklar ne izliyor? En çok çizgi film izliyor. Çizgi filme öyle güzel ‘felsefe’ koyabilirim ki çok faydalı olabilir. Anaokuluna gitme şansı olmayan çocuklar var ve onlarında bir anaokulu müfredatındaki bilgiye hatta fazlasına sahip olmaları lazım. Eğitim-davranış bilimci, psikolog ve çocukla ilgili çalışan herkesten bilgi alarak senaryolarını yazarak başladım.”

Pepee’nin Ayşe Ablası, milyar dolarlık ‘Edu Tech’ girişimcisi olabilecek mi? - Resim : 1

Para kazanana kadar 12 motosikletimi sattım

Pepee’nin ilk bölümlerini üretmek için yola çıktığında herkesin kendisini vazgeçirmek için akıl verdiğini anlatan Ayşe Şule Bilgiç, “Çünkü bütün çizgi filmler yurt dışında üretiliyordu ve bölüm başına çok düşük fiyatlarla alınabiliyordu. Türkiye’de bir bölüm üretmenin maliyeti inanılmaz yüksekti” diyor. Bilgiç şöyle devam ediyor: “Motosiklet gazeteciliğinden kazandığım paralarla aldığım 12 motosikletim vardı. Hepsini tek tek sattım ve Pepee para kazanana kadar bizi ayakta tuttu. Eşim bile şimdi ‘ben sana destek veriyordum ama Ayşe böyle bir şeye heves etti, hevesini kırmayalım diye yoksa başarılı olacağına hiç inanmıyordum’ diyor.”

TRT Çocuk’la büyüdük, youtube ve google’da zirveye oturduk

Pepee’nin başarılı olmasını sağlayan en önemli gelişme ise TRT’nin ‘çocuk kanalı’ açması olmuş. Ayşe Şule Bilgiç şöyle devam ediyor: “Biz Pepee’yi yayınlayacak yer ararken, büyük prodüksiyon şirketlerine TRT faks çekmiş ve ‘TRT Çocuk kuruluyor, çizgi film yapabilecek ekipler varsa projelerinizle gelin’ diye açık bir çağrı yapmışlar. Bana ‘sen hala bu işlerle uğraşıyorsan bir git istersen’ dediler. Pepee’yi proje dosyası haline getirip TRT’ye mail attım, çağırdılar hemen. Çünkü yüzde 70 yerli içerik hedefleri var ama yerli çizgi film yok. Bölümleri seyrettirdim, 15 kişi falan izlediler. ‘Bunu niye yaptınız’ dediler. Çocuk iletişimi yapıp çocuklara eğitim eşitliğini sağlayacağız vs anlatıyorum ama bütün ekip 3 kişiyiz. Ben, ve animasyonları yapan biri var, Kıraç da müzikleri yapıyor. İlk kabul edilen proje olduk. TRT’nin hayatımıza girmesiyle 98 kişiye kadar çıktık. 2012’den sonra çocuklar dijitale kaymaya başladı. Düşyeri Youtube kanalını kurmuştum ve Pepee 2012’de Youtube’dan izlenen tüm kategorilerde 1. ve 2. video oldu. Çocuk kategorisinden bahsetmiyorum. Türkiye’den Google’da en çok aranan kelimeler içerisinde de 3’üncü oldu. Birinci ÖSYM, ikinci de E-Devlet’ti zaten.”

Ali Sabancı ve Ali Koç ortak oldu

Ayşe Şule Bilgiç, “Hedef kitlem dijitale kayarken biz de eğitim teknolojileri şirketi olmalıydık” diyor ve dijital ortamda çocukların çok büyük tehlikelere maruz kalabildiğini belirtiyor. Bilgiç, şöyle devam ediyor: “Youtube travması, dijital içerik travması diye patolojiler var. Çocuğa ‘izleme’ diyorsun ama her şeyi izleyebileceği aleti veriyorsun eline. Çocuğun yapmak istediği olumlu her şeye izin veren ama zararlı her şeye karşı onu güvende tutacak işletim sistemi gibi çalışan bir yazılım yaptık, adı da Düşyeri oldu. Uygulama olarak indiriyorsunuz, çocuğu tanımlıyorsunuz. Mesela bende iki çocuk tanımlı, Çağrı’ya vereceğim telefonu, Çağrı’nın ara yüzü açılıyor. Tuşa üç kez basıyorum, kilitlendi. Dediniz ki benim çocuğum 3 yaşında, bütün içerikler 3 yaşa göre çıkıyor. Ocak 2022’de açıldık ve 400 bine yaklaştı kullanıcımız. Ali Sabancı, Ali Koç, Nevzat Aydın yatırım yaptı. Birinci turdan aldığımız parayla ürünü hazır hale getirdik (2018). İkinci turu mart sonu gibi kapattık. İkinci tura ilk tur yatırımcılarının tümü katıldı. Halit Ergenç ve Bergüzar Korel de yatırımcımız oldu.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar