Promosyon lütuf değil emeğin hakkı

Özlem KARAHAN
Özlem KARAHAN SANAL ALEM MÜFETTİŞİ

Promosyon, kulağa hoş geliyor değil mi… Peki promosyon sadece ürün olarak mı aklımıza gelir. Emeklilere maaş hesabını 3 yıl boyunca aynı bankada taşıması şartıyla, bir maaş veya daha üstü olarak, yanında fatura talimatı, kredi kartı, kredi kartı nakit avans…vb gibi koşullarla bankalarda nakit maaş promosyonu olarak vaat ediliyor.

Banka promosyonu ve işverene ödenmesi

Emeklinin dışında bir başka kesim de kamu ve özel sektörde firmalarda çalışan kişilere de bankalar tarafından maaş promosyonu veriliyor. Bankaların, kamu ve özel sektör çalışanlarına maaş promosyonu olarak yaptığı ödemeler, son yıllarda artıyor. Banka maaş promosyonlarının, çalışana ödenip ödenmeyeceği ya da paylaşılması konusu ise halen tartışmalı bir durum olarak güncelliğini koruyor.

Bu durum; özellikle özel sektör çalışanları hususunda, uzun zamandır tartışılıyor. İşçi-işveren ilişkisini de etkiliyor. Bankalar, maaş ödemeleri karşılığında işveren ile bir sözleşme yapıyor ve bu anlaşmaya göre de belirli bir tutarda promosyon ödemesi yapıyor. Fakat bu tutarın çalışanlara ödenmesi konusunda yasal bir zorunluluk bulunmuyor.

Kamuda maaş promosyonu yasal güvencede

Özel sektör işçileri için bu durum belirsizliğini koruyor. Kamu çalışanları için ise 2010/17 sayılı genelgeyle, yasal olarak çözüme kavuşturulmuş olduğu görülüyor. Bazı özel sektör firmalarında ise işverenin kendi insiyatifi ya da işyerinde yapılan toplu iş sözleşmesi kapsamında, banka promosyonları işçilere dağıtılıyor ya da paylaşılıyor. Konu, halen net bir çözüme ulaşmış değil.

Kamu ya da özel sektörde kurumlar, bankalar ile maaş protokolü anlaşması yapar. Bu protokole göre; maaş promosyonu ödemesi, bankalar tarafından çalışanlara nakdi ya da ayni yapılan ödemelerdir. Çalışanlara nakit ya da hediye puanı olarak da verilebilir.

Promosyon anlaşması işverene avantaj sağlıyor

Banka tarafından, işverenin maaş ödemesini kendi bankası üzerinden yapması karşılığında, belirli bir tutar ödeme yapar. Bu ödeme tutarı sözleşmeye göre işverenin kazancı olarak değerlendirilebilir. Promosyonu paylaşma tercihi ise özel sektörde işverenin insiyatifindedir.

Bu konunun üç tarafı var. İşçi- işveren ve banka. Banka ve işveren arasında yapılan maaş promosyonu anlaşmasında işçinin banka ile bir ilişkisi yok. Promosyon ödemesi konusunda işçi ve işveren arasında herhangi bir sözleşme ya da işyeri uygulaması yoksa, işçi bu hakkını talep edemiyor. İşveren ve banka arasında yapılan promosyon anlaşmasıyla, bankalar müşteri sayısını da artırıyor. İşverene de bankacılık hizmetlerinde avantaj sağlayan olanaklar sunuluyor.

Maaş promosyonunda asıl payı işçinin maaşı belirliyor

Ancak, bu promosyonun meydana gelmesinde aslında asıl payı işçiler belirliyor çünkü ortaya çıkan bu gelir, çalışanın maaşı sayesinde doğuyor. Banka promosyonu, işveren ve banka arasındaki ilişki gibi görülse de asıl kaynağın işçi olduğu göze çarpıyor.  Yasal düzenlemedeki boşluk nedeniyle bu payın paylaşılması da karşılıksız olabiliyor. Elbette, bu durumun hukuki boyutu da önemli.

Ayrıca promosyonun,  bordroda gösterilip gösterilmeyeceği, vergi ve sigorta primine tabi olup olmaması da işveren ve işçi açısından da dikkat edilmesi gereken önemli hususlardır.

Özel sektörde promosyonda işveren insiyatifi

Promosyon ödemeleri için öncelikle işveren ve banka arasında maaş protokolü yapılır. Özel sektör açısından bakıldığında; banka yapılan bu anlaşmaya göre promosyon ödemesini yapar, işveren eğer isterse bu tutarı çalışanlara dağıtır. Yani işverenin aldığı promosyonu işçilere dağıtması bir tercih olarak görülüyor fakat yasal zorunluluk bulunmuyor.

Ancak, bu durumun çalışanların motivasyonu ve işyerinde çalışırken mutlu olmasını da doğrudan etkileyeceği de göz ardı edilmemeli. Promosyon, çalışanların maaş gelirini doğrudan etkilemese dahi, özellikle günümüzde ekonomik sıkıntılar yaşayan kesimler için bir nebze de olsa ilaç gibi gelecek ve belki bir ihtiyacını karşılayabilecektir.

Banka promosyonu çalışanlarla da paylaşılmalı

Banka promosyonu; adil bir şekilde, işverenin çalışanlarıyla bu ödeme tutarlarını paylaşması, işçinin işyerine bağlılığını artırıyor. İşverenin iradesine bırakılmayacak, işyeri uygulamasına dönüşecek yasal düzenlemelerin yapılmasına, özel sektörde de ihtiyaç olduğu görülüyor. Çalışanın da gelirde hak sahibi olduğu düşünülmelidir.

Banka promosyonunun; işveren tarafından yanlış muhasebeleştirilmesinin de vergi, sigorta açısından cezai riskleri de barındırabileceği unutulmamalıdır. Bu durumun mali ve iş hukuku boyutuna da dikkat etmek gerekiyor. Banka promosyonunun, özel sektörde işçilere ödenmesi zorunlu olmasa da promosyonun kaynağı olan maaşlar, işçinin emeğiyle bağlantılıdır.

İşçiyle bankayı bir araya getiren işverenin, bir emeğin karşılığı olan geliri de paylaşması için gelecekte kalıcı çözümler oluşturulması dileğiyle…

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar