Sadece “ücret artırmak”…
Yabancı işçi…
Türkiye’de çalışana çok pahalı gelen konutu dahi 7-8 yıllık kazancıyla rahatlıkla alabiliyorsa…
***
Kamu/özel hastanende, öncelikli ve ülkesindeki fiyatın yarısına tedavi olabiliyorsa…
(Ulaşım/konaklama dahil)
Ve
Aylık ücreti, tedavi gördüğü doktorun 3-5 katıysa…
***
Yüksek alım gücünün üstüne otellerimizde “indirimli” kalabiliyorsa…
Ve…
Aylık maaşı, hizmet aldığı otel çalışanlarının yıllık maaşı kadarsa…
***
(Almanya’da maaşlar 1700 Euro-14000 Euro aralığında…
4850 Euro ortalama ve ekim ayında en düşük maaşın 2100 Euro olması bekleniyor…)
***
Ve “Ucuz emek” diyerek;
Sanayin “yabancı işçi” ile üretebiliyorsa…
Tarımsal ürün yabancı işçiyle ekilip/toplanabiliyorsa…
Hayvanın yabancıyla güdülebiliyorsa…
***
Enflasyon için:
Üreticiye, “ihracat yapma” denebiliyorsa…
Esnafın, tüccarın maliyetlerine bakmadan, fiyat müdahalesi yapılıyorsa…
VELHASIL
Herkeste verimliliğin/güvenin düştüğü/düşeceği anlamına gelir…
Bu durumda sadece ücretleri artırmak durumu daha da verimsizleştirir…
***
Eğitimde, siyasette, adalette güven artırıcı iklim/reformlar/uygulamalar, verimlilik ve “alım gücü yüksek ücret” getirir…
***
Bitkiye kökü/sağlığı “bol su” değil, toprak/iklim verir…