Salgında üçüncü çeyrek itibarıyla rahatlama başlar
COVID-19 vaka sayılarında ülke genelinde kaydedilen artış, salgında üçüncü dalgaya girildiği görüşünü güçlendiriyor. Testlerde pozitif vaka oranlarının yüzde 10’u aşması ise yeni varyantların etkisine bağlanıyor. Tablo endişe verici boyuta ulaşmışken Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal’dan umut veren açıklamalar geldi. Ünal, mayıs sonunda Çin’den gelecek 50 milyon dozluk aşının başarılı bir şekilde uygulanması halinde yılın üçüncü çeyreği itibarıyla salgında rahatlamanın başlayacağını ifade etti.
İngiltere merkezli vitamin markası Vitabiotics’in düzenlediği online eğitim serisinin ilki, önceki akşam “COVID-19 aşılarının etkinliğini artırmada beslenmenin önemi” başlığıyla gerçekleşti. İngiltere Covid-19 Bilim Kurulu Danışmanı Prof. Dr. Ajit Lalvani ve Türkiye Covid-19 Bilim Kurulu Danışmanı Prof. Dr. Serhat Ünal’ın katıldığı toplantıda, salgın süreciyle ilgili önemli bilgiler paylaşıldı.
Maske, mesafe, hijyen, bağışıklık
Yaşanılan salgının, koronavirüsün insanlığa yönelik üçüncü atağı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Serhat Ünal, “Bu atakta virüs insan hücresine tutunmayı başardı. 124 milyon insan virüse yakalandı, 2.4 milyon kişi hayatını kaybetti. Türkiye ise en çok yeni vaka görülen ülkeler arasında ilk 5’te. Çok dikkatli olmamız gerekiyor” dedi.
Virüsten korunmak için maske, mesafe ve hijyen kurallarını hatırlatan Ünal, “en önemli kalkan ise immün sistem. Bağışıklık sistemi güçlü insanlarda virüsün tutunma ve çoğalma gücü zayıf oluyor. Sadece virüs girdikten sonra onunla savaşırken değil, girerken de güçlü immün sistemin etkisi var” diye konuştu. Güçlü bir immün sistem için A, B6, B12, B9 (folate), C, D ve E vitaminlerinin önemli olduğunu vurgulayan Ünal, şöyle devam etti: “Salgını durduracak silahlardan biri de bağışıklık sistemi. İyi beslenme, kilo kontrolü ve egzersiz ile vücudumuzdaki kalkanları güçlendirmeliyiz. Bu en az maske, mesafe ve hijyen kadar önemli. Çünkü insanlık virüsün mutasyonla zayıfl ama şansını kaçırdı. 100 milyonu aşan vaka sayısında kendi kendini sona erdirmesi umudu artık yok. Yapacak tek şey immün sistemi korumak.”
‘Aşı ticari ve siyasi kavga aracına dönüştü’
Küresel bilim dünyasının COVID- 19 salgınında olağanüstü performans sergilediğini belirten Ünal, dünyada bugün 200’ün üzerinde aşı molekülü çalışması olduğunu, bunların şimdilik 12’sinin ruhsat aldığını hatırlattı. Öne çıkan aşılar ve dağılımına bakıldığında aşının artık sağlık işi olmaktan çıktığını belirten Ünal, “Aşı artık ticari ve siyasi kavga aracına dönüştü. Ruhsatlar, teknoloji paylaşılacak mı bunlar belli değil” dedi.
‘Aşılama yoğun bakım yatışlarını azalttı’
Prof. Dr. Serhat Ünal, 14 Ocak’ta başlayan aşılama sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: “Ben de ülke sorumlusu olarak Sinovac’la ilgili bilimsel çalışmalara katkıda bulundum. 20 milyona yakın doz uygulanarak çalışma tamamlandı. Aşı 18-59 yaş arasında denendi. Semptomatik hastalığı yüzde 83.5, ağır hastalığı ise yüzde 100 engellediği görüldü. Arkasından vatandaşların aşılamasına geçildi. Yaklaşık 14 milyon doz aşı uygulandı. 65 yaş üzeri ölümlerde yüzde 60-65 oranında azalmış durumda. Aşının önemli bir yan etkisine ise rastlanılmadı. Çocuklar konusuna gelince, dünyada bütün aşı klinik çalışmaları önce yetişkinlerde yapılır. Sinovac çocuklara yönelik Faz2 sürecini bitirdi. Erişkinlere göre daha yüksek etkiler gözlendi.”
‘Hangi aşıyı bulursanız yaptırın’
Türkiye’de aşı politikasının çok fazla eleştirildiğini ancak sonuçlara bakılınca başarılı bir süreç yönetildiğini ifade eden Ünal, “Elbette daha fazla aşı alternatifi ile sözleşme yapılabilirdi. Bu eleştirilebilir ama aşıları birbiriyle kıyaslamak şu ortamda doğru değil. Hangi aşıyı bulursanız yaptırın. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de aşılamanın ardından evet hastalananlar var, yoğun bakıma girenler var ama ölümle sonuçlanan yok. Dünya inaktif aşıları eleştirdi ama varyantlarla birlikte bu tarafa doğru yönelme görüyoruz. Şimdi yeterli miktarda aşı geliyor. Mayıs sonunda 50 milyon doz geleceği belirtiliyor. Bu gelirse, BioNTech aşısı da verilen miktarda gelirse bu, 30 milyon kişi aşılayacağımız anlamına gelir. Bu önemli bir başarı. Üçüncü çeyrek gibi rahatlama olacağını tahmin ediyorum” diye konuştu.
İyi beslenme aşının etkisini artırıyor
İngiltere Bilim Kurulu Danışmanı Ajit Lalvani de konuşmasında, COVID-19 aşısının mutlaka yaptırılması gerektiğinin altını çizdi. Lalvani, aşıların etkinliğinde mikro beslenmenin de önemli olduğunun altını çizdi. Mikrobesinlerin vücutta antikor üretimini desteklediğini söyleyen Lalvani şöyle devam etti: “Araştırmalar vücudun aşıya verdiği yanıtla beslenme arasında bağlantı olduğunu gösteriyor. Örneğin grip aşısı yapılan yaşlı bireylerde antikor üretiminin beslenmeye bağlı olduğu görüldü. Yaşlılarda beslenme kalitesi düştüğü için aşıya verilen yanıt da etkileniyor” diye konuştu.