Sanayide artık kadının adı var!

Özlem KARAHAN
Özlem KARAHAN SANAL ALEM MÜFETTİŞİ

Kadın olarak, yüz yıllar boyu hep öğrenmeye açık olduk. Engellendik, hor görüldük, yok sayıldık fakat yine de mücadeleden vazgeçmedik.

Kadınlar olmadan bu dünya çok renksiz olur. Üreten, değer katan, çoğaltan ve yaşama anlam katan yine kadınlar oluyor. Ülkemizde ve dünyada kadınların çalışması dahi 100 yıl öncesine kadar neredeyse yasaktı. Birçok meslekte sadece erkekler egemendi.

Kadının adı yokken günümüzde kadınlar birçok meslekte

Duygu Asena ile Milliyet Gazetesi’nde beraber çalıştığım yıllardan hatırladığım; kadının varlığına, kendini özgürce ifade edeceği alanların açılmasına çok emek harcamıştı. Duygu Asena’yı rahmetle anıyor ve kitabından alıntı yaparak, ‘ Kadının Adı Yok’ eserindeki gibi o yıllarda dahi kadınların, çoğu mesleğe alınmadığı zor yıllardı.

Günümüzde ise kadınlar her yerde. Elbette bu başarı kadınların birlikte daha güçlü olacağı inancı ve kararlı duruşuyla gerçekleşti. Bazı mesleklerin, sadece erkeğe özgü gibi bir yanılgı olduğu yıllardır topluma empoze edilmişken, kadınlar bazen bedeller de ödeyerek sayısız zorluklara katlanarak, direnç gösterip mücadelesiyle tüm bu tabuları söküp attı.

Erkeğin işi denilen kaynakçı kadınlar geliyor

Geldiğimiz bu süreçte kadınlar; otobüs şoförü, güvenlik personeli, mühendis, kaptan, doktor, pilot,  askeriye personeli, kasap ki hep erkeğin işi derken, kadınlar kasaplık yapmaya da başladı. Şimdi kadınlar, otomotiv sanayinde de “Ben de varım” diyor. Evet kadın kaynakçılar yetişiyor. Bu alanda da çok iddialı ve başarılı olduklarını gözlemliyorum.

Dayanışma ruhu ile kadınlar çoğalarak her meslekte ben de varım diyor

Geçen hafta İstanbul Gedik Üniversitesi Kadın Girişimciliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Ayşin Kaya ŞiŞMAN’ın davetiyle, İstanbul Fuar Merkezi’inde gerçekleştirilen WINEURASİA “ Kadınlar İçin Kariyer 5.0 ” başlıklı panele katıldım. Birbirinden değerli, kendi alanında uzman kadınları dinledim. Her birinin kendi sınırlarını da aşarak, “birlikten güç doğar” misali dayanışma ruhu ile daha çok kadının çalışma hayatına atılması yönünde samimi, içten ve ışıl ışıl parlayan gözlerindeki kararlılığı, yaptıkları işe olan inançlı duruşları, beni çok etkiledi.

Moderatörlüğünü Dr.Öğretim Üyesi Ayşin Kaya ŞiŞMAN’ın yürüttüğü konferans, beni umutlandırdı. Ülkemde güzel şeyler oluyor, umudumuzu yitirmeyelim düşüncesini hakim kıldı. ŞİŞMAN: Panelde öne çıkan ana temayı şöyle özetledi: ” İnsan odaklı geleceğin dünyasında ülkemizde kadınların iş dünyasına daha yüksek oranlarda katılımı ve dönüşen teknoloji çerçevesinde, yeni yetkinlik kazanma ve sürdürülebilir ekonominin önemli bir parçası olarak, eşitlik temelinde kadının güçlenmesi üzerine kıymetli panelistler ile bir söyleşi gerçekleştireceğiz.”

ŞİŞMAN ayrıca, çalışma hayatındaki kadının yeri ve sanayideki istihdama da değinerek, oransal olarak verileri de açıkladı: “ Maalesef kadın-erkek eşitsizliğini en derinden hissettiğimiz mecra çalışma hayatıdır. İşte rakamlar;  Kadınların İş Gücüne Katılım Oranı: %36,2 , Kadın İstihdam Oranı: %32,1, Sanayide istihdam oranı; %16’dır. Bu verileri aklımızdan çıkartmadan Yapay Zeka Çağında nasıl eşitleneceğiz? Sorusu yola çıkış başlığımız oldu. “

Bu panelde; 4 kadın konuşmacıyı dinledikçe, karamsarlığa yer olmayacağını ve kadınlar isterse her işi başaracağına olan inancım arttı.

Kadınlar, kendi içindeki güce inanmalı

Panelistlerin konuşmalarından birkaç önemli bölümü de paylaşayım: Kadın panelistlerden ilki Fatma Aydoğdu, öncelikle samimiyeti, doğallığı ve gözlerindeki parıltıyı, dayanışmacı ruhunu ve hep bir şeyleri tamamlamak ister gibi yorulmadan çalışan hanımefendiyi hayranlıkla izledim.

Konuşmacı Fatma AYDOĞDU ; TEZMAKSAN Makine Yönetim Kurulu Üyesi, Sanayici, İş İnsanı, Sosyal Girişimci ,  Melek Yatırımcı , Mentör. Toplumsal faydayı insan olma yolunda en büyük değer olarak gören bir yol arkadaşı olarak kendini ifade ediyor… Birçok yönü olan harika bir kadın

Sanayi ve teknoloji eğitiminde kamu ve özel sektörde yapılması gereken işlemlere  değinen AYDOĞDU bu konudaki düşüncelerini şöyle ifade etti: “Kamu ve özel sektörün birlikte atması gereken adımlar; projelerin sahiplenilerek  tüm kaynak ve enerjisini işbirlikleri , saha çalışmaları zihinsel dönüşüm sağlanmalı.

Bunun yanında nitelikli istihdam eğitimleri ve çalışmalar, kurumlarla birlikte bir paradigma değişimi yaratmalı. “Sanayide Kadın Eli” projesi bunun en somut örneği: 45 ilde uygulanıyor ve 40 binden fazla kadının istihdamına katkı sağlıyor.”

Gelecekte çalışma hayatında kadının uyumu ve sosyal etkisine yönelik de değerlendirmede bulunan AYDOĞDU: “Geleceğin çalışma hayatında en önemli beceri uyum yeteneği. Ama uyum tek başına yeterli değil; yetkinliklerin geliştirilmesi, insanı odağa almak ve fayda değer üretmek gerekiyor.

Kadınlara tavsiyem: potansiyelinizi fark edin, onay beklemeyin, mükemmeli beklemek yerine harekete geçin, öğrenmeye yatırım yapın ve kolektif bilinçle toplumsal faydayı büyütün. Ve en önemlisi: Her kadın, hayat amacını onu güne başladığında motive eden duyguda bulmalı. Hepimizin dünyaya geliş amacı var; o duygu insanı besleyen, var olma nedenini hatırlatan en güçlü kaynaktır.

Sanayide kadınlar çok başarılı

Sözlerine devam eden AYDOĞDU: “  Bugün sanayide kadın oranı hâlâ düşük: toplam istihdamda kadınların oranı %31, sanayide ise %20 civarında. Bu tablo bize gösteriyor ki, en büyük engel görünmezlik ve kendi gücümüzü küçümsemek. Oysa “Sanayide Kadın Eli” projesiyle 45 ilde 40 binden fazla kadın istihdam edildi; bu, engelleri aşmanın mümkün olduğunu kanıtlıyor.”

Herkesin bir hikayesi vardır.Ben de buna çok inanırım ve söylerim. Fatma AYDOĞDU da sözlerini tamamlarken bunu dile getirdi ve bir cümle ile konuyu şöyle özetledi : “Her kadın, kendi hikâyesini görünür kılarak, sürekli öğrenmeye yatırım yaparak ve mükemmeli beklemeden harekete geçerek geleceği şekillendirebilir.”

Anadolu’da kadın sanayici ve kooperatifçiler üretmeye devam ediyor

Konuşmacı Tuğba PURTUL KILIÇ da pırıl pırıl ve azimli duruşuyla dikkat çekiyordu. Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat’ı kapsayan Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) bünyesinde, Bölgesel Kalkınma Uzmanı ve Çorum İl Koordinatörü olarak görev yaptığını belirten PURTUL’u dinlerken, kadınların birçok meslek alanında güçlü bir şekilde : “Ben de varım” dediğini hissettim. Emek ve özverinin karşılığını görmenin mutluluğu da konuşmasına yansıyordu.

Ayrıca, kadınların çalışma hayatında, özellikle hep İstanbul genelinde baktığımız iş yaşamında: Anadolu’da da kadın istihdamının arttığına ve kadın mühendis ve kadın kaynakçı yetiştirilmesi yönünde, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) bünyesinde ilham verici çalışmaları olduğunu da PURTUL’un ifadelerinden öğrenmiş olmak ve kadınların imkan verilirse her işi yapacağı inancı  mutluluk  verici.

PURTUL, OKA’nın kadın istihdamı ve girişimciliği alanında örnek gösterilen çalışmaları olduğunu belirterek, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu işbirliğiyle yürütülen "Sanayide Kadın Eli Projesi, Kadın Mühendis Okulu, Kuzeyin Dijital Yıldızları, Kuzeyin Dijital Yıldızları” ve kadın kaynakçı eğitimleriyle binlerce kadının üretim süreçlerine ve çalışma hayatına kazandırılmasına katkı sağladıklarını anlattı.

Kadınların iş gücüne ve ekonomik yaşama daha güçlü katılımı için sanayi, tarım, teknoloji, turizm girişimcilik ve kooperatifçilik eksenlerinde geliştirilen, bütüncül bir kalkınma programlarını yürüttüklerini de sözlerine ekledi.

Yaklaşık 50 yıl öncesine kadar mühendislik denildiğinde akla çoğunlukla erkekler gelirken, bugün kadın gemi mühendislerinin de iş yaşamında güçlü bir şekilde yer alması heyecan verici. Kadınlar artık her yerde ….

Kadınlar gemi mühendisliğiyle de varlığını kanıtlıyor

Konuşmacı Pelin YILMAZCOŞAR MAMATİyi dinlerken, umutlarım çoğaldı. Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisi olan MAMATİ; denizcilik sektöründeki deneyimlerini paylaşırken tersanelerde kadın istihdamının artırılması konusunda, kurumlar arası iş birlikleriyle projeler yürüttüğünü anlattı.

“ Her eğitimli kadın, eğitimden mahrum kalan binlerce kadına borçludur” sözü ise beni en çok etkileyen cümle oldu. Düşünsenize dünya genelinde farklı coğrafyalarda, eğitim olanaklarından mahrum bırakılan, hayallerini gerçekleştiremeyen ve yaşamını ailesine adayan, milyonlarca kadın var. Hepimizin çevresinde buna tanıklık eden hikayeler oluyor.

MAMATİ’nin bu sözleri, eğitimli kadınların daha fazla kadına dokunabilmesi için bir kıvılcım niteliğindeydi. O güzel yürekli kadınların anısına, birbirimize dokunup, el ele vererek daha yaşanabilir bir dünyayı kurabiliriz.

Bir başka konuşmacı ise çok genç ve dinamik bir kadın kaynakçı Feyzanur TÜRKOĞLU’ydu. Uzun yıllardır erkek mesleği olarak bilinen kaynakçılığa ilgi duyan genç kadınları görmek sevindirici. TÜRKOĞLU’nun ; “Erkek işi sen yapamazsın “ denilen bir alanda da oldukça iddialı ve hevesli olduğunu hissettim.

Genç kadınlarda yeni bir meslek kaynakçılığa ilgi artıyor

İstanbul Gedik Üniversitesi’nde kaynakçılık eğitimi alan Feyzanur TÜRKOĞLU, çelik kaynakçısı olarak iş yaşamına devam ettiğinden bahsetti. Aynı zamanda Acil Tıp Teknisyeni (ATT) ve İş Güvenliği Teknikeri olan TÜRKOĞLU, erkek egemen bir meslek olan kaynakçılıkta başarıyla çalıştığını, kadın istihdamını desteklediğini söyledi. Mesleğe tutkuyla bağlı olup, kendi atölyesini kurma hayaliyle yola devam ediyor.

Panelde dinlediğim bu üretken ve paylaşımcı kadınlarda ortak bir özellik gördüm. Tüm engellere rağmen kendi hikayelerini yazmaya devam etmeleri. Önce kendilerine inanmaları.  Onlara inanan yol arkadaşlarıyla birlikte, kararlı duruşlarını geleceğe taşıyorlar.

Kadınlar bu dünyada varlar ve var olmaya da devam edecekler. Bu nedenle Türkan SAYLAN’ın şu sözünü anımsatmak isterim: “ Her eğitimli kadının bu Cumhuriyet’e borcu var.” Eğitimden mahrum bırakılan kadınlara, kız çocuklarına, okutulmayan annelerimize ve ninelerimize borcumuz olsun. Birlikte daha güçlüyüz. Yeter ki gücümüze ve yeteneklerimize inanalım.

Güzel yarınlara ulaşmak, kadınlarla mümkün olacak…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar