Sigortacılıkta sınır yok: Bir çift bacak kaç para eder?

ÖZDER ŞEYDA UYANIK
ÖZDER ŞEYDA UYANIK

Sigorta denince ilk olarak akla sağlık, kasko ya da DASK, deprem poliçeleri gelir.

Dünyanın bazı köşelerinde insanlar yalnızca evlerini ya da arabalarını değil; bacaklarını, ses tellerini, gülüşlerini, hatta uzaylılar tarafından kaçırılma ihtimallerini bile sigortalatıyor. İlk bakışta bunlar magazinel birer “zenginlik çılgınlığı” gibi görünüyor. Ancak işin arkasında çok daha ciddi bir gerçek yatıyor: En değerli şey kendiniz değil misiniz?

Bir dönem Hollywood’un en ünlü yıldızlarından biri olan Betty Grable bunun ilk büyük örneklerinden biri olmuştu. 1940’larda savaş döneminin moral sembollerinden biri haline gelen Grable’ın bacakları tam 1 milyon dolara sigortalanmıştı. O günler için “astronomik” bir rakam olan bu bedele karşın Betty Grable yalnızca bir oyuncu değil; gişe, afiş ve milyonlarca dolarlık sektör anlamına geliyordu. Bacaklarına gelecek bir zarar, yalnızca fiziksel bir sakatlık değil, doğrudan gelir kaybı anlamına geliyordu.

Benzer bir hikâye müzik dünyasında da yaşandı. Mariah Carey’nin ses telleri ve bacakları yüz milyonlarca dolarlık sigorta kapsamına alındı. Çünkü Carey için ses yalnızca biyolojik bir özellik değil; dev bir ekonomik varlık olarak konumlanıyordu.

Spor dünyası bu işin en matematiksel tarafı olabiliyor. David Beckham kariyerinin zirvesindeyken bacaklarını yaklaşık 70 milyon dolar seviyesinde sigortalatmıştı. Çünkü Beckham’ın ayak bileği yalnızca bir vücut parçası değil; sponsorlukların, forma satışlarının ve yayın gelirlerinin merkezinde konumda önemli bir gelir kaynağıydı. Bir sakatlık ihtimali, kulüpler ve markalar için milyarlarca dolarlık zinciri etkileyebilirdi.

Rock müziğin efsanelerinden Keith Richards da ellerini sigortalatan isimlerden biri oldu. Çünkü gitar çalamayan bir Keith Richards, “ürünün” çalışmaması anlamına geliyor.

Bugünün ekonomisinde bireyler adeta bir şirket gibi yönetiliyor. Bu şirketin en kritik üretim ekipmanıysa bazen bir el, bazen bir ses ya da yüz olabiliyor.

Sigortalar yalnızca ünlülerin önemli gelir kaynaklarıyla sınırlı kalmıyor.

Uzay ekonomisinin büyümesiyle birlikte artık milyarlarca dolarlık uydular da dev sigorta paketleriyle korunuyor. Bir uydu fırlatmasının başarısız olması ya da yörüngede teknik arıza yaşanması, tek seferde devasa sermayenin buharlaşması anlamına geliyor. Bu yüzden bugün sigorta sektörü yalnızca bireysel riskleri değil, dünya iletişim altyapısını bile finanse eden görünmez bir güvenlik ağına dönüşmüş durumda.

İşin daha absürt tarafı da var: Uzaylı kaçırma sigortaları. Özellikle ABD’de bazı şirketler yıllardır “alien abduction insurance” poliçeleri satıyor. Eğer uzaylılar tarafından kaçırıldığınızı kanıtlarsanız belirli bir ödeme alıyorsunuz. Gerçekleşme ihtimali neredeyse sıfır olan bir risk için poliçe satın almak kulağa komik geliyor. Aslında burada satılan şey güvence değil; psikoloji. Sigortacılık biraz da korkuların ekonomisi anlamına geliyor.

En çarpıcı örneklerden biri de Jennifer Lopez hakkında yıllardır dolaşan “kalçalarını sigortalattı” hikâyesidir. Rakamlar tartışmalı olsa da mesele şu: Popüler kültürde beden artık yalnızca biyolojik bir unsur değil, ticari bir marka değeri.

Dünyanın en büyük futbol yıldızlarından Ronaldo’nun Real Madrid'de oynadığı 2013 yılında kulüp, bacakları için 206 milyon Euro tutarında bir sigorta poliçesi yaptırdı.

Sosyal medya çağında bu durum daha da büyüdü. Bugün influencer’ların yüzleri, sporcuların dizleri, YouTuber’ların sesleri ekonomik sermayenin bir parçası haline geldi.

Aslında bütün bu hikâyeler tek bir yere çıkıyor: Gelir kaybı riski.

Sigortacılığın özü hiçbir zaman tam anlamıyla “korumak” olmadı. Asıl mesele, “gelir akışını” kesilmemesi oldu. Fabrikalar makinelerini, futbolcular bacaklarını, şarkıcılar seslerini, teknoloji şirketleri uydularını bu yüzden sigortalıyor. Çünkü modern ekonomide en büyük korku artık sahip olduklarımızı kaybetmek değil; para üretme kapasitesinin durması oluyor.

Bu yüzden dünyanın en ilginç sigorta poliçeleri ilk bakışta ne kadar absürt görünürse görünsün, kapitalizmin en net gerçeğini anlatıyor: Her şeyin bir fiyatı vardır. Hatta bazen bir çift bacağın bile.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar