Verilerle 2025’te “en” değil “ne” yaşandı?

ÖZDER ŞEYDA UYANIK
ÖZDER ŞEYDA UYANIK

Her yıl sonu yapılan “en”ler her yerde. 2025 biterken bir anlamda yılın muhasebesi, her alandaki “en” gelişmelerle yapılıyor.

Özet ya da hap bilgiye alıştığımız şu dönemde yapay zekanın da iyice hayatımıza yayılmaya başlamasıyla muhasebede hesap defterlerinden çok sadece bilançoya odaklanabiliyoruz.

O halde biz de yıla “en” olanlardan değil de “ne” olanlardan bir özet geçelim.

2025’te Türkiye ekonomisinde “ne” oldu?

Enflasyonla başlamak gerekiyor.

Çünkü her şeyin temelinde yatan “en” sorun enflasyonun ta kendisi. Kira, gıda, eğitim, hatta en çok şikâyet edilen ve ekonomistlerin de naiflikle “fiyatlama davranışlarındaki bozukluk” dediği, terim olarak Mahfi Eğilmez’in birkaç yıl önce hatırlattığı “shrinkflation, skimflation or (ya da) greedflation” da denilen, Şeref Oğuz’un viral olan, 2 ayda bir yeniden dolaşıma giren videosunda tabir ettiği “biz fakir değiliz, ahlaksızımız çok” bağlamındaki her şeyin temelinde olan enflasyon…

2025’e başlarken, enflasyon 2024 yılını yüzde 44,38 ile kapamıştı. Kasım 2025 itibarıyla enflasyon TÜİK’in açıkladığı TÜFE verisinde yüzde 31,07 oldu. Yıl boyunca aylık enflasyonda ortalama yüzde 2,40 olurken, yılbaşından itibaren ise enflasyonumuz yüzde 29,74 oldu.

Enflasyonla mücadelede ana silahımız olan faiz de 2024 biterken son toplantıda, yüzde 47,50’ye inmişti. 2025 biterken yüzde 38 seviyesinde bulunuyor.

İşsizlik son yıllarda pek değişmese de önemli bir veri. 2024 yılı sonunda yüzde 8,5 olan “mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı” Ekim 2025 verisine göre yüzde 8,5 olarak devam ediyor. Detaylarında ise âtıl işgücü oranına bakıldığında yüzde 28,1’den yüzde 29,6’ya gelinmiş. 30 Aralık günü 2025’in son işsizlik verisini Kasım 2025 verilerini izleyeceğiz.

Sanayide işler nasıl dersek, 2024’ü yüzde 7’lik sanayi üretimi artışıyla kapatırken, 2025 Ekim verisindeki artış yüzde 2,2 oluyor.

Tüketici Güven Endeksi Aralık 2025 verilerine bakıldığında ise son iki yılda 77,4’ten 83,5 seviyesine gelen endeks, 100’ün altında kaldığı için iyimser bir görünüme işaret etmiyor.

TÜİK potpurisinin sonuna gelirken, yeniden bir TCMB verilerine geçelim.

Kredi faizlerinde yıla başlarken, bireysellerde ihtiyaç kredisi faizi yüzde 72,5, konut kredisi faizi yüzde 40,71, taşıt kredisi faizi de yüzde 49,61 seviyesindeydi. Geldiğimiz durumda (19 Aralık haftasında) sırasıyla yüzde 56,83, 37,21 ve 33,24’e geriledi.

TBB Risk Merkezi verilerine göre bireysel kredilerde -ki buna kredi kartları da dahil oluyor-; Ocak 2025’te tasfiye olunacak alacak oranı yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşirken, Ekim 2025 verilerinde bu oran 4,1 oldu.

Finansal veriler de sunmadan olmayacak. BIST 100 endeksi 2 Ocak 2025’te yeni yıla 9.858 seviyesinden başlamıştı. 26 Aralık’ta günü 11.294 seviyesinden tamamladı.

Ons altın 2025’e 2.623 dolar seviyesinden başlamıştı. 4.531 dolardan işlem görmeye devam ediyor.

Dolar/TL 35,3680 seviyesinden başladığı yılı 42,90 seviyelerinde tamamlamaya hazırlanıyor. Euro/TL de 36,67’den 50,55’e varan yolcuğunu sürdürüyor.

Kısa verilerle yılı özetlerken, 2024 yılında 17.002 TL olarak uygulanan asgari ücretin de 2025 yılındaki 22.104 TL seviyesinden, 2026’da 28.075 TL’ye çıktığını da hatırlatalım.

Bu veriler dışından birçok veri, 2025’in vatandaş için de üretim için de hizmet için de bunları alan için de satan için de ve biz sunanlar için de hiç kolay geçmediğini gösteriyor.

Özet geçmek hatırlamanın kaynağı. "Ne" olduğunu unutursak değişimi algılayamayız. O yüzden yeni yılda dileklerimiz, "hatırlamaya değecek" güzelliklerin yaşanması olsun. İyi seneler.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar