Yalıtım artık konutun değerini belirleyen stratejik bir yatırım

Didem Eryar ÜNLÜ
Didem Eryar ÜNLÜ YAKIN PLAN

Türkiye’deki binaların önemli bir bölümünün güncel enerji verimliliği standartlarının gerisinde bulunduğunu söyleyen İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, önümüzdeki yıllarda enerji performansı yüksek yapıların ikinci el piyasasında da daha yüksek değere sahip olacağını söyledi.

Yalıtım artık konutun değerini belirleyen stratejik bir yatırım - Resim : 1Enerji faturalarından karbon maliyetlerine, yaz aylarında artan soğutma ihtiyacından yangın ve ses güvenliğine kadar binalardan beklenen performans hızla değişiyor. Bu değişim, konutun değerini belirleyen kriterleri de yeniden tanımlıyor. Artık lokasyon, metrekare ve sosyal olanaklar kadar; enerji sınıfı, düşük işletme giderleri, konfor ve yapının yaşam döngüsü boyunca yaratacağı maliyet de yatırım kararının parçası. İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü’ye göre bu yeni denklem, yalıtımı inşaat sırasında azaltılmaya çalışılan bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, gayrimenkulün gelecekteki değerini doğrudan etkileyen stratejik bir yatırıma dönüştürüyor. Kürklü, özellikle mevcut yapı stokunun dönüşümüne dikkat çekerek, kentsel dönüşümün yalnızca depreme dayanıklı yeni binalar üretmekle sınırlı kalmaması; enerji verimliliği, yangın güvenliği ve akustik konforu da kapsaması gerektiğini söylüyor. “Bir binanın gerçek maliyeti, anahtarı teslim edildiğinde değil, onlarca yıllık yaşam döngüsünün sonunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle geleceğin konut piyasasında iyi yalıtılmış, düşük enerji tüketen, güvenli ve konforlu binaların yalnızca daha az enerji harcaması değil, ekonomik değerini de daha güçlü koruması bekleniyor” diyen Kürklü’nün yorumları şöyle:

Binalar ekonomik değer üreten sistemler

Yalıtım artık konutun değerini belirleyen stratejik bir yatırım - Resim : 2“2025 yılı, yapı ve yalıtım sektörü açısından önemli kırılma noktalarının yaşandığı bir dönem oldu. Bir yandan ekonomik koşullar, finansmana erişim ve inşaat sektöründeki dengelenme süreci devam ederken, diğer yandan enerji verimliliği, karbon azaltımı ve sürdürülebilirlik ekseninde yürürlüğe giren yeni düzenlemeler sektörün geleceğini yeniden şekillendirdi. Özellikle TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın güncellenmesi, Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemi’ne ilişkin yeni düzenlemeler ve İklim Kanunu ile birlikte artık binalar yalnızca inşa edilen yapılar değil; enerji tüketen, karbon salımı oluşturan ve yaşam döngüsü boyunca ekonomik değer üreten sistemler olarak değerlendirilmeye başlandı.

Türkiye enerji verimliliği odaklı yeni bir yapılaşma dönemine girdi

“Türkiye, enerji verimliliği odaklı yeni bir yapılaşma dönemine girmiş durumda. Bugün ülkemizde tüketilen toplam enerjinin yaklaşık üçte biri binalarda kullanılıyor ve bunun büyük bölümü ısıtma ile soğutmadan kaynaklanıyor. Dolayısıyla enerji verimliliği hedefl erine ulaşmanın yolu doğrudan yapı stokunun iyileştirilmesinden geçiyor. Yeni TS 825 ile birlikte artık yalnızca kış şartları değil, yaz aylarındaki soğutma ihtiyacı da hesaplamalara dahil ediliyor. Meteorolojik veri altyapısının genişletilmesi sayesinde bölgesel iklim farklılıkları çok daha hassas şekilde değerlendiriliyor. Böylece her bölgenin gerçek ihtiyacına uygun yalıtım çözümleri uygulanabilecek. İklim Kanunu ise bu dönüşümü daha geniş bir perspektife taşıyor. Karbon azaltımı, yeşil finansman, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim gibi başlıklar artık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Biz bu gelişmeleri sektörümüz açısından oldukça önemli fırsatlar olarak görüyoruz.”

Yalıtım, ikinci el konutun da değerini artıracak

“Eskiden bir konutun değeri daha çok lokasyonu, büyüklüğü veya sosyal olanakları üzerinden değerlendirilirdi. Bugün ise bunlara enerji performansı da eklendi. Enerji Kimlik Belgesi, enerji sınıfı, düşük işletme giderleri, yangın güvenliği, ses konforu ve sürdürülebilirlik artık yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki yıllarda enerji performansı yüksek yapıların ikinci el piyasasında da daha yüksek değere sahip olacağını düşünüyoruz. Bu konuda Türkiye’deki en önemli eksikliklerden biri ise, yatırım kararlarının hâlâ çoğu zaman ilk maliyet üzerinden verilmesi. Oysa yaşam döngüsü maliyetine bakıldığında kaliteli yalıtım uygulamalarının kendini çok kısa sürede amorti ettiği görülüyor. Bir diğer konu ise mevcut yapı stokumuz. Türkiye’deki binaların önemli bir bölümü güncel enerji verimliliği standartlarının gerisinde bulunuyor. Kentsel dönüşümü yalnızca yeni bina yapmak olarak değil; enerji verimliliği, deprem güvenliği, yangın güvenliği ve akustik performansı birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm olarak değerlendirmemiz gerekiyor.”

“Bugünlere yalıtım, yarınlara yatırım”

● “’Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım’” stratejmz doğrultusunda faalyetlermz sürdürürken; 2050 yılına kadar net sıfır karbon emsyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketmmz yüzde 50 azaltmayı ve ger dönüştürülemeyen atık mktarını sıfıra ndrmey hedefl yoruz. Bu hedefl ere ulaşmak amacıyla üretm süreçlermz daha verml hale getryor, enerj tüketmmz optmze edyor, yenleneblr enerj kullanımını artırıyor ve döngüsel ekonom yaklaşımını tüm operasyonlarımıza entegre edyoruz. Aynı zamanda yapay zekâ ve djtalleşme yatırımlarımızı da yalnızca operasyonel vermllk sağlayan teknolojler olarak değl, çevresel etkmz azaltan öneml dönüşüm araçları olarak değerlendryoruz. Sürdürüleblrlğ yalnızca üretm süreçlermzle sınırlı tutmuyor, gelştrdğmz ürünlerle de müşterlermze uzun vadel değer sunuyoruz. Ürünlermzn yaşam döngüsü analzlern (LCA) yaygınlaştırıyor, Çevresel Ürün Beyanı (EPD) çalışmalarımızı eş zamanlı olarak lerletyor ve 2030 hedefl ermz doğrultusunda tüm ürünlermz çn bu süreçler tamamlamayı amaçlıyoruz. Camyünü ve taşyünü gb mneral yün ürünlermzde yüksek oranda ger dönüştürülmüş hammadde kullanıyor, üretm artıklarını yenden üretm süreçlerne kazandırarak kaynak verml lğn artırıyoruz. Önümüzdek dönemde sektörümüzün temel gündemn enerj vermllğ, karbon azaltımı, djtalleşme ve yüksek performanslı yapı çözümler oluşturacak.”

ISO 500’de 28 basamak yükseldi

● “2025 oldukça başarılı br yıl oldu. Satış hacm ve üretmde güçlü br performans sergleyerek br öncek yıla göre yüzde 55 cro artışı sağladık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarında tonaj bazında rekor sevyelere ulaştık. İhracatta yaklaşık yüzde 30 büyüme elde ettk. Önümüzdek dönemde Avrupa’dak varlığımızı güçlendrrken Afrka, Kuzey Afrka, Balkanlar, Azerbaycan, Gürcstan ve Orta Doğu pazarlarında daha etkn olmayı hedefl yoruz. Bunun yanında İstanbul Sanay Odası’nın Türkye’nn İlk 500 Büyük Sanay Kuruluşu araştırmasında 28 basamak yükselerek 432’nc sıraya yerleştk. Bu başarılarımızı yalnızca tcar performans olarak değl; uzun yıllardır sürdürdüğümüz sürdürüleblr büyüme stratejsnn doğal sonucu olarak görüyoruz.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar