Yeni fabrikalar inşa etmeden ihracat daha ne kadar artabilir?
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yıllar önce söylediği gibi Türkiye’nin, sanayisi İtalya’nın doğusundan Hindistan’a kadar çok geniş bir coğrafyada en büyük ve kalite standartları ile en rekabetçi üretim kapasitesine sahip. ABD’nin Çin’den ithalatını ikame edecek yeni üretim ülkeleri arayışı ve pandemi ile yaşanan kalıcı tedarik kayması sayesinde mevcut sanayi kapasitemizle geçen yıl 225 milyar dolarlık ihracat yaptık. Bu sene de 250 milyar dolarlık ihracat hedefini aşmakta çok zorlanmayacağız gibi görünüyor. Ancak 500 milyar dolarlık ihracat için mevcut sanayimize en az yüzde 60 yeni kapasite eklememiz gerekiyor. Çünkü sanayimizde kapasite kullanım oranı halen yüzde 80’e yakın seyrediyor. Geçen yıl Ekim ayında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahin Balcıoğlu’nun kendi vilayetindeki sanayiciler adına arsa talebini bu sütunlardan “Arsa bulamayan sanayici fabrikaya kat mı çıksın” başlığı ile duyurmuştuk. 10 Mayıs’ta da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay’ın benzer görüşleri için “Sanayi yatırıma hazır, kredi ve arsa sorunu fırsat kaçmadan çözülür mü” diye sormuştuk. Başkan Burkay ile İstanbul’da gerçekleştirdikleri Ev Tekstili ve Aksesuarları Fuarı (Hometex) sonrası tekrar konuştuk. Burkay’a önce fuarı soruyorum, yanıtı ‘tahminlerin de üstünde başarılı’ oluyor ve şöyle devam ediyor: “11 holde toplam 200 bin metrekarelik alanda, 648 yerli ve yabancı firma stant açtı. Hindistan’dan firmalar bizim fuara milli katılımla geldiler. Çin, İtalya, Portekiz, İspanya, BAE ve İran başta olmak üzere çok sayıda ülkeden firma geldi. 40’ı aşkın ülkeden 1000'den fazla yabancı alıcı ağırladık. Sektörümüzün 1 milyar dolarlık iş hacminin bu fuarda bağlandığını tahmin ediyoruz. Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın katı vize politikasını destekliyoruz.”
İhracatı ikiye katlamanın reçetesi nedir?

Peki, 500 milyar dolarlık ihracat hedefi nasıl aşılır? BTSO Başkanı İbrahim Burkay şöyle konuşuyor: “Sanayi için yeni bir mekânsal planlama şart. Türkiye’ye sipariş kayması devam ediyor ve talepler artıyor. Dünyada benzerimiz ama 500 milyar doların üzerinde ihracat yapan ülkelere bakalım; toplam ülke alanının ne kadarı sanayi için tahsis edilmiş? Almanya’nın toplam topraklarının yüzde 4,14’ünü sanayi kullanıyor. İtalya'da bu oran yüzde 2,15 ve OECD ülkelerinde yüzde 2,5. Türkiye’de ne kadar biliyor musunuz? Binde 3,5. Türkiye’nin mevcut sanayi kapasitesi ve üretimiyle ihracatı 225 milyar dolar, kişi başına milli geliri yaklaşık 8 bin dolar. İtalya’nın 32 bin, Almanya’nın 42 bin dolar. Sanayi Bakanımız Mustafa Varank da bu konunun farkında ve her yerde bunu anlatıyor. Çünkü ona da sürekli aynı talepler gidiyor. Ancak, yeni sanayi alanları için mekânsal planlama aleyhine ülke genelinde ciddi bir mahalle baskısı var. Sanayi için tarım alanı isteyen yok. Sanayisi güçlü illerimizde uygun alanlarda planlı sanayi alanları oluşturmak ve ülkenin üretim kapasitesini ikiyi katlamak hem milli geliri hem de ihracatı ikiye katlamak için en kestirme yol.”
Göç bitti, işte değil boşta kalan nüfus artışta
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sanayi, meslekler ve işsizlik konusunda da ilginç bir tespitte bulunuyor. Başkan Burkay, şöyle konuşuyor: “Tüm dünyada kalkınma kırsaldan kente göçle başladı. Kente gelen nüfus ekonomiye dâhil oldu, üretim arttı. Bizde de aynen böyle oldu fakat şu anda kırsaldan kente gelecek nüfus yok. Mesela son 10 yılda Bursa’nın nüfusu 500 bin arttı. 146 bini dışarıdan gelen göç. Bursa’nın 2021 yılında aldığı göç 92 bin, verdiği göç 77 bin. 15-64 yaş arasında iş gücüne katılım oranları Bursa’da yüzde 52,4. Bu oran İtalya’da yüzde 64,1, OECD ülkelerinde yüzde 71,5, Almanya’da yüzde 79,2. Yeni yatırımlar yapacaksak burada çalışacak nüfusun da oluşması ve bu oranın yükselmesi lazım. Biz Bursa’da fabrikalarımızın talebine göre, eğitim ya da yaştan bağımsız iş garantili meslek kursları açıyoruz ama dolduramıyoruz.”
Kastamonu, Türk dünyasını ağırlıyor
Türkiye’nin en güzel vilayetlerinden Kastamonu, bu yıl 22’nci kez düzenlenecek Türk Dünyası Günlerini, akraba toplulukların yaşadığı 28 ülkeden katılımla büyük bir uluslararası etkinlik haline getirdi. Kastamonulu merhum gazeteci Kemal Çapraz’ın girişimleriyle 21 yıl önce başlayan Türk Dünyası Günleri’nin 22’ncisi bu yıl 3-4-5 Haziran’da gerçekleşecek. Etkinliklerde, Türk geleneklerine göre çadırlar da olacak, büyük dron gösterileri ve konserler de düzenlenecek. Kastamonu Belediye Başkanı Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu etkinlikle ilgili şu bilgileri aktarıyor: “İlimiz, doğal güzellikleri ve tarihi eser zenginliğinin yanı sıra çok güçlü bir gastronomiye de sahip. 2018’de Türk dünyası başkentlerinden biri ilan edildik. Biz de bu yıl itibariyle Türk Dünyası Günlerini uluslararası bir şenlik ve festival havasında yapıyoruz. 19 ilçemiz ve 1054 köyümüzle çok özgün ve güçlü kültürel kimliğimizle öne çıkıyoruz. Geçen yıl 700 bine yakın turist ağırladık, hedefimiz daha çok tanıtım yaparak ilimizde turizmi büyütmek.”
1.700 konak, turizm için yatırım bekliyor
Kastamonu’da 1.700’e yakın tarihi konak bulunduğunu ve bunların önemli bir kısmının da butik otel olarak işletilebileceğini söyleyen Başkan Vidinlioğlu, "İlimizin yatak kapasitesini artırmak için konaklarımıza yatırım yapmak isteyen turizmcilere sembolik rakamlarla uzun dönemli kiralama yapabiliriz, yatırımcıları bekliyoruz” diyor.