Yıktın perdeyi eyledin viran

Emrah LAFÇI
Emrah LAFÇI Ekonominin Doğası

Dengeleri hassas bir şekilde gözetmemiz gereken bir haldeyken son yıllarda attığımız hoyrat adımlarla ekonomimizi iyice pamuk ipliğine bağlı hale getirdik. Hal böyleyken ipin üzerinde durup da “aman rüzgar esmesin de düşmeyelim” diye dua etmemiz gerekirken kendi kendimize fırtınalar yarattık. Son bir haftada yaşanan olaylar kuvvetle muhtemel bizi geri dönülmez bir yola soktu. Hatırlarsanız daha önce “11 Kasım Kararları” başlıklı bir yazı yazmıştım. Önceki Merkez Bankası Başkanımız Murat Uysal’ın görevden alınması, arkasından Bakan Albayrak’ın istifa etmesi, akabinde de Sayın Erdoğan’ın önceki dönemle ilgili politikalardan vazgeçildiğine ilişkin yaptığı açıklamalardan sonra yeni bir döneme girdiğimizi, bu dönemin de hepimizin hayrına olacağını belirtmiştim. Ve yazının sonunda da bu gidişatı ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinin bozabileceğini söylemiştim. Nitekim öyle de oldu. Türkiye Cumhuriyeti’ni; Cumhurbaşkanlığı’yla, Merkez Bankası’yla, Hazine ve Maliye Bakanlığı’yla ve diğer ekonomiyle ilgili kurumlarıyla bir bütün olarak düşünürsek son 10 günde yaşananların yerli ve yabancı yatırımcıları göz göre göre ters köşeye yatırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

10 gün önce “Ekonomik Reform Programı” açıklayıp herkese umut dağıttıktan bir hafta sonra buna paralel bir kararla fiyat istikrarını sağlamak için Merkez Bankası faiz artırdı. İşte ne olduysa bundan bir gün sonra oldu ve Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal artık adet olduğu üzere herhangi bir açıklamaya ihtiyaç duyulmadan gece yarısı kararnamesiyle görevden alındı. Artık Cuma geceleri alarmı kurup saat başı resmi gazete kontrol eder olduk. Ekonomik refom programı açıklandıktan sonra uygulamanın önemli olduğunu, hangi kadrolarla bu reformların uygulanacağını sorgulamıştık haklı olarak. Çünkü çok kısa sürede TÜİK gibi, Varlık Fonu gibi, Borsa İstanbul gibi kurumlarda yönetici değişiklikleri olmuştu. Kaygılar boşuna değilmiş, 4 ay önce atanan Naci Ağbal da kervana katıldı. Ama bu kararın etkisi bana kalırsa diğerlerinden biraz daha farklı olacak. Artık masa yıkılmıştır, masanın tekrar toparlanması eskisinden çok daha fazla efor gerektirecek. Umudu olanlara saygı duyarım ama gözümüzün önünde apaçık cereyan eden bu olaylardan sonra benim maalesef pek umudum yok.

Malum önümüz Ramazan, bugün de “Dünya Tiyatrolar Günü” Hacivat ve Karagöz’den iki dizeyle bitireyim yazıyı;

“Yıktın perdeyi eyledin viran,

Varayım sahibine haber vereyim heman”

Ben de sizlere haber vermis olayım. Dünya Tiyatrolar Gününüz kutlu olsun!

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Halkımızın durumu yok 02 Temmuz 2022