ABD istihdamında sınırlı hareketlilik: İşsizlik maaşı başvuruları beklentilerin altına indi
ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları 215 bine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kalırken, istihdam piyasasındaki güçlü duruşun sürdüğüne işaret etti. İlk başvuru sayılarındaki düşüşe rağmen devam eden başvurulardaki artış, iş arama sürelerinin uzadığına ve işe alım ivmesinin yavaşladığına dair sinyaller veriyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası öncesi gelen bu veriler, iş gücü piyasasında sert bir kırılma olmadığını ancak soğuma eğiliminin sürdüğünü gösteriyor.
ABD ekonomisinde ilk kez işsizlik maaşı talebinde bulunanların sayısı, 4 Temmuz ile sona eren haftada bir önceki döneme kıyasla 2 bin kişi azalarak 215 bine çekildi. Piyasalarda oluşan genel tahminlerin altında gerçekleşen bu veri, kurumsal şirketlerin mevcut makroekonomik belirsizliklere rağmen istihdam hacmini büyük oranda koruma eğiliminde olduğunu kanıtlıyor.
Geçmiş dönem istatistiklerindeki yukarı yönlü revizyonlar dikkat çekiyor
Haftalık istatistik raporunda, bir önceki döneme ait işsizlik maaşı başvuru sayısı 215 binden 217 bine yukarı yönlü güncellendi. Haftalık bazda yaşanan anlık dalgalanmaları dengeleyerek istihdam piyasasının genel eğilimini daha net yansıtan dört haftalık hareketli ortalama ise 3 bin 750 kişilik bir düşüşle 218 bin 750 seviyesine geriledi.
İlk kez başvuru yapanların sayısındaki düşüşe tezat olarak, işsizlik yardımı almaya devam edenlerin toplam sayısında yükseliş trendi izleniyor. Süregelen başvuruların 8 bin kişi artarak 1 milyon 814 bine ulaşması, işten çıkarılan bireylerin yeni bir pozisyona geçiş süreçlerinin uzadığını ve genel işe alım döngüsünün yavaşladığını ortaya koyuyor.
Yüksek faiz politikası iş gücü piyasasında soğuma meydana getiriyor
İstihdam piyasasındaki bu dengeli ancak ivme kaybeden yapı, son dönemde uygulanan sıkı para politikalarının doğal bir sonucu olarak öne çıkıyor. Yüksek borçlanma maliyetlerinin kurumsal bütçeler üzerindeki baskısı, dev şirketlerin kadro planlamalarında daha temkinli adımlar atmasına ve iş gücü talebini kademeli olarak aşağı çekmesine yol açıyor.


