Eski Fed yöneticisi uyardı: Merkez bankalarının bağımsızlığı tehlikede!

Eski Fed yöneticisi Donald Kohn, arz şoklarının tetiklediği enflasyon ve artan kamu borçlarının, merkez bankası bağımsızlığı üzerindeki baskıları artırabileceği uyarısında bulundu. Kohn, siyasi müdahale riskinin yükseldiğini belirtirken, merkez bankalarının disiplinli politika ve güçlü iletişimle güvenilirliklerini koruması gerektiğini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Eski Fed yöneticisi uyardı: Merkez bankalarının bağımsızlığı tehlikede!

ABD Merkez Bankası Fed’in eski yöneticilerinden Donald Kohn, arz şoklarının tetiklediği enflasyondan oluşan memnuniyetsizliğin siyasetçileri merkez bankalarını suçlamaya yöneltebileceğini ve bunun da merkez bankası bağımsızlığı üzerindeki baskıları artıracağını öngördü.

Kohn, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed üzerinde baskı kurma çabalarının aşırı görünebileceğini ancak bunun birçok demokraside görülen ve siyasi, ekonomik gelişmelerin bir sonucu olduğunu ifade etti.

Görevde bulunan politika yapıcılarla temasını sürdüren Kohn, İran savaşı nedeniyle yaşanan enerji krizi gibi arz şoklarının merkez bankalarının düşük ve istikrarlı enflasyon hedeflerine ulaşma çabalarını zorlaştırdığını söyledi.

“Merkez bankalarının bağımsızlık ihtiyacı artıyor”

Kohn, Tokyo’da Japon, ABD’li ve Avrupalı merkez bankası yöneticilerinin katıldığı ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) ev sahipliği yaptığı konferansta yaptığı konuşmada, reel gelirlerdeki düşüşün kamuoyu memnuniyetsizliğini artıracağını ve bunun da siyasi liderlerin merkez bankalarını suçlama eğilimini güçlendireceğini belirtti.

Kohn, konuşmasında, “İronik şekilde bu koşullar, bağımsızlık ihtiyacını zayıflatmak yerine güçlendiriyor. Enflasyonist baskılar para politikasının kontrolü dışındaki unsurlardan kaynaklandığında, kısa vadeli rahatlama talep etmeye yönelik siyasi teşvikler güçlenirken, disiplinli politika ihtiyacı da artıyor” ifadelerini kullandı.

"Faiz oranları yüksek kalacak"

Kohn ayrıca, zaten yüksek seviyelerde bulunan kamu borcunun daha da artmasının bir süre boyunca faiz oranlarını büyüme oranlarının üzerinde tutabileceğini söyledi. Trump’ın ABD’de daha düşük faiz çağrısının da kısmen bütçe gerekçeleriyle Fed’i kontrol etme çabası olduğunu belirtti.

Risk senaryolarındaki aşırılığın mali baskınlık olduğunu ifade eden Kohn, bunun hükümetin borcu yönetme kapasitesine duyulan güvenin kaybolması ve sonucunda da merkez bankasının kamu borçlanmasını finanse etmesi yönünde baskı oluşması anlamına geldiğini söyledi.

Şu anda böyle bir durum olmadığını belirten ve Brookings Institution’da da kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Kohn, “Ancak mali baskılar, açık bir mali baskınlık ortaya çıkmadan çok önce merkez bankası bağımsızlığını tehdit edebilir” dedi.

Kohn, “Bağımsızlık üzerindeki baskıların azalmak yerine artması muhtemel” ifadelerini kullanırken, merkez bankası bağımsızlığının bugüne kadar korunmasının nedeninin deneyimlerin bu bağımsızlığın değerini tekrar tekrar göstermesi olduğunu söyledi.

"Merkez bankaları kendisini korumalı"

Merkez bankalarının bağımsızlıklarına yönelik saldırılara karşı kendilerini “disiplin, odaklanma, kurumsal yetkinlik, belirsizlik karşısında alçakgönüllülük ve zor kararları açık ve samimi şekilde anlatma isteği” ile koruması gerektiğini ifade etti.

Açık iletişimin güvenilirliği artıracağını da belirten Kohn, merkez bankalarını ekonomik modellere aşırı derecede güvenmeleri konusunda uyardı.

“Modeller karmaşık bir dünyayı organize etmeye ve tarihsel ilişkileri ortaya koymaya yardımcı olur, ancak bunlar birer basitleştirmedir” diyen Kohn, “Pratikte politika yapımı daha fazlasını gerektirir; ekonomide neler yaşandığını, sonuçları hangi güçlerin şekillendirdiğini ve politikanın buna nasıl yanıt verebileceğini anlatan disiplinli bir hikâye gerekir” ifadelerini kullandı.