FT analizi: ABD’nin İran savaşı Çin’in küresel gücünü artırıyor
İngiliz finans gazetesi Financial Times, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşın küresel güç dengelerindeki asıl galibinin Çin olduğunu yazdı. Gazete, "Savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının artması, dünyanın en büyük yeşil enerji üreticisi Çin'i durdurulamaz bir güce dönüştürüyor." ifadelerini kullandı
Donald Trump döneminde ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü ve milyarlarca dolarlık harcama ile mühimmat tüketimine yol açan savaşın, Washington’ın en büyük küresel rakibi Çin için avantaj yarattığı değerlendiriliyor. Financial Times’ta yayımlanan kapsamlı analizde, söz konusu çatışmanın Çin’in küresel ekonomik gücünü nasıl pekiştirdiği verilerle ortaya konuldu.
Normal şartlarda dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'in Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından en büyük zararı görmesi beklenirken, FT'nin analizi Pekin'in kusursuz hazırlığını gözler önüne serdi.
Hürmüz krizi Pekin’i sınırlı etkiliyor
Habere göre Çin, tam 1,3 milyar varil ile dünyanın en büyük acil durum petrol rezervine sahip. Dahası, Çin ithal ettiği doğalgazın neredeyse yarısını Rusya ve Türkmenistan'dan boru hatlarıyla alıyor. Goldman Sachs'ın tahminlerine göre, Çin'in toplam enerji tüketiminin sadece yüzde 6'sı Hürmüz Boğazı'ndaki kesintilere doğrudan maruz kalıyor. En önemli ayrıntı ise, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı küresel ticarete kapatmasına rağmen, Pekin'in de aralarında bulunduğu "düşman olmayan" ortaklarla bağlantılı gemilerin geçişine izin vermesi.
Çin 70 milyar dolar kazandı
Savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının artması, dünyanın en büyük yeşil enerji üreticisi Çin'i durdurulamaz bir güce dönüştürüyor. Güneş, batarya ve elektrikli araç bileşenleri dahil olmak üzere küresel yeşil teknoloji üretim kapasitesinin yüzde 70'ini elinde tutan Çin firmaları, savaşı büyük bir fırsata çevirdi. FT'nin verilerine göre, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasından bu yana artan yenilenebilir enerji talebi beklentisiyle, Çin'in en büyük batarya üreticilerinin piyasa değeri 70 milyar dolardan fazla arttı.
ABD savunması için kritik stok alarmı
Haberdeki en sarsıcı iddia ise, savaş uzadıkça ABD'nin Çin karşısında nasıl köşeye sıkışacağına dair yapılan tespitler oldu.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Kıdemli Politika Uzmanı Agathe Demarais, Mayıs ayında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması planlanan görüşme öncesinde Pekin'in elindeki devasa koza dikkat çekti: "Amerika'nın savaş çabaları için ihtiyaç duyduğu füzelerin, savaş uçaklarının ve diğer silahların birçoğu Çin yapımı nadir toprak elementleriyle çalışıyor. Ancak ABD'nin elinde sadece yaklaşık iki aylık stok kaldı." Pentagon'un Tomahawk ve hava savunma füzelerini hızla tükettiği bir ortamda, bu füzelerin üretimi için zorunlu olan nadir toprak elementlerinin Çin'in tekelinde olması Washington için stratejik bir kabus anlamına geliyor.
Savaş “Petroyuan” döneminin kapısını aralıyor
FT'nin analizine göre savaş, ABD dolarının küresel petrol ticaretindeki hegemonyasını da (Petrodolar) yıkmak üzere. Deutsche Bank stratejisti Mallika Sachdeva, "Çatışma, petrodolar hakimiyetinin aşınması ve 'petroyuan'ın başlangıcı için bir katalizör olabilir" dedi. Haberde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş izni vermek için bazı ülkelerle ödemelerin Çin para birimi "Yuan" ile yapılması şartıyla müzakereler yürüttüğü ifade edildi.
Çin Başbakanı Li Qiang'ın geçen hafta 70'ten fazla küresel CEO'yu ağırlayarak Çin'in güvenilirliğini vurgulaması da, Pekin'in ABD'nin yarattığı savaş kaosuna karşı kendisini "istikrarlı bir liman" ve "savaş sonrası Orta Doğu'yu yeniden inşa edecek güç" olarak başarıyla pazarladığını kanıtlıyor.

