Küresel tahvil piyasasında alarm: Faizler zirveye koşuyor

ABD, İngiltere, Japonya ve Almanya’da 30 yıllık tahvil faizleri son dönemde sert yükseldi. Yatırımcılar yüksek enflasyon, artan borçlanma ihtiyacı ve mali disiplin endişeleri nedeniyle uzun vadeli tahvillerden çıkarken, küresel borçlanma maliyetleri de tarihi seviyelere yaklaştı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Küresel tahvil piyasasında alarm: Faizler zirveye koşuyor

ABD başta olmak üzere İngiltere, Japonya ve Almanya’da 30 yıllık tahvil faizleri son yılların zirvesine yaklaşırken, piyasalarda yeni bir “tahvil krizi” endişesi güçleniyor. Artan enflasyon beklentileri, devasa bütçe açıkları ve faiz indirim umutlarının zayıflaması küresel borçlanma maliyetlerini yukarı çekiyor.

ABD tahvil faizleri kritik seviyeyi aştı

ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,12 seviyesine yükselirken, 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,55’in üzerine çıktı. CNBC'den alınan grafiklerde, ABD tahvil faizleri Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı.

Piyasalarda, ABD’nin artan borçlanma ihtiyacı ve yüksek enflasyon nedeniyle tahvil satışlarının hızlandığı belirtiliyor.

Analistler, mevcut tahvil piyasası görünümünün sürdürülebilir olmadığına yönelik uyarıların arttığını ifade ediyor.

Küresel tahvil piyasasında alarm: Faizler zirveye koşuyor - Resim : 1

“Tarife ertelemesi” dönemindeki seviyeler aşıldı

Piyasalarda dikkat çeken bir diğer unsur ise ABD tahvil faizlerinin, Başkan Donald Trump’ın Nisan 2025’te tahvil piyasasındaki sert satışlar nedeniyle açıkladığı “90 günlük tarife ertelemesi” dönemindeki seviyelerin de üzerine çıkması oldu.

Yatırımcıların faiz indirim beklentilerini büyük ölçüde fiyatlamaktan çıktığı görülürken, piyasada Fed’in bir sonraki hamlesinin faiz artırımı olabileceğine yönelik beklentiler de güç kazandı.

Bazı piyasa fiyatlamalarında Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı olasılığı yüzde 60’ın üzerine çıktı.

Mortgage faizlerinde yükseliş beklentisi

Tahvil faizlerindeki yükselişin ABD’de mortgage piyasasına da yansıması bekleniyor.

Piyasalarda mortgage faizlerinin yeniden yüzde 7 seviyesinin üzerine çıkabileceği değerlendirmeleri yapılırken, otomobil kredilerinde gecikmeli ödeme oranlarının da 32 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiliyor.

Yüksek faiz ortamının tüketici kredileri üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor.

İngiltere’de faizler yüzde 5,8’e yaklaştı

İngiltere’nin 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,81 seviyesine ulaştı. Böylece İngiliz tahvil piyasasında uzun vadeli faizler son yılların en yüksek seviyelerine yakın seyrini sürdürdü.

Grafikte özellikle 2026 başından itibaren sert yükseliş dikkat çekti. Yatırımcılar İngiltere’de büyüme zayıflığına rağmen yüksek kamu borçlanması ve enflasyon risklerini fiyatlıyor.

Küresel tahvil piyasasında alarm: Faizler zirveye koşuyor - Resim : 2

Japonya’da tarihi dönüşüm

Japonya’nın 30 yıllık tahvil faizi yüzde 4 seviyesini aşarak dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Uzun yıllar ultra düşük faiz politikası uygulayan Japonya’da tahvil faizlerindeki yukarı hareket, piyasalarda önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

Japonya Merkez Bankası’nın gevşek para politikasından çıkış süreci ve küresel tahvil satışları, Japon tahvillerindeki yükselişi hızlandırdı.

Küresel tahvil piyasasında alarm: Faizler zirveye koşuyor - Resim : 3

Almanya’da da yükseliş sürüyor

Avrupa’nın güvenli limanı olarak görülen Almanya’da 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,69 seviyesine yükseldi.

Son bir yıllık görünüm, Alman tahvil faizlerinde kademeli ancak istikrarlı bir artış yaşandığını ortaya koydu. Avrupa’da savunma harcamaları, mali genişleme beklentileri ve enflasyon görünümü tahvil piyasasında baskı yaratıyor.

Küresel tahvil piyasasında alarm: Faizler zirveye koşuyor - Resim : 4

Küresel borçlanma maliyetleri yükseliyor

Tahvil faizlerindeki yükseliş, hükümetlerin borçlanma maliyetlerini artırırken küresel finansal koşulları da sıkılaştırıyor.

Uzun vadeli faizlerdeki artış; mortgage faizlerinden şirket kredilerine, hisse senedi değerlemelerinden gelişmekte olan ülke sermaye akımlarına kadar birçok alanda baskı oluşturuyor.

Piyasalarda yatırımcıların odağında ise büyük ekonomilerde bütçe açıklarının seyri, merkez bankalarının faiz politikaları ve enflasyon görünümü bulunuyor.

“Enflasyon geri döndü” endişesi

Piyasalarda yükselen enerji maliyetleri, kamu harcamaları ve küresel ticaret gerilimlerinin enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişeleri öne çıkıyor.

Tahvil piyasalarındaki sert hareketler; konut kredileri, şirket finansmanı ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları üzerinde baskı oluştururken, yatırımcıların odağında merkez bankalarının atacağı yeni adımlar bulunuyor.