Romanya’nın cari açığı haziranda 2,96 milyar Euro’ya yükseldi
Doğu Avrupa'nın önemli pazarlarından Romanya'da dış ticaret dengesindeki bozulma yapısal bir sorun haline dönüşürken, haziran ayına ait cari işlemler açığı yıllık bazda tam iki katına çıkarak 2,96 milyar Euro seviyesine ulaştı. Bölge ekonomisinde üretim ve tüketim rasyoları arasındaki dengesizlik makroekonomik göstergeler üzerinde belirgin bir baskı oluştururken, bu hızlı tırmanış aralık ayından bu yana görülen en yüksek dış açık performansına yaklaşıldığını netleştiriyor.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 1,48 milyar Euro olarak kaydedilen aylık dış açığın bu denli keskin bir genişleme göstermesinin arkasında, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyümesiyle derinleşen mal ticaretindeki tıkanıklık yer alıyor. Bunun yanı sıra, yabancı sermayeli şirketlerin kâr ve temettü transferlerini içeren birincil gelir hesabındaki ani açık artışı da sermaye çıkışlarını hızlandırarak ödemeler dengesi bilançosunun bozulmasını tetikliyor. Hizmetler sektörünün ürettiği dönemsel fazlanın, sanayi ve gelir kalemlerindeki bu hacimli erozyonu dengelemekte yetersiz kalması ise dış finansman ihtiyacını çok daha kritik bir boyuta taşıyor. Kamu harcamalarındaki esneklik payının azalması ve bütçe açığındaki katılıkla birleşen bu dış denge açığı, makroekonomik literatürde 'ikiz açık' olarak adlandırılan kırılganlığı beslerken, uluslararası fon yöneticilerinin Romanya varlıklarına yönelik risk iştahını daha temkinli seviyelere çekmesine yol açıyor.
Rezerv yönetimi ve yapısal reform ihtiyacı
Döviz rezervlerinin ithalatı karşılama oranlarındaki hassasiyet göz önüne alındığında, yerel para otoritesinin hareket alanını koruyabilmesi adına doğrudan yabancı sermaye girişlerini artıracak adımları hızlandırması önümüzdeki süreçte kaçınılmaz görünüyor. Cari açığın milli gelire oranındaki bu hızlı bozulma, Doğu Avrupa genelindeki borçlanma maliyetlerini yukarı yönlü tetiklerken, bölgesel para birimleri üzerindeki devalüasyon baskısını da canlı tutuyor. Sürdürülebilir büyüme patikasına geri dönülebilmesi için sanayi üretiminde dışa bağımlılığı azaltacak mali teşviklerin devreye alınması, bölge ekonomisinin dış şoklara karşı direncini artıracak en kritik viraj olarak öne çıkıyor.
