Yardeni Research uyarıyor: Fed’de enflasyon ölçümü tamamen değişiyor mu?
Yardeni Research, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh’ın Fed’i geleneksel %2'lik Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) hedefinden uzaklaştırdığını duyurdu. Kurumun kurucusu Dr. Ed Yardeni, yeni dönemde kırpılmış ortalama ile süperçekirdek göstergelerinin öne çıkacağını öngörüyor. Bu metodolojik kırılmanın esneklik sağlarken kamuoyu şeffaflığını ve piyasa öngörülebilirliğini azaltabileceği belirtiliyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh, küresel finans piyasalarında taşları yerinden oynatacak köklü bir metodoloji reformuna imza atıyor. Duayen ekonomist Dr. Ed Yardeni liderliğindeki bağımsız finansal danışmanlık ve araştırma şirketi Yardeni Research tarafından yayımlanan kapsamlı analiz notları, merkez bankasının yapısal bir dönüşümün eşiğinde olduğunu gösteriyor. Göreve gelmesinden bu yana katı kurumsal kalıpları eleştiren Warsh, 2012 yılından beri her FOMC toplantısında kırmızı çizgi kabul edilen yıllık %2’lik geleneksel PCE fiyat endeksi hedefinden kademeli olarak uzaklaşıyor.
Warsh’ın kırpılmış ortalama modeli
Yardeni Research tarafından aktarılan verilere göre Warsh’ın temel finansal göstergeleri yeniden tanımlama hamlesi, resmi enflasyon verilerinin mevcut ekonomik gerçekliği tam yansıtmadığı inancına dayanıyor. Eski yönetimlerin sıkı sıkıya bağlı kaldığı çekirdek PCE modeli, yalnızca gıda ve enerji kalemlerini sabit olarak dışarıda bırakıyordu. Warsh liderliğindeki yeni yaklaşım ise kırpılmış ortalama algoritmasını merkeze alıyor. Dallas Fed tarafından da desteklenen bu sistem, sektör ayrımı yapmaksızın herhangi bir ayda uç değer gösteren aşırı yüksek veya düşük fiyat hareketlerini otomatik olarak siliyor. Böylece tarife değişiklikleri, teknolojik altyapı yatırımları ya da jeopolitik krizlerin tetiklediği tek seferlik geçici arz şokları filtrelenmiş oluyor.
Yeni stratejinin bir diğer sacayağını ise barınma ve enerji maliyetlerini hariç tutan süperçekirdek enflasyon oluşturuyor. Dr. Ed Yardeni ve araştırma ekibinin raporunda vurguladığı üzere, para politikasının küresel emtia fiyatları üzerinde doğrudan bir kontrol gücü bulunmuyor. Bu nedenle Fed'in faiz silahı; doğrudan yerel talebe, işgücü maliyetlerine ve ücret artışlarına etki edebilen içsel dinamiklere yönlendiriliyor. Dışsal gürültülerden arındırılmış bu yeni bakış açısı, merkez bankasına faiz patikasında daha esnek bir hareket alanı tanımayı hedefliyor.
Yardeni Research raporundaki makroekonomik riskler
Ancak bu kurumsal rejim değişikliği, Yardeni Research analizine göre makroekonomik riskleri de beraberinde getiriyor. Araştırma firması, yeni ölçüm tekniklerinin yükseltilmesinin Fed’in enflasyon hedefini kamuoyu için daha az şeffaf hale getirebileceğini belirtiyor. En kritik zafiyet noktası ise iletişim politikasındaki radikal daralma olarak öne çıkıyor. Warsh'ın geleceğe yönelik faiz adımlarını önceden ilan eden sözlü yönlendirme uygulamasını rafa kaldırması ve FOMC üyelerinin tahminlerini içeren noktasal grafikten uzaklaşması, piyasalardaki yön duygusunu zayıflatıyor. Para otoriteleri, her toplantıda farklı göstergelerin öne çıkarılmasının Fed'in kurumsal inandırıcılığını zedeleyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Piyasa yansımaları incelendiğinde, geleneksel çekirdek PCE ile kırpılmış ortalama endeksleri arasındaki makasın açılması Fed içindeki şahin ve güvercin kamplaşmasını derinleştiriyor. Yardeni Research raporunda belirtildiği üzere, mevcut kırpılmış ortalama verilerinin hedefe daha yakın seyretmesi esneklik yaratırken, kesin kuralların ortadan kalkması küresel piyasalarda veri bazlı oynaklığı zirveye taşıyor. Yatırımcılar artık sadece enflasyonun seviyesini değil, Fed'in o ay hangi enflasyon tanımına ağırlık vereceğini de tahmin etmek zorunda kalıyor.
