Nuri Turgut: "Türkiye yeni kalkınma hikâyesini üretimle yazmalı"

DESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut, küresel belirsizlikler ve iç ekonomik gelişmelerin üretim ile ihracatı zorladığını belirterek, enflasyonla mücadelenin yalnızca faiz ve kur politikalarıyla başarıya ulaşamayacağını söyledi. Yatırım, üretim, teknoloji ve katma değer odaklı bir büyüme modeline geçilmesi gerektiğini vurgulayan Turgut, reel sektörün güçlendirilmesinin Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınması için kritik önemde olduğunu ifade etti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Nuri Turgut: "Türkiye yeni kalkınma hikâyesini üretimle yazmalı"

DENİZLİ / EKONOMİ

Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (DESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin ekonomik değerlendirmesinde, küresel jeopolitik gerilimler ve iç ekonomik gelişmelerin üretim ve ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Mevcut ekonomik politikaların enflasyonla mücadelede belirli bir noktaya ulaştığını ancak kalıcı çözümün yatırım, üretim ve verimlilik artışından geçtiğini ifade eden Turgut, Türkiye'nin yeni bir kalkınma hikâyesini teknoloji odaklı üretim ve katma değerli ihracat üzerine inşa etmesi gerektiğini dile getirdi.

2025 yılının küresel ölçekte siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yoğunlaştığı zorlu bir dönem olduğunu belirten Turgut, "2026'nın ilk altı ayında da bu tablo ağırlaşarak devam etti. Her geçen gün yeni krizlerin yaşandığı, istikrar ve güven ortamının zayıfladığı bir süreçten geçiyoruz. İran-ABD gerilimi, yükselen petrol fiyatları ve enerji arzına ilişkin endişeler, yalnızca bölgeyi değil tüm dünya ekonomilerini etkiliyor. Arz sıkıntısı ve enflasyon baskısı, küresel ekonominin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor" dedi.

Türkiye ekonomisinin de bu gelişmelerden önemli ölçüde etkilendiğini ifade eden Turgut, "Zaten kırılgan olan ekonomimiz bu süreçten en fazla etkilenen ekonomilerden biri oldu. Bu dönemde odağımızın siyasi tartışmalar yerine üretim, ihracat, yatırım, teknoloji, hız, kalite ve katma değer olması gerekiyor. Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi ancak üreten, yatırım yapan ve ihracatını artıran bir ekonomiyle mümkün olacaktır" diye konuştu.

"Enflasyonla mücadelede istenen ivme yakalanamadı"

 

Ekonomide son üç yıldır uygulanan sıkı para politikalarının küresel gelişmeler nedeniyle hedeflenen sonuçları henüz sağlayamadığını belirten Turgut, "Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları ve finansal enstrümanlarla faiz ve enflasyonu düşürme yönünde önemli adımlar atıldı. Ancak küresel ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle istenen ivme henüz yakalanamadı. Haziran ayında aylık enflasyonun yüzde 0,99 olarak gerçekleşmesiyle yıllık TÜFE yüzde 32,11 seviyesine geriledi. Bu tablo, mücadelenin devam edeceğini ve hedeflenen seviyelere ulaşmak için zamana ihtiyaç olduğunu gösteriyor" dedi.

 

"İhracatta güçlü performans sürüyor"

 

İhracat tarafında olumlu bir görünüm bulunduğunu ifade eden Turgut, "İlk altı ayda Türkiye ihracatı yüzde 3,6 artışla 136,1 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat 277,9 milyar dolarla tarihi zirvesini gördü. Denizli ise 2,45 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin en fazla ihracat yapan 8'inci ili konumunu korudu. Bu veriler, üretim ve ihracatın tüm zorluklara rağmen ekonominin en güçlü alanlarından biri olduğunu ortaya koyuyor" diye konuştu.

 

"Sanayi istihdamındaki gerileme dikkat çekiyor"

 

İstihdam verilerini de değerlendiren Turgut, "Toplam istihdam rakamlarında Türkiye ve Denizli olarak seviyemizi koruyor, hatta sınırlı artışlar görüyoruz. Ancak sanayi istihdamındaki düşüşün inşaat ve hizmet sektöründeki artışla telafi edilmesi dikkatle değerlendirilmeli. Bilişim, yazılım, eğitim ve sağlık gibi nitelikli hizmet alanları dışındaki istihdam artışları, uzun vadede üretim ekonomisi açısından istenen tabloyu oluşturmuyor" ifadelerini kullandı.

 

"Faizlerde mevcut tabloyu olumlu değerlendiriyoruz"

 

Haziran ayında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasını değerlendiren Turgut, "Faiz oranları arzu edilen seviyelerde olmasa da içinde bulunduğumuz küresel ve bölgesel koşullar dikkate alındığında mevcut tabloyu olumlu karşılıyoruz. Ekonomik istikrarın güçlenmesiyle birlikte önümüzdeki dönemde faizlerde daha kalıcı iyileşmelerin gerçekleşmesini bekliyoruz" dedi.

 

"Kur politikası ihracatçının rekabet gücünü zorluyor"

 

Döviz kurunun enflasyonun altında seyretmesinin ihracatçı üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Turgut, "Uygulanan dezenflasyon politikaları kapsamında döviz kurundaki artışın yıllık yaklaşık yüzde 20 seviyesinde tutulması, ihracatçıyı rekabet açısından zorlayan bir tablo ortaya çıkarıyor. Ekonomik verileri yalnızca bugünü değil, yakın ve uzun vadeyi dikkate alarak değerlendirmeliyiz. İhracat, büyüme ve istihdam rakamlarının arkasındaki nedenleri doğru analiz etmek büyük önem taşıyor" dedi.

 

"Reel sektörün sorunlarına odaklanılmalı"

 

Ekonomik göstergelerin bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini vurgulayan Turgut, "ISO 500 şirketlerinin finansman giderleri, konkordato ve icra rakamları, sanayinin milli gelir içindeki payı, sektörlerin kârlılığı ve ihracatın büyümeye katkısı gibi veriler birlikte değerlendirilmeden sağlıklı bir analiz yapmak mümkün değil. Enflasyonla mücadelede uygulanan politikalar kısa vadeli sonuçlar üretse de, asıl yapısal sorunlar çözülmediği sürece aynı sıkıntılar tekrar yaşanacaktır" diye konuştu.

 

"Yeni kalkınma hikâyemizi üretimle yazmalıyız"

 

Türkiye'nin yeni dönemde üretim odaklı bir büyüme modeline yönelmesi gerektiğini ifade eden Turgut, "Belirsizliklerin kalıcı hale geldiği bir dünyada güçlü olmanın yolu üretmekten geçiyor. Teknoloji odaklı sanayiyi, üretimi, katma değeri, inovasyonu ve markalaşmayı öncelik haline getirmeliyiz. Sadece faiz ve kur politikalarıyla enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanamaz. Yatırım yapmak, üretimi ve arzı artırmak, maliyetleri düşürmek en doğru yöntemdir. Tarım ve turizmde sahip olduğumuz potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeli, finansal istikrarı sağlarken reel sektörü ihmal etmemeliyiz. Artık Türkiye'nin yeni bir kalkınma hikâyesini yazması ve bunu hayata geçirmesi gerekiyor" dedi.