Satın alma ve tedarik zinciri rekabetçiliğin merkezine yerleşti

SSD ve KalDer Bursa iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte otomotiv sektörünün dönüşen rekabet koşulları ele alındı. Uzmanlar; maliyet kontrolü, kalite, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri dayanıklılığının şirketlerin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çekti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Satın alma ve tedarik zinciri rekabetçiliğin merkezine yerleşti

ESRA ÖZARFAT / BURSA
Stratejik Satınalma Derneği (SSD) ve KalDer Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen SSD & KalDer Bursa Etkinliği, otomotiv sektöründe satın alma ve tedarik zincirinin değişen rolünü gündeme taşıdı. Etkinlikte gizli maliyetlerden yeni rekabet dinamiklerine, tedarik zincirinin geleceğinden sektör profesyonellerinin deneyimlerine kadar birçok başlık değerlendirildi. Oturumlarda Karsan Genel Müdür Yardımcısı Ergün Koru, Valeo Türkiye Ülke Başkanı ve Bursa Fabrikaları Genel Müdürü Tuna Arıncı, Renault Group Ülke Satınalma Direktörü Önder Plana ve BPlas Yönetim Kurulu Başkanı Celal Gökçen konuşmacı olarak yer aldı.

Satın alma ve tedarik zinciri rekabetçiliğin merkezine yerleşti - Resim : 1

Programın açılışında konuşan SSD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Demir, satın alma süreçlerinin yalnızca ürün fiyatı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Satın alma fonksiyonunun işletmeye sağladığı toplam değerin dikkate alınması gerektiğini belirten Demir, “Kalitenin bir maliyeti olduğu kadar kalitesizliğin de bir maliyeti var. Kaliteyi ucuza satın alamazsın” dedi. Bursa’nın Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu ve kentte farklı sektörlerde küçülmeler yaşandığını ifade eden Demir, bu ortamda rekabetçiliğin ve maliyetlerin kontrolünün daha kritik hale geldiğini vurguladı. Özellikle üretim şirketlerinde çok sayıda maliyet kaleminin bulunduğuna işaret eden Demir, satın alma kararlarının projelerin kârlılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu kaydetti.

Rekabetçilik tanımı genişliyor

KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise rekabetçiliğin uzun yıllar kalite, maliyet ve teslimat üçgeninde değerlendirildiğini, ancak günümüzde bu çerçevenin önemli ölçüde genişlediğini ifade etti. Teknolojik dönüşüm, yapay zeka, sürdürülebilirlik, karbon düzenlemeleri, jeopolitik gelişmeler, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının şirketlerin aynı anda yönetmesi gereken başlıklar haline geldiğini belirten Ürkmez, işletmelerin performansının artık yalnızca kendi fabrika ve organizasyonlarının sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini söyledi.