"Yüksek KDV ve artan maliyetler Türkiye'nin mavi yolculuktaki rekabet gücünü zayıflatıyor"

Turhan Yat Yönetim Kurulu Başkanı Galip Turhan, mavi yolculuk sektörünün 2026 sezonundaki olumsuzluklardan otellere kıyasla daha sınırlı etkilendiğini ancak yüksek KDV oranı, artan maliyetler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle uluslararası rekabet gücünün zayıfladığını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
"Yüksek KDV ve artan maliyetler Türkiye'nin mavi yolculuktaki rekabet gücünü zayıflatıyor"

 

Türkiye'nin köklü mavi yolculuk şirketlerinden Turhan Yat'ın Yönetim Kurulu Başkanı Galip Turhan, 2026 sezonunun otel turizmine kıyasla daha sınırlı etkilendiğini ancak sektörün uluslararası rekabette her geçen yıl kan kaybettiğini söyledi. Turan, bunun temel nedenleri arasında yüksek KDV oranları, hızla artan işletme maliyetleri, kur baskısı ve jeopolitik gelişmelerin bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin sahip olduğu büyük potansiyele rağmen hak ettiği konumdan uzaklaştığını ifade etti.

 

1988 yılında kurulan aile şirketinin ikinci kuşak temsilcisi olan Galip Turhan, yaklaşık 40 yıla yaklaşan tecrübeleriyle ağırlıklı olarak yurt dışından gelen üst segment misafirlere mavi yolculuk hizmeti sunduklarını ve sektöre yatırım yapmaya devam ettiklerini belirtti.

 

2025 yılını güçlü bir performansla tamamladıklarını anlatan Turhan, 2026 sezonunun ise genel olarak iyi ilerlediğini ancak özellikle Orta Doğu'daki savaş ortamının yarattığı güvenlik algısı nedeniyle bazı rezervasyon iptalleri yaşandığını ifade etti. Buna rağmen mavi yolculuk sektörünün otel turizmine göre daha dirençli bir performans sergilediğini vurguladı. Her yıl filolarını yenileyerek kapsamlı renovasyon yatırımları yaptıklarını dile getiren Turhan, uzun vadede marina, çekek yeri ve yat imalat tesisi projelerini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

 

Sektörün en önemli sorunlarının başında yüksek KDV oranının geldiğini belirten Turhan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz de oteller gibi konaklama hizmeti veriyor ve aynı turizm işletme belgesine sahip bulunuyoruz. Ancak otellerde KDV oranı yüzde 10 iken mavi yolculuk sektöründe yüzde 20 olarak uygulanıyor. Bu durum sektörümüz üzerinde çok ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor ve uluslararası pazarda fiyat rekabeti yapmamızı neredeyse imkânsız hale getiriyor."

 

“Rakiplerimizin 2 – 3 katı KDV ödüyoruz”

 

Turhan, Türkiye'nin en büyük rakipleri olan Yunanistan, Hırvatistan ve İtalya'nın yat turizmini stratejik bir sektör olarak gördüğünü, düşük KDV oranları ve çeşitli teşviklerle desteklediğini belirterek, bu ülkelerde KDV oranlarının yüzde 7-11 seviyelerinde olduğunu hatırlattı.

Artan marina ücretleri, personel giderleri, bakım maliyetleri ve enflasyon karşısında döviz kurlarının yetersiz kalmasının sektör üzerindeki baskıyı daha da artırdığını ifade eden Turhan, son yıllarda Türkiye'nin uluslararası pazardaki rekabet gücünü önemli ölçüde kaybettiğini söyledi.

 

Yüksek vergi yükü, artan maliyetler ve sektöre yönelik desteklerin yetersiz kalması nedeniyle Türkiye’nin mavi yolculukta sahip olduğu doğal avantajı yeterince değerlendiremediğini ifade eden Turhan, "Oysa dünyanın en güzel koylarına sahip ülkelerden biriyiz. Ancak bugün rakiplerimiz Yunanistan ve Hırvatistan, uyguladıkları teşvik politikaları sayesinde uluslararası pazarda bizden çok daha güçlü bir konuma geldi. Son 5-6 yılda Türkiye, olması gereken seviyenin çok daha altına geriledi ve pazar payında ciddi kayıplar yaşadı" dedi.

 

 

 

“Mavi yolculuk bölge ekonomisine yüksek katma değer sağlıyor”

 

Türkiye'nin mavi yolculuğun doğduğu ve en güçlü destinasyonlarından biri olduğuna dikkat çeken Turhan, sektörün yalnızca tekne işletmelerine değil; marinalara, tersanelere, restoranlara, esnafa ve bölge ekonomisine yüksek katma değer sağladığını belirterek, KDV'nin yeniden düzenlenmesi ve sektöre rekabet gücü kazandıracak teşviklerin hayata geçirilmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi.