Yunanistan, İsrail’den 750 milyon dolarlık PULS alımı için imza attı

Yunanistan, topçu birliklerini modernize etme stratejisi kapsamında İsrail merkezli savunma devi Elbit Systems ile dev bir anlaşmaya vardı. 750 milyon dolarlık sözleşme, sadece bir mühimmat tedariki değil, Atina’nın bölgesel caydırıcılık kapasitesini hassas vuruş yeteneğiyle yeniden kurgulama hamlesi olarak öne çıkıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Yunanistan, İsrail’den 750 milyon dolarlık PULS alımı için imza attı

Yunanistan Savunma Bakanlığı, envanterindeki eskiyen roketatar sistemlerini devre dışı bırakarak İsrail’in PULS (Hassas ve Evrensel Atış Sistemi) çözümüne geçiş sürecini resmileştirdi. Elbit Systems tarafından duyurulan 750 milyon dolarlık bu paket, 4 yıllık teslimat takviminin yanı sıra 10 yıllık lojistik destek ve bakım taahhüdünü de içeriyor. Atina'nın bu tercihi, kara kuvvetlerinin ateş destek kabiliyetini dijital harp sahasına uyumlu hale getirme hedefini tescilliyor.

Operasyonel esneklik: 300 kilometrelik stratejik derinlik

PULS sisteminin tercih edilmesindeki temel motivasyon, platformun sunduğu mühimmat çeşitliliği ve operasyonel esneklik. Sistem; 35 kilometrelik Accular roketlerinden 300 kilometre menzilli Predator Hawk füzelerine kadar geniş bir yelpazeyi aynı fırlatıcı üzerinden ateşleyebilme yeteneğine sahip. Bu kabiliyet, Yunan ordusuna hem adalar hattındaki kısıtlı alanlarda lojistik avantaj sağlıyor hem de stratejik derinlikteki hedeflere yönelik vuruş kapasitesini yeni bir boyuta taşıyor. Tek bir platform üzerinden farklı menzillere müdahale edilebilmesi, saha kullanımında hızı ve verimliliği artıran ana faktör olarak görülüyor.

Savunma ekonomisi: Yerel sanayi ve teknoloji transferi

Sözleşmenin 750 milyon dolarlık mali boyutu, aynı zamanda Yunan yerli savunma sanayisi için de yeni bir dönemi işaret ediyor. Anlaşma şartları doğrultusunda, Elbit Systems’in yerel partnerlerle teknoloji paylaşımı yapması ve bakım-onarım süreçlerini Yunan tesislerine kaydırması planlanıyor. Bu strateji, Yunanistan’ın yüksek maliyetli silah sistemlerini alırken yerli katkı payını artırma ve savunma bütçesinin bir kısmını ülke içinde tutma vizyonuyla örtüşüyor.

Bölgesel denklem ve NATO standardizasyonu

Danimarka ve Hollanda gibi NATO üyelerinin ardından Yunanistan’ın da bu sistemi seçmesi, ittifak içindeki sistem uyumluluğunu güçlendiriyor. Ancak bu hamlenin asıl yansıması, Ege ve Doğu Akdeniz’deki askeri dengelerde hissedilecek. Sistemin özellikle hassas güdümlü mühimmatlarla donatılması, bölgedeki geleneksel topçu düellosunu ‘cerrahi müdahale’ yeteneğine dönüştürmeyi hedefliyor. Mevcut tablo, bu tedarik hamlesinin ardından Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliğin yeni bir teknolojik rekabet evresine girdiğini gösteriyor.