Ortak tarım makinası uygulaması ile çiftçinin yüzü güldü

Tümü üretici 650 üyesi ve 200’e yakın çalışanı ile faaliyetlerini sürdüren Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği faaliyet gösterdiği bölgede gerçekleştirdiği çalışmalar ile çiftçinin gönlünde taht kurdu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ortak tarım makinası uygulaması ile çiftçinin yüzü güldü
Yönetim Kurulu Başkanı Güner Aslan

Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Güner Aslan, yaklaşık 30 yıl önce ıslah amaçlı kurulan birliğin zaman içinde bölge köylüsüne hayvan ıslahı, suni tohumlama, süt toplama, çiğ süt analizi, ürün satışı, yem, küpeleme gibi birçok konuda hizmet veren bir yapıya dönüştüğünü söyledi.

Bir yetiştirici kuruluşu olarak üretimin her aşamasında çiftçinin yanında olduklarını söyleyen Aslan, kurdukları Ortak Tarım Makinaları Kooperatifi ile de Türkiye’de bir ilke imza atarak donanım yetersizliği nedeniyle tarım yapmakta zorlanan çiftçinin imdadına yetiştiklerini söyledi. Aslan, “Artık bölgemizde hiçbir çiftçi parası olmadığı için alamadığı traktör veya bir başka tarım aracı nedeniyle tarlasını ekip biçerken sorun yaşamıyor. Bir telefonu ile istediği makine ile tüm tarla bahçe işi bitene sıra ile yanlarında oluyoruz “dedi.

Tarımda nüfusun hızla yaşlandığını, gençlerin de tarımsal üretime başlarken bütçeleri olmadığı için üretimin geçtikçe zor hale geldiğini anlatan Aslan, ortak makine parkı uygulaması ile bölgede ekipman sorununu ortadan kaldırmak için çalıştıklarını ifade etti. Çiftçilerin belirli günler kullanacağı tarım araçlarını borç ve kredilerle alarak sıkıntıya girdiklerini anlatan Aslan, bu durumunda ülke tarımını olumsuz etkilediğini öne sürdü.

Ülke tarımı için tek çıkış yolu

Avrupa’da da kullanılan uyguladıkları modelin ülke tarımı için tek çıkış olduğunu belirterek yaşadıkları bir örnekle şöyle anlattı:

“Bölgemizde yonca yetiştiriciliği yapan bir arkadaşımız satın aldığı traktör ile ömrünün 10 yılını borç yükü altına soktu. Sonunda hem traktöründen hem tarlasından hem işinden hem de ömründen 10 yıl kaybederek çok ağır bedel ödedi. Biz başka arkadaşlarımız da aynı duruma düşün istemiyoruz. Bir çiftçi yılda ancak sayılı günler çalıştırılacağı, diğer zamanlarda kapısının önünde yatacak traktör, ekipman gibi pahalı yatırımlara niye girsin? Buraya harcayacağı parayı başka ihtiyaçları veya ailesi, çocukları için kullanabilir. Bizde bunu yaptık”

Uygulamalarıyla bir süre sonra hurda olabilme potansiyeline sahip donanımlara yetiştiricinin bütçe ayırmasını ortadan kaldırmayı amaçladıklarını anlatan Aslan, ortak makine parkı projesinin Türkiye’nin geleceği olduğunu söyledi. Aslan, “Ortak makine parkı, Türkiye tarımının geleceği. Çünkü çiftçi yaşlanıyor. Öz kaynakları güçlü değil. Bu nedenle birlik ve kooperatiflerin ortak makine parkı oluşturması gerekiyor. Bu sayede çiftçi de kendi sermayesini tüketmemiş oluyor. Buraya vereceği parayı işletmesine, çocuklarının eğitimine harcıyor, hem de yüksek maliyetli tarım aletleri satın almaktan kurtularak girdi maliyetlerini düşürebiliyorlar” dedi.

Alo de traktör kapıya gelsin

Çiftçilerin ekim ve hasat gibi mevsimsel olarak tarla ve bahçelerinde ihtiyaç duydukları donanıma bir telefonları ile rahatlıkla ulaşabildiklerini anlatan Güner Aslan, “Üreticimiz ihtiyaç duyduğu makinayı bir “Alo” ile sıraya girerek temin edebiliyor. Buradaki tüm araçlar hepimizin ortak malı. Çiftçi talep ettiğinde istediği aracı operatörü ile birlikte gönderiyor ve ekim, dikim, sürüm, hasat, toprak tesviyesi gibi artık ne işi varsa en kısa sürede yerine getiriyoruz. Daha önemlisi üretici de parasını ihtiyaç duyduğu başka alanlarda değerlendirebiliyor. Yani yılda sadece sayılı günler kullandığı traktöre para bağlayıp 10 ay evinin kapısında yatırmıyor. Bu yolla büyük bir israfın da önüne geçmiş olduk” diye konuştu.

Tren kaçtı yakalamaya çalışıyoruz

Uygulamanın Avrupa’da yıllar önce başladığını hatırlatan Aslan: “Biz geldik 2025 yılına tren kaçmış şimdi yakalamaya çalışıyoruz. Bu yöntemin yurt genelinde yaygınlaşması ülke tarımı için çok önemli. Çiftçinin fakirleştiği, yaşlandığı bir ortamda, yapay zekanın tartışıldığı bir yerde eski yöntemle tarım yapmaya devam edersek zaten başlamadan kaybetmiş oluyoruz. O nedenle bizim uyguladığımız bu yöntem tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmeli. Yoksa yakın gelecekte tarım yapılamaz hale gelecek, tekelleşme hâkim olacaktır. Çünkü şu anda küçük üretici kayboluyor. Önlemenin yolu çiftçinin makineleşmesi. Kendi finansı olmadığı için de kooperatifler vasıtasıyla ortak makine parkları ile ayakta tutabilmek mümkün.

Çiftçilerin bu makine parkından yararlanma oranı her yıl daha artığını söyleyen Güner Aslan, ortak makine parkını kullanan üreticinin ödemeyi de ürettiği sütle yapabildiğini belirterek “Kira bedeli üretilen sütle ödenebiliyor. Birlik üreticiye makine hizmeti verirken bir yandan da ürettiği ürünü, sütü alıyor. Makine kullanım bedeli bu sütle ödeniyor. Birçok kolaylık sağlıyoruz.  Önemli olan işin yapılması ve o kolaylığın sağlanması, ülke tarımın ve çiftçinin güçlenmesi” dedi.