NATO Zirvesi sonrası CyberArts’tan kritik altyapılara siber dayanıklılık çağrısı
Siber Güvenlik Başkanlığı’nın NATO Zirvesi kapsamında kritik altyapıların siber saldırılara karşı dayanıklılığının güçlendirilmesine yönelik yazısı, kurumların siber güvenlik hazırlıklarını en üst seviyeye çıkarması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştu. CyberArts, kritik altyapı işleten kurumların saldırı yüzeyini hızla analiz etmesi, yüksek riskli zafiyetleri önceliklendirmesi ve operasyonel dayanıklılığını artırması gerektiğine dikkat çekiyor.
7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde, siber güvenlik hazırlıkları kritik kamu hizmetleri ve kritik altyapı işleten kuruluşlar açısından öncelikli gündem maddesi haline gelmişti. Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından dağıtımı yapılan “NATO Zirvesi Kapsamında Kritik Altyapıların Siber Saldırılara Karşı Dayanıklılığının Güçlendirilmesi” konulu yazıda, ulusal siber güvenlik ve dayanıklılık kapasitesinin güçlendirilmesi, siber tehditlere karşı operasyonel hazırlık seviyesinin en üst düzeye çıkarılması ve kritik altyapı hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi gerektiği vurgulandı.
Başkanlık yazısında; kritik bilgi sistemleri, dijital altyapılar, internet erişim altyapıları, haberleşme sistemleri, veri merkezleri, bulut bilişim hizmetleri ve organizasyonla doğrudan ya da dolaylı ilişkili tüm bilişim varlıklarının güvenlik seviyelerinin gözden geçirilmesi istendi. Kamuya açık internet siteleri, çevrim içi işlem platformları, mobil uygulamalar, API servisleri, uzaktan erişim sistemleri, e-posta altyapıları ve dış dünyaya açık tüm servislerde zafiyet taraması ve güvenli yapılandırma kontrollerinin ivedilikle yapılması gerektiği belirtildi.
Yazıda ayrıca DDoS saldırıları, oltalama faaliyetleri, zararlı yazılım yayılımı, kimlik bilgisi ele geçirme teşebbüsleri, web uygulama saldırıları, tedarik zinciri kaynaklı riskler ve sosyal mühendislik faaliyetlerine karşı teknik ve idari tedbirlerin artırılması gerektiği ifade edildi. Kurumların SIEM altyapıları üzerinden merkezi güvenlik izleme ve olay yönetimi yapması, şüpheli durumlara yönelik alarm mekanizmalarını devreye alması, SOME ekiplerinin 7/24 erişilebilir olmasını sağlaması ve olay müdahale süreçlerini önceden netleştirmesi de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Kritik Altyapı Kapsamı 15 Sektöre Genişledi
Siber Güvenlik Kurulu’nun son toplantısında Türkiye’nin yeni kritik altyapı sektörleri de açıkça ilan edildi. Buna göre; Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma ve Uzay alanları kritik altyapı sektörleri olarak belirlendi.
Bu yeni çerçeve, siber güvenliğin artık yalnızca klasik BT sistemleri veya belirli sektörlerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Bulut servisleri, dijital platformlar, yazılım tedarik zinciri, üçüncü taraf erişimleri, OT/SCADA sistemleri, veri merkezleri, uzaktan erişim altyapıları ve kurumlar arası dijital bağımlılıklar da kritik altyapı güvenliğinin ayrılmaz parçası haline geliyor.
CyberArts’ın Kritik Altyapı Tecrübesi Derinleşiyor
Siber güvenlik ve risk yönetimi alanlarında faaliyet gösteren CyberArts, kritik altyapı güvenliği alanındaki tecrübesini uzun yıllara dayanan akreditasyonları ve saha deneyimiyle güçlendiriyor. Şirket, yıllardır hem TSE akredite sızma testi firması hem de Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi akredite denetçisi olarak kamu kurumları, kritik altyapı işletmecileri ve regülasyona tabi sektörlerde güvenlik değerlendirmeleri yürütüyor.
CyberArts’ın kritik altyapı alanındaki uzmanlığı, enerji sektörüne yönelik EPDK düzenlemeleriyle daha da derinleşti. Şirketin EPDK SGYM denetim, EPDK SGYM danışmanlık ve EPDK OT/EKS sızma testi alanlarındaki yetkinlikleri; enerji üretim, iletim, dağıtım ve ilgili operasyonel teknoloji ortamlarında siber dayanıklılık, mevzuat uyumu, risk önceliklendirme ve teknik güvenlik testleri konularında güçlü bir saha deneyimi oluşturdu.
Bu kapsamda CyberArts; kurumların mevcut hazırlık seviyesini hızlı şekilde analiz ederek dışa açık sistemlerde risk tespiti, kritik zafiyetlerin önceliklendirilmesi, SIEM ve SOC süreçlerinin gözden geçirilmesi, uzaktan erişim güvenliğinin sıkılaştırılması, tedarik zinciri risklerinin değerlendirilmesi, iş sürekliliği ve felaket kurtarma senaryolarının test edilmesi gibi alanlarda aksiyon odaklı değerlendirme sunuyor.
“Kritik Altyapılar İçin Siber Güvenlik Artık Operasyonel Süreklilik Meselesi”
CyberArts CEO’su Erdem Eriş, NATO Zirvesi öncesinde yapılan uyarıların kurumlara önemli bir mesaj verdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün siber güvenlik yalnızca teknik ekiplerin yönettiği bir kontrol listesi olmaktan çıktı; kritik altyapılar için doğrudan operasyonel süreklilik, kamu hizmetlerinin kesintisizliği ve kurumsal dayanıklılık meselesi haline geldi. Siber Güvenlik Başkanlığı’nın NATO Zirvesi kapsamında yayımladığı yazı da bunu çok net gösteriyor. Artık kurumların sadece güvenlik ürünlerine sahip olması yeterli değil; hangi varlıklarının dışa açık olduğunu, hangi zafiyetlerin gerçekten kritik risk oluşturduğunu, hangi uzaktan erişimlerin kapatılması veya sıkılaştırılması gerektiğini ve bir olay anında kimin, ne kadar sürede, nasıl müdahale edeceğini net biçimde bilmesi gerekiyor.”
Eriş, yeni kritik altyapı kapsamının siber güvenlik sorumluluğunu çok daha geniş bir ekosisteme yaydığına dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti:
“Dijital altyapılar, dijital hizmetler, medya ve kriz iletişimi, posta ve kargo, imalat sanayi, gıda ve tarım, uzay gibi alanların da kritik altyapı sektörleri arasında yer alması, Türkiye’nin siber dayanıklılık yaklaşımında yeni bir döneme geçildiğini gösteriyor. CyberArts olarak biz bu dönüşümü uzun süredir sahada görüyoruz. TSE akredite sızma testi firması, Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi akredite denetçisi ve EPDK SGYM ile OT/EKS güvenliği alanlarında akredite bir kurum olarak, kritik altyapı işleten kuruluşların yalnızca mevzuata uyum sağlamasına değil, gerçek saldırı senaryolarına karşı daha dirençli hale gelmesine odaklanıyoruz.”
Eriş, kritik altyapı işleten kurumlar için en önemli önceliğin görünürlük ve hızlı aksiyon olduğunu vurgulayarak, “Tehdit aktörleri artık tek bir sisteme odaklanmıyor. Dışa açık servislerden tedarik zincirine, uzaktan erişim altyapılarından OT sistemlerine kadar birbirine bağlı tüm dijital bileşenleri hedef alıyorlar. Bu nedenle kurumların önce saldırı yüzeylerini net biçimde görmesi, ardından riskleri doğru önceliklendirmesi ve en kritik noktalarda hızlı aksiyon alabilmesi gerekiyor. Hızlı görünürlük, gerçek zamanlı risk yönetimi ve gecikmeden müdahale kapasitesi, kritik altyapılar için siber dayanıklılığın temel belirleyicisi haline gelmiş durumda” dedi.