Öksüz: Artık sürdürülebilir büyümek zorundayız

Dünyada her yıl 92 milyon ton tekstil atığının oluşması ve bunun yüzde 85’inin doğrudan çöpe gitmesi, küresel tekstil ve hazır giyim sanayisinin artık yalnızca büyümeyi değil sürdürülebilir büyümeyi merkeze alması gerektiğini ortaya koyuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Öksüz: Artık sürdürülebilir büyümek zorundayız

YENER KARADENİZ/İSTANBUL

 Küresel tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilirlik gündemini belirleyen ve bu yıl altıncısı düzenlenen Sustainability Talks İstanbul'un açılışında konuşan, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, etkinliğin açılış konuşmasında sektörün sürdürülebilir dönüşümde üstlendiği lider role ve küresel sorumluluklarına dikkat çekti. Eski alışkanlıklarla devam etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Öksüz, "İşte tam da bu noktada Türk tekstil sektörü değişimin öncü gücü olarak sahneye çıkıyor. Yalnızca üretim yapan değil, dönüşüm sürecini tasarlayan bir sektör haline geldik. Geleneksel üretim mirasımızı inovasyonla ve çevre bilinciyle birleştirerek sadece dönüşüm sürecine ayak uydurmuyoruz, aynı zamanda ona yön veriyoruz" dedi.

Konuşmasında Disclosure Dividend 2025 Raporu'na da değinen Öksüz, çevresel risklerin 2050 yılına kadar dünya ekonomisine 38 trilyon dolarlık maliyet getirebileceğini hatırlattı. Küresel şirketlerin yüzde 90'ının çevresel bağımlılıklarına yönelik sistematik süreç başlattığını söyleyen Öksüz, Türkiye'nin yüzde 98 oranında çevresel bağımlılıklarını tanımlama süreçlerini başlatmış olmasıyla küresel ortalamanın üzerinde yer aldığını vurguladı. Öksüz, küresel tekstil sektörünün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştığını ve 2030'da 2 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Türkiye'nin Avrupa'nın 2'nci, dünyanın ise 5'inci büyük tedarikçisi olduğunu belirten Öksüz, "Hazır giyimle birlikte 78 milyar dolarlık üretim değerimiz, yalnızca güçlü bir sanayi altyapısına değil sürdürülebilir üretim kültürüne sahip bir sektöre işaret ediyor" dedi. Sürdürülebilirliğin üreticiden markaya, tasarımcıdan tüketiciye uzanan kapsamlı bir yolculuk olduğunu belirten Öksüz.

92 milyon ton tekstil atığının yüzde 85'i çöpe gidiyor

Her yıl 92 milyon ton tekstil atığının üretildiğini ve bunun yüzde 85'inin çöpe gittiğini hatırlatan Öksüz, tekstil materyallerinin yüzde 95'inin geri dönüştürülebilir olduğuna dikkat çekti. Küresel atık suyun yüzde 20'sinin tekstil sektöründen kaynaklandığını, okyanuslardaki mikroplastiklerin yüzde 10'unun da tekstil ekosisteminden geldiğini belirten Öksüz, "Bu tablo bize tek bir şeyi söylüyor: Artık büyümek yetmez, sürdürülebilir büyümek zorundayız. Bizler de bu ekosistemin sadece bir parçası değil: İtici gücü olmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Sürdürülebilirlik bir zincirdir

Öksüz, "Gerçek değişim birlikte düşünmekle, birlikte üretmekle ve birlikte sahiplenmekle mümkün olabilir. Üreticisinin emeğini koruyan, markanın adil davrandığı, tüketicinin bilinçli tercih yaptığı bir sistem İşte gerçek sürdürülebilirlik budur. Bu çerçevede sürdürülebilirliğin finansmanından yeşil aklama ile mücadeleye kadar tüm paydaşların el birliğiyle hareket etmesine ihtiyaç duyuyoruz" dedi. Öksüz, markaların bu süreçte daha adil davranması gerektiğini belirterek üretim sürecinde, tüketicinin talep ettiği özelliklerde zaman zaman tolerans dahilinde sapmalar yaşandığını söyledi. Tüketiciyi etkilemeyen renk, gramaj ve kalite farkları sebebiyle firmaların sıklıkla ürün iadesi ve reklamasyonla karşılaştığını hatırlatan Öksüz, bu yaklaşımın sürdürülebilirlik hedefleriyle çeliştiğini vurguladı. Öksüz, "Yeniden üretim sürecinde kullanılan ilave hammadde, kimyasal, su ve enerji düşünüldüğünde ciddi maliyetler ortaya çıkıyor, karbon emisyonu ise çok daha fazla artıyor. Unutulmamalıdır ki sürdürülebilirlik bir zincirdir ve bu zincirin yalnızca bir halkasından fedakarlık beklemek sistemin tamamını zayıflatır" diye konuştu.