Özaydemir: “Beyaz eşyanın liderleri ile birlikte büyüyoruz”

Kabel, Bekel ve Endel markaları altında kablo grupları, bulaşık makinesi ve kondanser üretimi gerçekleştiren Endel Endüstriyel Ürünler Grubu, 5 işletmede 3 bini aşkın çalışanıyla faaliyet gösteriyor. Şirket, Türkiye’nin önde gelen beyaz eşya üreticilerinin ana tedarikçisi olmanın yanı sıra Avrupa’daki güçlü projelerde de yer alıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Özaydemir: “Beyaz eşyanın liderleri ile birlikte büyüyoruz”

ABDULLAH SÖNMEZ / ESKİŞEHİR

Endel Endüstriyel Ürünler Grubu, Kabel, Bekel ve Endel markalarıyla oluşturduğu entegre yapısı ve 16949 otomotiv standartlarında işleyen üretim sistemiyle faaliyetlerini sürdürüyor. 3 bini aşkın çalışanı ve Eskişehir, Gebze, Ankara ve Manisa’daki 5 işletmesiyle hizmet veren grup, geniş ölçekli projeleri karşılayabilecek altyapıya sahip bulunuyor. Müşterilerini yalnızca tedarikçi olarak değil, stratejik çözüm ortağı olarak konumlandıklarını belirten Endel Endüstriyel Ürünler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Burak Özaydemir, tasarım, üretim, sistem ve teslimat süreçlerinde sundukları özel çözümlerle, kalıcı bir rekabet avantajı elde ettiklerini söyledi. Özaydemir, “Endel’in en önemli farkı, müşterilerimizle kurduğumuz ilişkinin sıradan bir tedarikçi-müşteri ilişkisi olmaması. Biz kendimizi onların stratejik iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Tasarım aşamasından başlayarak üretim, sistem ve teslimata kadar tüm süreçleri müşteriye özel çözümlerle destekliyoruz. Bu yaklaşım sayesinde yalnızca kısa vadeli işbirlikleri değil, uzun soluklu ve güvene dayalı ortaklıklar inşa ediyoruz” diye konuştu.

Özaydemir: “Beyaz eşyanın liderleri ile birlikte büyüyoruz” - Resim : 1

Ana tedarikçi rolü büyümeyi destekliyor

“Lider Müşterilerle Birlikte Büyümek” misyonunu benimsediklerini dile getiren Özaydemir, ana tedarikçi olarak yer aldıkları projelerle hem hacimlerini hem de yetkinliklerini geliştirmeyi amaçladıklarının altını çizdi. Bu vizyonun küresel pazarlara açılımda önemli rol oynadığını vurgulayan Özaydemir, “Bizim için büyümenin en önemli yolu, lider müşterilerimizin yanında yer almak. Onların lokomotif projelerinde ana tedarikçi olduğumuzda sadece üretim kapasitemizi değil, teknik uzmanlığımızı da geliştirme imkânı buluyoruz. Bu yaklaşım sayesinde yerel gücümüzü uluslararası pazarlara taşıyabiliyoruz. Almanya ve Polonya’daki üreticilere yaptığımız düzenli tedarikler, ihracat payımızı artırırken aynı zamanda Endel’i global oyuncu kimliğine taşımaktadır” dedi. Beyaz eşya sektörünün yanı sıra, kombi, otomotiv ve raylı sistemler alanlarında da kritik projelerde yer aldıklarının altını çizen Özaydemir, bu çeşitliliğin, şirketin teknik birikimini artırırken gelecekteki fırsatları da yakından takip etmesine imkân tanıdığını anlattı.

Dijitalleşme ve otomasyona dönük makine yatırımlarının yanı sıra, kendi geliştirdikleri test sistemleri ve ürettikleri makinelerle teknik altyapılarını da güçlendirdiklerini belirten Şeref Burak Özaydemir, sadece üretim değil, teknoloji geliştirme konusunda da önde olduklarını vurgulayarak, “Kendi makine üretim kapasitemiz ve Ar-Ge ekibimizde geliştirdiğimiz test sistemleri sayesinde sektördeki rekabette öne geçiyor, yeni projelerle büyümeyi sürdürüyoruz. Yeni dönemde tüm firmalar gibi yapay zeka konusundaki gelişmeleri de yakından takip ederek tüm iş süreçlerine sistem ve bilişim altyapısını kullanarak entegre etmeyi amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu.

Maliyet baskısı sektörü zorluyor

Türkiye’deki yüksek maliyet enflasyonunun sektörü ciddi şekilde zorladığını dile getiren Özaydemir, şunları söyledi: “Fiyatlar ve maliyetler konusunda müşterilerimizle sürekli istişare ediyoruz. Onlar da zorlanıyor, biz de zorlanıyoruz. Pek çok ana sanayi firmasının zarar açıkladığı bu dönemde tüm firmalar için öncelik süreci asgari zararla atlatmak. Ancak sektörün ve üretimlerin sürebilmesi için tedarikçilerin ayakta kalması kritik. Kamu ve ana sanayi firmaların bu dönemdeki desteklerini kritik görüyoruz. Ancak firma olarak da önceliğimizi verimliliğe veriyor, hacmimizi de tüm sektörel daralmaya karşı korumaya çalışıyoruz.”

Yan sanayinin ihracatı baskı altında

Pandemi sonrası öne çekilen taleplerin etkisiyle büyüyen beyaz eşya sektörünün, 2024 itibarıyla daralmaya girdiğine dikkat çeken Özaydemir, “Avrupa’daki savaşlar, ABD’nin gümrük politikaları ve Türkiye’deki yüksek maliyet enflasyonu sektöre olumsuz yansıdı. Bunun sonucu ana üreticilerin hacimleri 2025 itibari ile düşüyor, kâr baskısı artıyor ve yan sanayi firmalarının ihracat performansı da sınırlanıyor. 2026–2027 döneminde talebin kademeli olarak toparlanması bekleniyor. Ancak düşük segmentlerde yoğunlaşması beklenen bu talep, sektörde Çinli üreticilerin Avrupa pazarındaki payını artırabileceği endişesini beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.