Saytek yeni geri dönüşüm fabrikasını devreye aldı

Atık plastiklerden rPET, rPE ve rPP üretimi gerçekleştiren Saytek, Tekirdağ Hayrabolu’da yeni geri dönüşüm fabrikasını devreye aldı. Yıllık 20 bin ton kapasiteyle üretime başlayacak tesisin yaklaşık 100 kişiye ek istihdam sağlaması hedeflenirken, yatırımın şirketin Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendirmesi bekleniyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Saytek yeni geri dönüşüm fabrikasını devreye aldı

Saytek Medikal ve Plastik A.Ş., stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda geri dönüşüm alanındaki üçüncü fabrikasını bünyesine kattı. Şirket, Cebi Ailesi yönetimindeki Kaptan Holding’e ait Tekirdağ Hayrabolu’daki rPET (geri dönüştürülmüş PET) üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak operasyonel kapasitesini genişletti. 35 bin metrekare açık alan içinde 13 bin metrekare kapalı alana kurulu yeni fabrika ile üretim kapasitesini artırmayı ve özellikle gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğini büyütmeyi hedefleyen şirket, bu yatırımla birlikte faaliyet alanını daha da güçlendirdi. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, Tekirdağ Hayrabolu’da devreye alınan yeni fabrikanın büyüme stratejisinde kritik bir adım olduğunu belirterek, “Yeni fabrikamız, geri dönüştürülmüş atık plastik alanındaki üretim gücümüzü daha ileri taşıyan önemli bir yatırım. Bu tesisle birlikte hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğimizi büyütüyoruz. Bugün geri dönüşüm yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda sanayi için stratejik bir ham madde kaynağı ve ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Biz de bu yatırımla Türkiye’de döngüsel ekonominin gelişimine daha güçlü katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi.

2025 yılında 8,98 milyar TL ciro

Bu yatırımı aynı zamanda şirketin büyüme ivmesini kalıcı hale getirecek bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yıldırım, “2025 yılında hasılatımızı bir önceki yıla göre yüzde 242,5 artırarak 8,98 milyar TL seviyesine yükselttik. Bu büyüme, Saytek’in çok sektörlü yapısının ve genişleyen operasyonlarının bir sonucu. Bugün Avusturya, Romanya, Fransa, Portekiz ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Tekirdağ’daki yeni fabrikamız da hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında bu büyümeyi destekleyecek güçlü bir üretim altyapısı oluşturacak” diye konuştu.

Hedef Avrupa'da kalıcı tedarikçi olmak

Avrupa pazarındaki beklentilerin hızla değiştiğine dikkat çeken Yıldırım, “AB başta olmak üzere küresel pazarlarda geri dönüştürülmüş hammaddelere yönelik regülasyonlar giderek sıkılaşıyor. Karbon ayak izi, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterleri artık yalnızca çevresel değil, doğrudan ticari bir rekabet unsuru haline geldi. Hedefimiz, ihracat yaptığımız ülkelerde pazar payımızı büyütürken aynı zamanda Avrupa’da uzun vadeli ve kalıcı bir tedarikçi olarak konumlanmak” dedi.

Kapasite ve ürün portföyü büyüyor

Büyüme planlarının yalnızca Tekirdağ yatırımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Geri dönüşümdeki büyüme stratejimizi yeni yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. Konya Kulu OSB’de kurulması planlanan rPET levha ve gıda ambalajı üretim tesisi için mimari projemizi tamamladık ve fizibilite çalışmalarımızı hazırladık. 2028’e tamamlamayı hedeflediğimiz bu yatırım, yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim kabiliyetine geçiş anlamına geliyor. Böylece geri dönüşümde ürettiğimiz rPET flake ürünlerini levha ve gıda ambalajı gibi alanlarda değerlendirerek ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz.”

“Sürdürülebilir büyümenin temelinde entegre yapı var”

Şirketin faaliyet alanlarının birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu belirten Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

“Saytek bugün geri dönüşüm, sağlık ve enerji sektörlerinde entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Sağlık tarafında implant ve medikal ürünler, Ankara’daki tesisimizde maske üretimi ve farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmalarla üretim kabiliyetimizi çeşitlendiriyoruz. Enerji tarafında ise LPG ithalatı ve lisanslı satış faaliyetlerimizle enerji tedarik zincirinde daha etkin bir rol üstleniyoruz. Sürdürülebilirlik odağımızı da güçlendiriyoruz. Karbon azaltım projelerimizi uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirerek yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi oluşturuyoruz. Attığımız her adımda hem çevresel etkimizi azaltmayı hem de Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne uzun vadeli katkı sağlamayı öncelikli görüyoruz.”