Valor Kurucusu Karaca: Şirketleri tehdit eden asıl risk finansal görünür eksikliği
Valor Kurucusu Sefa Karaca, KOBİ’lerde en büyük sorunun sanıldığı gibi finansmana erişim olmadığını belirterek, şirketlerin büyümesini ve sürdürülebilirliğini tehdit eden asıl riskin finansal görünürlük eksikliği olduğunu söyledi.
ANKARA (EKONOMİ)
Büyüme hedefleyen şirketler ve girişimlere stratejik finans danışmanlığı hizmetleri sunan Valor Kurucusu Sefa Karaca, birçok işletmenin finansman bulamadığını düşünse de finans kuruluşları ve yatırımcıların perspektifinden bakıldığında tablonun farklı olduğunu söyledi.
Finansman arayışındaki şirketlerin önemli bir bölümünün kendi finansal yapılarını doğru analiz edemediğini belirten Karaca, yatırımcıların ve bankaların yalnızca bilanço değil, geleceğe yönelik öngörü de görmek istediğini ifade etti. Karaca, “ Birçok şirket krediye veya yatırıma ulaşamadığını düşünüyor. Oysa finans kuruluşlarının baktığı temel kriterlerden biri şirketin finansal performansını ne kadar ölçebildiği ve yönetebildiğidir. Nakit akışı projeksiyonu olmayan, bütçe disiplini bulunmayan ve düzenli finansal raporlama yapmayan şirketlerin finansmana erişimi doğal olarak daha zor hale geliyor” dedi.
Şirketleri geleceğe taşıyan güç satış değil, görünürlük
Türkiye’de işletmelerin büyük bölümünün aile şirketi yapısıyla faaliyet gösterdiğini belirten Karaca, kurumsallaşma ve finansal yönetim alanındaki eksikliklerin şirketlerin ömrünü doğrudan etkilediğini kaydetti. Uluslararası araştırmalar aile şirketlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 30’unun ikinci kuşağa geçebildiğini, üçüncü kuşağa ulaşabilenlerin oranının ise yüzde 10 ila 15 seviyesinde kaldığını ortaya koyuyor. Bunun en önemli nedenleri arasında finansal kararların kişilere bağlı kalması, kurumsal raporlama eksikliği ve sürdürülebilir yönetim mekanizmalarının oluşturulamaması yer alıyor.
Son yıllarda birçok işletmenin satışlarını artırmasına rağmen karlılık ve nakit yönetiminde ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çeken Karaca, özellikle enflasyonist dönemlerde şirketlerin yanlış büyüme algısına kapılabildiğini belirterek, “Bir şirketin cirosunun artması, finansal olarak güçlendiği anlamına gelmez. Özellikle yüksek enflasyon ortamında kârlılığı, işletme sermayesini ve nakit dönüş hızını takip etmeyen şirketler büyürken aynı zamanda finansal olarak zayıflayabiliyor. Bugün birçok işletmenin yaşadığı sorun tam da burada ortaya çıkıyor” değerlendirmesi yaptı.
Yüksek faiz döneminde kazanan şirketler farklılaşıyor
Karaca’ya göre mevcut ekonomik koşullarda yalnızca uygun maliyetli finansman aramak yeterli değil. Şirketlerin kaynaklarını daha verimli kullanmaları ve finansal kararlarını veriyle desteklemeleri gerekiyor. Geçmişi muhasebe kayıtlarında tutmanın artık yeterli olmadığını belirten Karaca, işletmelerin geleceği planlayan bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, “Nakit akışını öngörebilen, bütçe sapmalarını düzenli takip eden ve kararlarını veriye dayandıran şirketler kriz dönemlerinde çok daha dayanıklı hale geliyor. Günümüz rekabet ortamında fark yaratan unsur yalnızca satış yapmak değil, finansal resmi eksiksiz görebilmektir” dedi.
Dijitalleşmenin ve veri odaklı yönetim anlayışının hızla yaygınlaştığı bir dönemde şirketlerin finansal görünürlüklerini artırmalarının kritik önem taşıdığını vurgulayan Karaca, önümüzdeki yıllarda rekabette öne çıkacak şirket profilinin de değişeceğini belirtti. Şirketlerin düzenli finansal analizler yapması, nakit akışlarını planlaması, bütçe performansını sürekli izlemesi ve karlılığı detaylı şekilde ölçebilmesinin artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade eden Karaca, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Önümüzdeki dönemde şirketleri ayakta tutacak unsur yalnızca satış yapmak olmayacak. Finansal görünürlüğünü artıran, kaynaklarını verimli yöneten ve geleceğini planlayabilen şirketler hem finansmana daha kolay ulaşacak hem de sürdürülebilir büyümede önemli avantaj elde edecek.”



