Futbol tutkusu yatırımcıyı mutlu etmedi: 27 yılda getiriler sınırlı kaldı
2026 FIFA Dünya Kupası başlarken milyarlarca kişi futbol heyecanına odaklandı. Ancak Avrupa’da borsada işlem gören futbol kulüplerine ilişkin veriler, taraftarlığın yatırım tarafında aynı karşılığı bulmadığını ortaya koydu. Son 27 yıllık verilere göre futbol kulübü hisseleri küresel piyasalara kıyasla oldukça zayıf performans gösterdi.
2026 FIFA Dünya Kupası bu hafta başladı ve önümüzdeki bir ay boyunca futbol gündemin merkezinde yer alacak. 48 takımın mücadele edeceği turnuvada toplam 104 maç oynanacak ve organizasyonu milyarlarca kişinin takip etmesi bekleniyor.
Milyonlarca taraftar için destekledikleri kulüpte pay sahibi olmak bağlılığın en güçlü göstergelerinden biri olarak görülüyor. Avrupa’da halka açık işlem gören birkaç düzine futbol kulübünde bu durum teknik olarak mümkün olsa da asıl soru bunun iyi bir yatırım olup olmadığı olarak öne çıkıyor.
Pelé Endeksi küresel hisselerin gerisinde kaldı
Euronews'in aktardığı, Aegon Asset Management tarafından hazırlanan “Pelé Endeksi”, Avrupa’da hisseleri halka açık olan futbol kulüplerinin performansını 1998 yılından bu yana takip ediyor.
Brezilyalı futbol efsanesi Pelé adına oluşturulan endeks, Avrupa’daki futbol kulüplerine yatırım yapılması halinde ortaya çıkacak getiriyi ölçüyor.
Veriler ise dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. 2025-2026 sezonunda endeks yalnızca yüzde 0,4 getiri sağlarken, aynı dönemde küresel hisseler yüzde 27, Avrupa hisseleri ise yüzde 17 yükseldi.
Karşılaştırma 1998 yılına kadar uzatıldığında fark daha da açılıyor. Pelé Endeksi toplamda yaklaşık yüzde 11 kayıp verirken, küresel hisse senedi piyasalarında aynı dönemde getiri yüzde 678 seviyesinde gerçekleşti.
Buna göre 1998 yılında futbol kulüplerinden oluşan bir sepete yatırılan 1000 euro bugün yaklaşık 892 euroya gerilerken, aynı tutarın küresel hisse fonuna yatırılması halinde değer yaklaşık 7 bin 784 euroya ulaşıyor.
Pelé Endeksi nasıl oluşturuluyor?
Endeks, Avrupa’da halka açık işlem gören 18 futbol kulübünden oluşuyor ve ağırlıklandırma şirketlerin piyasa değerine göre yapılıyor.
Manchester United yüzde 25 payla endekste en büyük ağırlığa sahip kulüp olurken, onu Juventus FC ve Fenerbahçe SK izliyor.
Dokuz farklı ligden kulüplerin yer aldığı endekste Celtic FC, SL Benfica, FC Porto, Olympique Lyonnais ve Borussia Dortmund gibi kulüpler de bulunuyor.
Kulüplerin toplam piyasa değeri yaklaşık 7,1 milyar euro seviyesinde bulunuyor.
Dikkat çeken unsur ise La Liga temsilcisinin yer almaması. İspanya’nın en büyük kulüplerine ev sahipliği yapmasına rağmen ülkedeki futbol kulüplerinin halka açık işlem görmemesi nedeniyle endekste İspanyol kulübü bulunmuyor.
Futbol neden kötü bir yatırım olarak görülüyor?
Aegon Asset Management Portföy Yöneticisi Jordy Hermanns’a göre futbol kulüplerinin düşük performans göstermesinin temel nedeni yapısal farklılıklar.
Hermanns, klasik bir halka açık şirketin temel hedefinin hissedar değeri yaratmak olduğunu, futbol kulüplerinin ise maç kazanmak, gol atmak ve taraftarları memnun etmek amacıyla hareket ettiğini belirtiyor.
Kulüplerde transfer harcamaları, maaş politikaları ve stadyum yatırımları çoğu zaman finansal disiplin yerine sportif başarı hedefiyle şekilleniyor. Bu durum da uzun vadede hisse performansını olumsuz etkiliyor.
Juventus örneği dikkat çekiyor
Bu dönemin en dikkat çekici örneklerinden biri Juventus FC oldu.
Cristiano Ronaldo 2018 yılında kulübe transfer olduğunda hisse fiyatı forma satışları ve Avrupa başarısı beklentisiyle 10 euronun üzerine çıkmıştı.
Bugün ise hisseler 2 euronun hemen altında işlem görüyor. Kulübün Serie A’yı altıncı sırada tamamlamasının ardından hisse fiyatı bu sezon yüzde 35 geriledi.
Futbol tarihinin en dikkat çekici transferlerinden biri bile hissedarlar açısından kalıcı kazanç yaratamadı.
Kulüpler bu tabloyu değiştirebilir mi?
Hermanns’a göre mevcut yapının değişmesi zor görünüyor. Buna göre futbol kulüplerinin yatırımcılar açısından daha güçlü performans göstermesi için sermaye getirisine daha fazla odaklanılması, yönetim teşviklerinin hissedar sonuçlarına bağlanması ve saha içi hedeflerle finansal disiplin arasında daha sürdürülebilir bir denge kurulması gerekiyor.
Ancak taraftar baskısı, medya ilgisi ve rekabet ortamı kulüpleri sürekli sportif başarı odaklı kararlar almaya itiyor.
Yaklaşık 30 yıllık veriler ise aynı sonucu ortaya koyuyor: Futbol kulüpleri sahada sadakat yaratıyor ancak piyasalarda yatırımcıya aynı ölçüde kazanç sağlayamıyor.

